16 Aralık 2024 Pazartesi

ŞİRK

 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM                                                         

Allah’ın adıyla Rahman Rahim.                                                                                               

                                                                                                         

                                                                                                         

ŞİRK                                                                                                 

                                                                                                         

Kur'an'da şirk genelde Yüce Allah'a ortak koşma anlamında genel bir inanca sahibizdir. Bu aynen doğru olmakla beraber bu kadarla sınırlı değildir. Allah'ın astından ilahlar edinmek, kendince helal haram uydurmak, ayetlerin bazılarını inkar etmek, Kur'an'da geçen şeyleri geçtiği hallerinden farklı bir inanca sahip olmak, ayetleri yalanlamak gibi bir çok konuda Kur'an'da şirk olarak kabul edilir. Şirk büyük günahlardan biri olup hatta en büyük günahtır. Çünkü Yüce Allah'ın affetmeyeceği tek günah şirk günahıdır. Şirk koşanlar Kur'an'da müşrik olarak adlandırılırlar. Bu kimselerin Allah'a inandıkları halde müşrik olabildikleri örnekleri de Şerefli Kur'an'ımızda mevcuttur. Genelde bu günahtan hacı, hoca tayfası çok fazla bahsetmeyip, hedef şaşırtmak adına kul hakkını ön plana çıkarıp, uyduruk hadislerle de destekleyip insanları bu en büyük günahın varlığından uzaklaştırmaya çalışırlar.    

Oysaki Yüce Allah şirk günahının üzerinde oldukça durmakla beraber önemini de bizlere ayetlerinde öğretir. Kul hakkı denilen olay ise şirkin yanında bu kadar önemli değildir. Kul hakkını da önemsizleştirmiyorum tabii ki ama kıyas yapmak gerekirse şirk günahının geri dönüşü yoktur, affedilme şansı yoktur, yeri direk ve süresiz cehennemdir. Konu çok önemli ve detaylıdır. Kul hakkı çalışmamıza bakabilirsiniz.

Aslında anlaşılması çok kolay olmasına rağmen şirkin mantığını anlamamız bu geri dönüşü olmayan günaha girmemek için çok önemlidir. Ana mantık tevhid inancıdır. Tek Allah'a inanmaktır. Herkesin zaten tek Allah'a inanıyoruz diye düşündüğünü biliyorum. Fakat bizlere dayattırılan şeylerle aslında Allah'ın astından ilahlar ediniyor ve farkına varmıyoruz. Aldatıcı bizi Allah ile aldatıyor, biz ise Allah'a daha çok yaklaşacağız diye edindiğimiz bu ilahların farkında bile değiliz. Konuyu detaylı incelediğimizde bu dediklerim yerine oturacaktır, yeşaallah net anlayacağız.                                                                                                  

                                                                                                         

Ayetlerimizi incelemeye başlamadan yalnız Kur'an diyen bir kaç değerli insanın videolarının linklerini koymak isterim. Bu koyacağım videoları seyretmedim. Kendilerinin farklı bir düşüncesi var mı, yada onların düşüncesine göre benim eksiğim var mı, yanlışım var mı, yada bu çalışmayı okuyanın ilavesi veya katılmadığı yerler var mı bilmiyorum. Yalnız Kur'an dendikten sonra her türlü fikre açığım. Bakar, tartışır, araştırır ve en doğruya ulaşmaya çabalarız.



YASİN ÖZKAN - YOUTUBE- (YENİ VİDEO)- ŞİRK 1

YASİN ÖZKAN - YOUTUBE- (YENİ VİDEO)- ŞİRK 2

YASİN ÖZKAN - YOUTUBE- (YENİ VİDEO)- ŞİRK 3

YASİN ÖZKAN - YOUTUBE- (YENİ VİDEO)- ŞİRK 4

YASİN ÖZKAN - YOUTUBE- (YENİ VİDEO)- ŞİRK 5

YASİN ÖZKAN - YOUTUBE- (YENİ VİDEO)- ŞİRK 6

YASİN ÖZKAN - YOUTUBE- (YENİ VİDEO)- ŞİRK 7

YASİN ÖZKAN - YOUTUBE- (YENİ VİDEO)- ŞİRK 8



YASİN ÖZKAN 1 (eski video)

YASİN ÖZKAN 2 (eski video)

ERHAN AKTAŞ 1

ERHAN AKTAŞ 2

ERHAN AKTAŞ 3

SONİA CİHANGİR


O zaman bi nasrillah ile başlayalım.      

 

 

2/135  Onlar, "Yahudi veya Hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız." dediler. De ki: "Hayır; biz, hiçbir zaman müşrik olmayan, hanif* olan İbrahim'in milletindeniz.                                                                     

* Tek tanrıcı, monoteist                                                                                  

                                                                                                         

Müşrik şirk koşanlar demiştik. Hanifte tek tanrıcı demektir. Kur'an'da hanifin zıttı müşrik olarak belirtildiğini görüyoruz. Müşrik olmamak gerekiyor bunun tam tersi de hanif ise demek ki hanif olmamız lazım. Yani Allah’tan başka ilah yoktur demeliyiz. Yani Lailaheillallah deyip nokta koymalıyız.

 

*                                    

3/64   De ki: "Ey Kitap Ehli! Gelin aramızda ortak olan bir kelimede anlaşalım: Allah'tan başka hiçbir şeye kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi şirk koşmayalım ve Allah'ın yanı sıra kimimiz kimimizi rabler edinmeyelim." Eğer yüz çevirirlerse deyin ki: "Tanık olun, biz gerçek Müslim olanlarız."                                                                                                                                       

İlk işaretlerimizi bu ayet ile alıyoruz. Şirk koşmak demek                                                                                  

                                                                                                         

1- Allahtan başka herhangi bir şeye kulluk veya ibadet etmek                                                                                           

-Allah harici neye kulluk veya ibadet edersek şirk günahına girmiş oluruz. Bunu çok basit anlamda algılamak doğru olmaz. Eğer böyle algılarsaki biz putlara tapmıyoruz, yada ineğe tapmıyoruz. Sadece Allah'a kulluk ediyoruz diye kendimizi inandırmayalım, aksine sorgulayalım. Çünkü eğer Kur'an'da yazılan Allah'ın    emirleri yerine uyduruk hadislere veya sünnetlere inanıp ta Kur'an ayetleri yerine oralarda yazılanları yapıyorsak işte bu Allah'a değil o yazılana ve onu yazana kulluk ve ibadet ediyoruzdur. İstediğimiz kadar Allah'a kulluk ediyoruz diyelim. Hadis başlığında çok detaylı incelemeye çalışıcaz bu hadis konusunu şimdilik yüzeysel geçiyorum. Ayrıca bu inanılan İslam dinide olmuyor çünkü Kur'an'da yazılan ile hadislerde yazılanlar çelişir. Kur'an'da yazılan İslam’dır, hadiste yazılan ise İslam harici bir dindir. İslam Yüce Allah'ın bizim için seçtiği ve tek kabul edeceği din olması nedeniyle bu dinde olmayanlar da zaten Allah'a kulluk etmekten çok uzak olurlar. Hadislerde yazılanın Kur’an’a uygun olup olmaması veya Kur’an’a sunulması ona göre kabul edilmesi diye bir şey de asla söz konusu olamaz. Muhammed ’ede dini öğreten Allah’tır. Din Allah’ındır. Tek hüküm koyucu Allah’tır. Allah’ın kelamı dururken insan sözleri veya Kur’an harici hiç bir şey asla dinde hüküm koyamaz. Muhammed’in Allah’tan Kur’an harici vahiy alması mümkündür ama Kur’an’a girmediyse asla bizim için bir sorumluluk değeri taşımaz.                                  

Kısacık bir örnek vereyim. Allah'a kulluk ediyorum, Kur'an'a uyuyorum diyen kişiye nasıl abdest alıyorsun diye sorulduğunda kendi uyduruk dinindeki abdesti size söylerler. Oysa onun anlattığı Allah’ın kitabındaki gibi değildir. Kur'an'da yazılanı uygulamayıp başka bir şeyi uygulayan biri Allah'a mı kulluk etmiş oluyor?                                                                                                

2-Allah'a ortak koşmak                                                                                             

-Bu bildiğimiz manada Allah harici ilahlarda olduğunu söylemek ve buna iman etmektir. Bu Hiristiyanlar gibi. Allah'ın yasakladığı üçlemeye inanırlar. Üçlü tanrı inancına      sahiptirler. Allah'ın ilahlığında ortakları olduğunu ileri sürerler, bu Allah' ortak koşmaktır. Yahudilerde buna benzer. Biri İsa’ya diğeri de Üzeyir’e haşa Allah’ın oğlu derler. Veya başka bir yerde ineğe taparlar. Veya günümüz sözde Müslümanları Allah’ın yanında illa Muhammed’in ismini anarak ortak koşarlar.                         

           

3- Allah harici efendiler edinmek.                                                                                         

-Rabb (efendi/sahip/Mevla/mevlana) yalnız Allah'tır. Allah harici efendi/efendiler edinmek şirktir. Aynı zamanda şu efendimiz, bu efendimiz diye nebi dahi olsa birisine efendimiz demek, efendi olarak kabul etmek şirktir. Saygı gösterdiğimden söylüyorum demek bu işin bahanesidir, şirk koşulduğu gerçeğini değiştirmez. Yalnız mesela biri bir şey söyledi buyrun efendim demek veya telefonu efendim diye açmak gibi eylemler bu işin içine girmez. Kastettiğim şey kalpten birini efendi olarak kabul etmektir. Örnek konuşurken peygamber efendimiz diye konuşuyorsan nebiyi efendin olarak kabul etmiş olduğun anlamından başka bir anlama gelmez.                                                                                                                                                                                                                                                     

*                                    

4/48   Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında hak edeni bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.                                                                         

Şirk koşanların bağışlanmayacağını bu ayetten anlarız. Müşrik olarak ölmeyen herkes için bağışlanma şansı vardır. Şirk koşmak Allah'a iftira atmak demektir.                                                                                         

*                                    

4/116  Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında hak edeni bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, derin bir sapkınlıkla sapmış olur.                                                                     

Şirkin bağışlanmayacağını bu ve bir çok ayette belirten Yüce Allah tekrar bunun dışındaki günahların bağışlanabileceğini hatırlatır. Şirk koşanlar için bu ayette büyük bir sapkınlıkla sapmış olduğunu bizlere öğretir.                                                                                             

*                                    

5/72   Ant olsun Meryem oğlu Mesih'e, "O Allah'tır." diyenler Kafir oldular. Oysaki Mesih: "Ey İsrailoğulları! Benim de sizin de Rabb'iniz olan Allah'a kulluk edin. Kim Allah'a şirk koşarsa, Allah ona Cenneti haram etmiştir. Ve onun varacağı yer ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur." dedi.                                                                     

Hristiyanlardan bahsetmiştik ya. Onların sapkın üçlemeleri. İşte Nebi İsa'yı ilah edinmeleri nedeniyle şirk koşarak kafir olmuşlar. Yerlerinin cehennem olduğunu tekrar belirtir Yüce Allah. Cennete girmek onlara haram, varacakları yer ateş olacağı gibi, bunları zalim olarak nitelendiren Rabb'imiz onlara yardım edilmeyeceğini de belirterek süresiz bu ateşte kalacaklarını açıkça bizlere öğretmiştir.                                                                                   

*                                    

6/14   De ki: "Göklerin ve yerin fıtratını belirleyen; herkesi yedirip içiren, fakat kendisinin yeme ve içmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı veli edineceğim?" De ki: Bana, teslim olanların ilki olmam emredildi. Ve sakın müşriklerden olma!                                                                   

                                                                                                         

İlahi velilik olarak Allah'tan başkasını veli edinmenin de şirk olduğunu anlarız.                                                                                      

*                                    

6/19   De ki: "Tanıklık yönünden hangi şey daha güvenilirdir?" De ki: "Aramızda tanık Allah'tır. Bu Kur'an; bana, sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyedildi. Yoksa Allah ile beraber başka ilahlar olduğuna tanıklık mı ediyorsunuz? De ki: "Ben tanıklık etmem." De ki: "O ancak tek ilahtır. Kuşkusuz ben, sizin şirk koştuğunuz şeylerden uzağım."                                                                 

Şirksiz inanç ilah olarak tek Allah'a inanmak, yani ortak koşmamaktır. İnancı doğru yaşamanın tek yolu ve kaynağı da Biricik Kur'an'ımızdır.                                                                                       

 

*                                                                                                        

6/21   Uydurduğu yalanı Allah'a dayandıran veya O'nun ayetlerini yalan sayandan daha zalim kim olabilir? Kuşkusuz O, zalimleri kurtuluşa erdirmez.

6/22   O gün hepsini toplayacağız. Sonra şirk koşanlara, "Hani nerede boş yere davasını güttüğünüz ortaklar?" diye soracağız.

6/23   Sonra başvurdukları fitne "Rabb'imiz Allah'a ant olsun ki, biz müşriklerden değildik." demelerinden başka bir şey olmadı.

6/24   Bak! Kendi aleyhlerine nasıl yalan söylediler. Ve uydurdukları şeyler onlardan ayrılıp yok oldu.                                                                                            

                                                                                                         

Ayetlerde de açıkça görüldüğü gibi Kur'an'da şirk koşana müşrik denir. Yalan uydurup bu yalanı Allah'a dayandıranlar demek ki müşrikmiş. Bunu biraz açalım. Helale haram demek, harama helal demek, olmayan bir şeyi dinde var gibi göstermek veya olan bir şeyi dinde yok gibi göstermek, yapılması veya yapılmaması gerekeni Kur'an'a göre değil başka türlü yapmak yalan uydurup bunu da Allah'a dayandırmaktır.

Bu müşriklerin bunu veya benzerini Allah'ın huzurunda da yaptıklarını Yüce Allah öğretir bizlere. Dikkat ettiniz mi 6/23 te Allah'ın huzurunda hesap zamanı Allah'a yalan söylemeye çalışmalarını anlatır Rabb'imiz. Bu Allah adına yalan uydurma tanıdık geldi mi değerli kardeşlerim. Hadis, tarikat, mezhep v.s. dinleridir bunlar. Bunlar Kur'an'a göre değil kendi dinlerine göre yaşam ve ibadet şekilleri belirlemelerine rağmen adına İslam kendilerine de Müslüman diyerek uydurdukları yalanları Allah'a dayandırırlar. Hadis konusunu elimden geldiğince Rabb'im izin verdiğinde kafalarda soru işareti kalmayacak şekilde inceliycez. O zaman net anlaşılacağını umarım.                                  

Birde ayetleri yalan sayanlar var. Bunlar hem yukarda anlattığım ayetleri değiştirerek kendi dinlerini oluşturanlar olabileceği gibi tamamen Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlayanlar da olabilir. Ayrıca bazı ayetlere inanıp bazı ayetlere inanmayanlarda bu gruptadır. 6/22 deki Yüce Allah'ın ortaklar diye söylediği kelimeye gelelim. Bu ortaklar put ve benzeri gibi insanların kendi elleriyle yapıp tapındıkları tüm her şeyi kapsadığı gibi ayrıca da Kur'an harici hüküm koyan her şeydir. Şöyle ki; hadis kitabını yazan eleman, bunu sana anlatan hacı, hoca tayfası, tarikattaki şeyhcik, hesapta dua etmek için gittiğin türbedeki bilmemne dede efendin gibi tüm bunlar Allah'ın astından edinilen ilahlardır, Allah'a ortak koşmaktır, şirk koşmaktır.        6/24 de de tüm uydurulan şeylerin boşa gideceği, sadece Allah kelamının doğru kalacağı net anlarız. Doğru hak yolu zikirdir (Kur'an).                                       

 

*                                    

6/88   İşte bu, Allah'ın hidayetidir. Kullarından dilediğini bununla hidayet eder. Eğer şirk koşsalardı, yaptıkları boşa giderdi.

39/65  Ant olsun ki, sana ve senden öncekilere şöyle vahyolundu: "Eğer Allah'a şirk koşarsan şunu iyi bil ki bütün yaptıkların boşa gider ve hüsrana uğrayanlardan olursun."                                                                                        

                                                                                                         

Şirk koşanların tüm yaptığı şeylerin boşa gideceğini öğretir Rabb'imiz bizlere. Bu çok önemli bir öğretidir. Dünyanın en sevap en faydalı şeyini de yapmış olsak Allah'a ortak koştukmu daha doğrusu şirk koştukmu Yüce Yaratıcımız bizleri affetmiyor. Herkese karşılığı en ufak haksızlık yapılmadan verecek olan Rabb'imiz şirk koşmanın karşılığının da süresiz cehennem olduğunu bizlere öğretir. Şirk çok ciddi ve çok dikkat edilmesi gereken bir konudur. Aslında anlaması çok kolay olmasına rağmen yüzyıllardır İslam alemi İslam dinini değil ata dinini, hadis dinini, tarikat dinini. Mezhep dinini yaşadığı için ve bu uydurmasyonlar da şeytan öğretileri olduğu için, şeytanda bunları şeker içinde zehir ile bizlere sunduğu için çok güzel bir şekilde yutturmuş. Şeytanın en büyük oyunu insanlara şirk koşmaları ile aldatmasıdır. Aldatıcı bizi Allah ile aldatmış. Şirk koşturmuş fakat insan da aslında şirk koşup cehennemlik olurken Allah'a daha çok yaklaşacağını zannetmiş. İblis böyle bir şeydir. İnsanları bizim onları (şeytanı) görmediğimiz yerden görürler.                                                                                  

*                                    

6/106  Rabb'inden sana vahyolunana uy, O'ndan başka ilah yoktur. Ortak koşanlara aldırma.                                                                    

                                                                                                         

Başka efendiler edinmenin şirk olduğunu öğreten bir ayet.

 

*                                    

6/107  Eğer Allah dileseydi, onlar müşrik olmazlardı. Seni onların üzerine koruyucu yapmadık. Ve Sen onların vekili de değilsin.                                                                       

Allah dileseydi müşrik olmazlardı. Bu ayet yanlış anlaşılmasın. Demek ki müşrik olmasını diledi de müşrik oldular. O zaman demek ki Allah kullarına eziyet etmeyi mi istiyor gibi bu ve buradan çıkabilecek başka sorularda var. Bu konu özelinde birkaç açıklama yapmaya çalışalım.

Öncelikle Allah dilemeden biz dileyemeyiz. Her şeyi Allah'ın bilgisi kuşatmıştır. Allah kimin ne olduğunu, kalplerden geçeni, gizliyi ve daha gizlisini bilir. Müşrik olanı Müslüman yapmaya da elbette gücü yeter, her şeye gücü yettiği gibi. Burada ki kırılım şu. Rabb'im özgür irade verdi, doğru ve yanlış yolu gösterdi. Bundan gerisi insan neyi hak etti, nasıl çalıştı, neye musallin oldu kısmıdır. Biz gereği gibi doğru yolda olmaya çalışırsak Allah dilerse doğru yolu bulabiliriz. Evet ancak Allah dilerse ve yol gösterirse. Fakat bunu bizim hak etmemiz lazım. Ona göre elimizden geleni yapmaya çalışmalıyız. Şuda var Allah'ın üzerlerine söz hak ettiği yani bu cehennemlik dediklerini de döndürmeye kimsenin gücü yetmez. Onların kararını vermiş Rabb'im.

Birkaç ayet örnek verelim.

40/6 İşte böylece Kafirlerin üzerine, Rabb'inin, "Kuşkusuz ki onlar Cehennem halkıdır." Kelimesi hak oldu.

9/55 Öyleyse, onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Doğrusu, Allah, bunlarla, onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının Kafir olarak çıkmasını istiyor.

Sevgili dostlar şunu unutmayalım müşrik olarak ölmedikten sonra bağışlanma şansımız var. Ama müşrik olarak ölürsek yerimiz direk süresiz cehennemdir.                                                                                    

*                                    

6/121  Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Çünkü o fısktır. Şeytanlar kendi evliyasına sizinle mücadele etmelerini vahyederler, eğer onlara uyarsanız kuşkusuz siz de müşriklerden olursunuz.                                                                          

Müslüman olan biri müşriklere uyarsa aynen onlar gibi olursunuz diye öğüt verir Rabb'imiz. Üzerine Allah'ın adının anılmasını henüz tam inceleyemedim, Rabbim izin verirse inceliycem. Zannedersem bismillahirrahmanirrahim deyip kesin diye kastetmiş olabilir fakat bu kadarla sınırlı değil diye algıladım ama detaylı incelemek lazım. Kafirler şeytanların, şeytanlarda kafirlerin evliyası olduğunu öğrenmiştik. Evliya ise kendi konusunda incelemiştir.                                                                                  

*                                    

6/137  Böylece ortakları, müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi hoş gösterdiler. Hem onları mahvetmek hem de dinlerini karmakarışık etmek için. Eğer Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Öyleyse onları uydurduklarıyla baş başa bırak.                                                                                 

                                                                                                         

Çocukları öldürmeyi o zamanın din adamları insanlara hoş gösterip din diye yutturmuşlar. Allah adına yalan söylemişler. Yani uydurdukları yalanları Allah'a dayandırmışlar. Ne kadar saçma, zalim, sapkın ve kabul edilemeyecek bir durum değil mi? Şimdi olsa bunu din diye yutturabilirler mi kimseye. İşte şeytan dönemin nabzına göre şerbet vermiştir. Kimi çocuklarını gömdürmüş, kimine ineğe taptırmış, kimine puta taptırmış, kimine Allah'ın oğlu var diye yutturmuş, Kur'an sonrası dönemleri içinde şu an içinde bulunduğumuz, döneme de hadis, sünnet,tarikat, mezhep v.s. adı altında içinde şirk olan kendi şeytan öğretilerini (Allah yolundan saptıran şeyler) din diye yutturmuştur. Lütfen Kur'an'ı okuyun. Yalnız Kur'an diyen birinin melainden okuyun yada kendiniz çevirin. Göreceksiniz ki kız çocuk oldu diye beğenmeyip kendi evladını toprağa gömen adamın dini ile şua anda kendine Müslüman diyen adamın dini arasında pek fark yoktur.           

Yalnız Kur'an deyip, Kur'an'dan başka dinde hüküm koyucu kabul etmeyen, hadis, sünnet gibi uydurmasyonlardan arınmış gerçek Müslüman ve mümin din kardeşlerimi tenzih ederim.                                                                                                                                              

*                                    

6/148  Müşrik olanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi biz de müşrik olmazdık, babalarımız da. Ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanladılar da sonunda azabımızı tattılar. De ki: "Yanınızda bir bilgi varsa onu bize gösterin. Siz, zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve ancak yalan yanlış atıp tutuyorsunuz."

6/149  De ki: "Üstün hüccet Allah'ındır. Eğer Allah dileseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi."

6/150  De ki: "Allah'ın bunu haram ettiğine dair tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Eğer onlar tanıklık ederlerse sen onlarla beraber tanıklık etme. Âyetlerimizi yalanlayanların ve ahirete iman etmeyenlerin tutku ve kuruntularına uyma. Onlar, Rabb'lerine eş koşuyorlar.

6/151  De ki: "Gelin, Rabb'inizin size haram kıldığı şeyleri bildireyim: O'na şirk koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. Yoksulluk endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin."Sizin de onların da rızıklarını veren Allah'tır. "Fuhşiyatın açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Haklı bir gerekçe olmadıkça Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. İşte O, size bunları öğütledi, umulur ki aklınızı kullanırsınız. "

 6/152 Olgunluk çağına erişinceye kadar, iyiliği için olmadıkça yetimin malına dokunmayın. Ölçü ve tartıyı hakkaniyetle yapın. Biz, gücünün yettiğinden fazlasını kişiye teklif etmeyiz. Yakın akrabanız da olsa konuştuğunuz zaman adaleti gözetin. Allah’a verdiğiniz sözü tutun. O, size bunları böylece öğütte bulundu, umulur ki öğüt alırsınız.


Buraya kadar bu konuları konuşmuştuk. Yalnız burada ki önemli birkaç işareti gözden kaçırmayalım. Zanna uyanların müşrik olduğunu ve hatta Allah'ın haram etmediği bir şeyi haram etmek de şirk koşmuş olunur. Zaten zanna uymak da, haram olmayan bir şeyi haram saymak da Allah adına yalan uydurmaktır. Hadislerin tamamı zandır. Zan haktan yana bir şey ortaya koymaz. Bunun bilincinde olalım. 6/151 ve 6/152 de de Allah haram kıldıklarını bizlere öğretir. Okuyalım lütfen. 6/150 de de net bir şekilde anlarız ki ayetleri yalanlayanlar ve ahirete inanmayanlar şirk koşanlardır. Hadis gibi uydurmasyonlarla hem ayetleri yalanlarlar hem de ahirete inanmazlar. Adına mezhep dedikleri dinler uydururlar Kur'an harici hüküm koyarlar fakat tüm bunları da kabul etmeyerek kendilerini Allah yolunda sanırlar.

Neye inanırsan o senin dinindir. Eğer mezhebe uyuyorsan, bu mezhep dininde İslam harici hüküm varsa bu dindir ama İslam değildir, Allah'ın ayetlerini yalanlıyorlardır çünkü dinde hüküm koyarlar.

Ahirete inanmamakta öldükten sonra dirilip hesap görüleceğine inanmakla sınırlı olmayıp, Yüce Allah'ın ahiret ile ilgili söylediği tüm şeyleri olduğu gibi ne eksik ne fazla kabul etmektir. Bana biri şefaat edecek dediğinde yada kabir azabı var dediğinde ahirete inanmamış oluruz ve şirk koşmuş oluruz.

Şirki Yüce Allah'ın affetmeyeceğini asla unutmayalım.                                                                                                                                                      

*                                    

7/33   De ki: "Rabb'im şunları kesinlikle haram kılmıştır: Fuhuşların açık olanını ve gizli olanını, günahları, haksız yere saldırmayı, hakkında hiçbir belge indirmediği herhangi bir şeyi Allah'a ortak koşmayı ve Allah'a, bilmediğiniz şeyleri yakıştırmanızı.                                                                        

RABB'İMİZİN KENDİSİNE BİR YETKİ, BİR SULTAN VERİLMEYEN  HİÇ BİRŞEY DİNDE KAYNAK OLAMAZ                                                                                                       

Şirk koşmanın bize kesinlikle haram edildiği yani yasaklandığını belirten ayetimiz.                                                                                            

*                                    

7/173  Veya "Biz, bizden önce şirk koşan atalarımızın ardından gelen bir nesiliz, batılla amel edenlerin yaptıkları yüzünden bizi mi yok edeceksin?" demeyesiniz diye.                                                                     

                                                                                                         

Kur'an'da Yüce Allah'ın ata dinini bizler için onaylamadığını, ataların izinden sorgusuz, sualsiz gitmek yerine okuyup, araştırıp, çalışıp delille, kanıtla aklederek doğruyu bulmamızı istediğini ve bunun için gerekli donanımı ve güdüyü bizlere bahşettiğini anlarız. Herkesin kendini sorgulaması lazım. Yüce Allah'ın kesinlikle onaylamadığı ata dininde miyiz? Eğer değilsek neye musallin oluyoruz ? Yok ata dininde isek bu din gerçek İslam dini midir? Zanlara mı tabi oluyoruz yoksa Allah'ın kelamlarına mı? Kur'an'da nerdeyse tüm örneklerde gelen kitap ve nebi veya resul arkasından kavimlerin saptığını görüyoruz. Bu hak yolundan ayrılma, gelmiş bir kitap var ise gelen kitabı tahrif ile olabiliyor. Yine nebi veya resul öldükten sonra olabildiği gibi yaşarken de olabiliyor. Yalnız şu söyleyeceğimle karıştırmayalım. Kitap, nebi veya resuller geldiğinde gerçeği kabul etmeyenlerden bahsetmiyorum. İnanıp ta sonra küfredenlerden, tekrar yoldan çıkanlardan bahsediyorum. Hatta kendi bir çok badire atlatıp uğraşması sonucu, gene bir çok eziyet ve zulüm gören bir kavmi Musa doğru yola Allah'ın izni ile ilettikten sonra Musa bu kavimden uzaklaşıp 40 gün tura çıktığında bu kavmin 40 gün içinde bir süs eşyasından kendi yaptıkları buzağıyı ilah edinerek sapıttığını Yüce Allah  bizlere öğretir. Bu şekilde sapıtmaya meyilli olan ademoğlu nebi Muhammet sonrası ve günümüz arası yaklaşık 1400 yıl sonra ne hale gelmiştir ve geldi de bir muhakeme yapın.

Allah’ın izni ile şeytan düşmanı olan insan ile tüm gücüyle mücadele etmektedir. Bunu nasıl yapar, neden yapar, nasıl korunuruz her şey Şerefli Kur’an’ımızda vardır. Zaten zamanında iblisin Ademi’de aldattığını Yüce Allah bizlere öğretir. Ademi azimli bulamadığı söyleyen Yüce Rabb’imiz, şeytan ve insan düşmanlığını açıkça bizlere öğreterek, şeytanın ana, babanızı aldattığı gibi sakın sizleride aldatmasın diye bizlere öğütler.                                                                                        

 

*                                    

7/191  Hiçbir şey yaratamayan, aksine kendisi de yaratılmış olan şeyleri mi ortak koşuyorlar?                                                                     

                                                                                                         

Allah'a kimi veya neyi ortak koşarlarsa koşsunlar her şeyin yaratıcısı ve mutlak egemeni Allah'tır. Allah'a ortak koşmak sapkınlık ve kendine zulüm olmanın yanında aklını kullanmamanın eseridir, kalple kavrayamamanın sonucudur.                                                                                       

 

*                                    

9/31   Edindiler kendi din adamlarını ve kendi rahiplerini rabler4; astından Allah'ın; ve Meryem oğlu Mesih'i; ve emredilmiş değillerdi, ancak kulluk etmeleri tek bir ilaha; yoktur ilah O’nun dışında; Subhân'dır7 O; şirk koşarlar olduklarından/ortak koşarlar olduklarından (ayrıdır).                                                                      

İsa zamanı kendilerine din adamı dedikleri kişilerin Allah'a ortak koştuklarını anlarız. Şimdi he bunlar Hristiyan elbette öyle biliyoruz biz böyle değiliz diye düşünebilirsiniz. Bu konudan bu şekilde düşünce tarzıyla sıyrılamayız. Ben bazı yazılarımda bu hacı, hoca tayfasına cami papazı diyorum da işte bu ayete muhataptır onlar.         Bu kendine hacı, hoca, evliya, şehy, şıh din adamı denen veya dedirten kısım bu papazdan, hahamdan v.s. hiç farkları yoktur. Hepsi Allah'a değil kendilerine yada kendi dinlerine çağırır. Hepsi dinden para kazanan din tüccarlarıdır. Yalnız Kur'an deyip de insanlara bir şeyler izah etmeye çalışan, dinde hüküm koyucu yalnız Kur'an olduğunu bilen, yalnız tek Allah'a çağıran, Allah taraftarlarını bu söylemlerden tenzih ederim.

Sevgili dostlar bu yukarıda saydığım kendine din adamı denen beyin yamyamlarını bir düşünün. Eğer bizleri kendi dinine çağırmayıp yalnız Kur'an deyip sadece Allah'ın dediklerini söyleselerdi hiç birine ne gerek kalırdı ne de bu işten para kazanabilirlerdi. Bu şeytanın velileri kendi dinlerine çağırırlar asla Allah'a yada Kur'an'a çağırmazlar. Ancak şirk koşmaya davet ederler. Bende zamanında şirk yuvası olan camiye giden birisiydim ve mezhebim vardı. Bu cami papazlarının sölerine de önem verirdim. Ne zaman Yüce Allah bana Kur’an okumam için izin verdi ve Furkan nasip etti işte o zaman neler döndüğünü sonradan çok net bir şekilde anladım Yüce Rabb'imin izni ile. Söylenecek çok şey var. Yüzeysel geçtim. Lütfen düşününüz.   

 

*                                    

9/113  Nebi ve mü'minlere; Cehennemlik oldukları açıkça belli olduktan sonra, yakınları da olsa, müşriklere bağışlanma dilemeleri yaraşmaz.                                                                                                                                                             

Bu konuya da dikkat etmemiz lazım. Eğer mümin isek birinin cehennemlik olduğunu anlayabiliyoruz ki Yüce Allah böyle bir ayet gönderdi. Tabii herkesin nereye gideceğini bilemeyiz ama hesapta derler ya parayla iman kimde bilinmez, işte Yüce Allah diyor ki müşrik olanı bilebilirsiniz. Bu sözü söylediğimizde bence bu ayete ters konuşmuş oluruz.       Bir insanın cehennemlik olduğunun kesinliğini nerden biliriz. Allah'a ortak koşuyorsa yani şirk günahını işliyorsa Yüce Allah kesin cehennemliktir diyor ayetlerde aynen de buradan biliriz. Belki herkesin değil ama bilebildiklerimiz olacak demek ki. Muhtemelen bilebileceklerimiz yakınlarımızdan yada sohbet ettiklerimizden olacaktır. Kur’an’ı anlamaya başladığımızda zaten din ile ilgili bir sohbet açıldığında az çok tahmin edilebiliyor.

Eğer bunu bildiysek Yüce Rabb der ki ; yakınınız dahi olsa bağışlanma dilemeyin, bu size uygun değildir. Allah'tan merhamet dileyebiliriz. Aklımızda olması gereken bir detay daha öğretir Rab'imiz bizlere.                                                                                                                                            

 

*                                    

10/27  Kötülük yapanların cezaları, yaptıkları kötülük kadardır. Onları her yönden zillet kaplayacaktır. Onları Allah'ın cezasından kurtaracak hiç kimse yoktur. Yüzleri geceden daha kara bir parçayla örtülmüş gibidir. İşte onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.

10/28  O gün, onların hepsini toplarız. Sonra şirk koşanlara, "Siz ve şirk koştuklarınız, olduğunuz yerde durun." diyeceğiz. Artık onları birbirinden ayıracağız. Şirk koşulanlar, şöyle diyecekler: "Siz, bize kulluk etmiyordunuz."

10/29  Sizinle bizim aramızda tanık olarak Allah yeter. Doğrusu, sizin bize kulluğunuzdan haberimiz yoktu.

10/30  İşte orada, herkes ne yapmışsa onu bulur. Gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülmüş olarak. Uydurdukları şeyler ise kendilerinden uzaklaşıp kaybolurlar.

10/31  De ki: "Sizleri gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? İşitme ve görme gücünü veren kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kimdir? Bütün işleri düzenleyen kimdir?" Diyecekler ki: "Allah'tır." O halde, "O'na karşı takvalı olmayacak mısınız?" de.

10/32  İşte bu gerçek Rabb'iniz Allah'tır. Hakikatten sonra sapkınlıktan başka ne vardır? Öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?

10/33  Böylece, Rabb'inin fasıklar hakkındaki kelimesi gerçekleşmiş oldu. Onlar iman etmezler.

10/34  De ki: "Ortak koştuklarınızdan ilk kez yaratıp sonra tekrar diriltecek var mıdır?" De ki: "Allah, ilk olarak yaratır, sonra diriltir. Nasıl da çevriliyorsunuz?"

10/35  De ki: "Ortak koştuklarınızdan, gerçeğe iletebilecek kimse var mı?" De ki: "Allah gerçeğe iletir. Gerçeğe ileten mi, yoksa kendisi iletilmedikçe doğru yolu bulamayan mı uyulmaya daha layıktır. Ne oluyor size, nasıl karar veriyorsunuz?"

10/36  Onların çoğu, ancak zanna uyarlar. Kuşkusuz zan hakikatin yerini tutamaz. Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilendir.

10/37  Bu Kur'an, Allah'tandır; başkası tarafından uydurulmuş değildir. Aynı zamanda kendinden önceki kitapları tasdik eder ve Kitap'ı ayrıntılı olarak açıklar. Âlemlerin Rabb'inden olduğu mutlak bir gerçektir.                                                                                         

                                                                                                         

Yukarıdaki ayetleri lütfen dikkatlice okuyunuz. Sadece birkaç noktayı daha göz önüne çıkarmak için bir iki şey söylemek gereği duydum. Şirk koşmayı kötülük yapmak olarak tabir eder Yüce Rabb'imiz. Ama şöyle şirk günahı harici başka kötülük yapanlarda vardır. Hesap gününde şirk koşanları kötülük yapanların arasından da ayırdığını görüyoruz. Çünkü şirk koşanlara bağışlanma şansı vermeyecektir. Allah'a ortak koştuklarının bu müşriklerin kulluğunu reddettiklerini görüyoruz. Bu ortakları kendilerinin uydurduklarını anlıyoruz. Allah dünyada bu şirk koşanlara inanmalarını dilemeyeceğini ve bu şekilde canlarını alacağını anlarız.  Aynı zamanda bu veya bazı müşriklerin Allah'a inandıklarını da görürüz ama bir şekilde çevrilmişler. Daha önce yazılarımızda sadece Allah'a iman etmek yetmiyor demiştik okuduysanız. Bu Mekkeli müşriklerde Allah'a inanırlar ama şirk koşarlar aynı zamane Müslümanları, İslam alemi gibi, farkları yoktur. Allah bunların iman etmesine izin vermez. Ayrıca net olarak anlarız ki zanna uyanlar şirk koşar.

Şöyle yorum getirelim; zanna uymak doğrudan, haktan yana bizlere bir şey getirmeyeceğinden şeytanın oyuncağı oluruz ve anlamayız bile, çünkü doğruya ulaşamayız. Zanna uymayın ayetinin hemen arkasından da neye ve neden uyacağımızı Yüce Allah bizlere öğretir 10/37.

10/66 İyi bilin ki göklerde ve yerde kim varsa Allah'ındır. Oysaki Allah'ın yanı sıra başkasına tabi olanlar neye tabi oluyorlar? Onlar, ancak zanna tabi olmuş oluyorlar. Ve onlar ancak saçmalıyorlar.                

 

Mekkeli müşriklere örnek verelim, verelim ama bu ayetleri sadece onlara gelmiş sanmayalım. Tüm kendine müslüman diyen insanlar kendierini bir kontrol etsin, gözden geçirsin.

23/84 De ki: "Söyleyin bakalım, yeryüzü ve onda bulunanlar kime aittir?"

23/85 "Allah'a aittir." diyecekler. De ki: "Hala öğüt almayacak mısınız?"

23/86 De ki: "Yedi göğün ve muazzam arşın Rabb'i kimdir?"

23/87 "Allah'tır." diyecekler. De ki: "O halde takva sahibi olmayacak mısınız?"

23/88 Sor bakalım: "Evrenin egemenliğine sahip olan, koruyup gözeten ve kendisine karşı kimsenin korunamayacağı kimdir? Biliyorsanız söyleyin!"

23/89 "Allah'tır." diyecekler. De ki: "Öyleyse nasıl oluyor da aldanıyorsunuz?"


*                                    

12/103  Ama ne kadar çok istesen de insanların çoğu inanacak değildir.

12/104  Ve sen buna karşılık onlardan bir ücret istemiyorsun. O, bütün bir insanlık için ancak bir zikirdir.

12/105  Göklerde ve yerde nice ayetler var, ancak onlar yine de bunları umursamadan görmezden gelirler.

12/106  Onların çoğu, şirk koşmadan Allah'a inanmazlar.                                                                                             

         

 ORTAK KOŞMADAN ALLAHA İMAN ETMEYENLER

                                                                                               

Nebi Muhammet zamanından bahseder ayetler. Nebi zamanında bile ve tüm zamanlarda insanların çoğu inanmayacaktır. Daha doğrusu şirk koşmadan inanmayacaktır ki bu da zaten boşa inanmak demek.  Yukarıda daha önce bahsettiğim husus bu ayetlerle sabittir dinden para kazılmaz. Göklerde, yerlerde nice ayetler (mucize) olmasına rağmen hatta insanın kendisinin bir ayet (mucize)  olmasına rağmen insanlar bu gerçeği görüp de iman etmezlermiş. Edenlerden de çoğu şirk koşmadan iman etmezlermiş. Bunu bir düşünelim. İnsanların çoğu inanmaz, inanlarında çoğu şirk koşmadan inanmaz. Bir şey çağrıştırdı mı sizlere bilmiyorum ama bana çağrıştırdı.                      

Dinde kelle sayıları yani çoğunluk yanlış yoldadır. Çoğunluğun gittiği yoldan gidersek hüsrana uğrarız. Allah'a inanıyoruz diyenlerinde çoğu şirke girerek inanıyorlar. Yani cehennemlikler. Aklı olan bir insan bu ayetten sonra ata dinini sorgulamaz mı, hadis, sünnet zırvalıklarını sorgulamaz mı, çoğunluğun yaptığı şeyi sorgulamaz mı, kendi neye inanıyor sorgulamaz mı, zanna mı inanıyor yoksa hakka mı inanıyor sorgulamaz mı? Yaratılış özelliğimiz olan aklımızı kullanalım. Öldükten sonra geri dönüş olmayacaktır. Dinimizi kendimiz öğrenip, çalışıp, anlayalım. İnanın Yüce Allah bizi kimseye muhtaç etmemiştir. Hatta gelin Kur’an’ıda sorgulayalım. İlahtan gelen ilahi bir din ise kaynağı olan Kur’an’da ilahi olmalı. Aksi asla düşünülemez. İnandığımız şeye delill ile kanıt ile inanalım.

Yüce Allah söylüyor, öğretiyor ,öğütlüyor bende nacizane hatırlatmış olayım.                                                                                                                                                                          

*                                    

12/108 De ki: "Benim yolum, basiret üzere Allah'a davet etme yoludur. Ve bana uyanların yolu da. Allah'ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim."                                                                                                              

Allah’a çağrılmak harici kime, neye çağırılırsak bilelim ki şirk koşmuşuzdur. Bu cami papazlarının kendi dinlerine çağırdıkları gibi, mezheplere çağıranlar gibi, tarikatların kendilerine çağırdıkları gibi, hadis kitaplarındaki dine çağıranlar gibi gibi v.s.                                                                                 

*                                    

13/36  Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen ile sevinirler. Kabilelerden onun bir kısmını küfreden gruplar vardır. De ki: "Ben yalnızca Allah'a kulluk etmekle ve O'na şirk koşmamakla emrolundum. Ben yalnızca O'na çağırıyorum ve dönüşüm yalnızca O'nadır."                                                                    

Bu ayetteki yalnız Allah'a kulluk etmeyi açmamız lazım. Burada anlatılan Allah yanında işte puta, ağaca, böceğe, ineğe v.s. tapmayın demek olup aynı zamanda bu kadar ile sınırlı değildir.

Şöyle ki; kulluk etmek demek, inandığın şeye göre yaşamak, emir ve yasaklarına uymaktır. Eğer biz Allah'ın emri olmayan bir şeye inanır ve din diye bunu uygularsak başka bir şeye inanmış veya başka bir şeye daha kulluk etmiş oluruz. Buda şirktir.

 Biraz daha açalım. Mezhep veya hadis dininde olanlar Allah'ın bazı ayetlerine inanır bazılarını da inkar ederler. Örneğin şefaate veya kabir azabına inanırlar veya recm cezasına inanırlar gibi. Bunların hiç birinin Biricik Kur'an'ımızda yeri yoktur. Belki hep aynı örneği veriyorum fakat çok basit bir abdeste bile (abdest kelimesi Kur'an'da geçmez, yıkanma, temizlenme vardır ama böyle diyelim Türkçesine) Allah'ın emrettiği şekilde uymazlar. Yok ağıza buruna su çek, yok enseyi ovala yok 3 defa yap falan filan. Durum bu olunca da net söyleyebilirim, Allah'ın astından ilah edinmiş ve bu uyduruk ilaha da kulluk etmiş olurlar. Çünkü Yüce Allah'ın dediği gibi değil onu uyduranın dediği gibi yaparlar. Kısa geçtim umarım izah edebilmişimdir.                                                                                       

*                                    

16/35  Şirk koşanlar, "Eğer Allah dileseydi biz onun yanı sıra başkasına kul olmazdık. Babalarımız da olmazdı. Ne biz ne de babalarımız O'nun haram kıldığında başka hiçbir şeyi haram kılmazdık." dediler. Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Bu durumda resullerin üzerine düşen, vahyi apaçık bir şekilde tebliğden başkası değil.                                                                      

                                                                                                         

Bu ayette de haram olmayanı haram kılmanın şirk olduğunu görürüz. Ayrıca Allah'ın dilemesini görüyoruz. Allah onların müşrik olmasını ve/veya müşrik kalmasını istemiş olduğunu anlıyoruz. Allah bunlara eziyet etmek mi istedi neden bunu layık gördü veya böyle olmalarına ne neden oldu v.s. Konusunu Allah'ın dilemesi konu başlığında Yüce Rabb'imin izni ile inceliycez. Burada şu kadarını belirteyim bu insanlar bunu hak ettikleri için bu durumdalar. İnsan kendine zulmeder, insan kendine haksızlık eder bu nedenle de hüsrana uğrar.

Bir de resulün görevi gelir bu ayette. Dileyen inanır dileyen inanmaz, Resulün insanlar üzerinde bir yaptırımı yoktur. Allah dilemedikçe inandıramaz. Resul sadece gelen vahyi eksiksiz ve açık bir şekilde deklere etmek için görevlendirilmiştir. Hadis konu başlığında inceleyeğiz, fakat kısa bir şey söylemek isterim. Hadis dedikleri uydurmasyonlara Kur'an'ın ihtiyacı yoktur ve Allah bunu belirtir. Ayrıca Kur'an eksik veya anlaşılmaz da değildir ki birilerinin sözleri ile tamamlansın ya da açıklansın. Kaldı ki İslam'ı yani dini Muhammed'e öğreten de Allah'tır. Allah nebilik görevini vermeden önce Muhammet'te doğru yolda olan bir insan değildi (Kur'an'dan ayetler ışığında konuşuyorum). Nebinin de sözlerimi yazdırayım sonrakilere kalsın diye ne bir çabası, ne bir amacı nede bir gayreti oldu. Nebi Kur'an'a itaat etti. Nebiye itaat ancak Kur'an'a itaatle olur. Sahih hadis dedikleri hadisler dahil tamamı zandır. Zan haktan yana bir şey ortaya koymaz.                                                                                             

*                                    

16/86  Şirk koşanlar, şirk koştuklarını gördüklerinde: "Rabb'imiz! İşte bunlar, Senin yanın sıra istekte bulunduğumuz, yakardığımız ortaklarımız." diyecekler. Şirk koşulanlar da: Siz, kesinlikle yalan söyleyenlersiniz. diyerek, onları yalanlarlar.                                                                              

                                                                                                         

Görüldüğü gibi hesap zamanında şirk koşulanlar, kendilerine şirk koşanları yalanlayacaklar.                                                                                         

*                                    

16/100  Onun sultanlığı, ancak kendisini veli edinen ve Allah'a ortak koşan kimseler için söz konusudur.                                                                       

                                                                                                         

Şeytanın sultanlığının (açık bir yetki, güç, kuvvet) şeytanı veli (yakın dost, koruyucu, koruyan, himaye eden, takın arkadaş) edinen ve Allah'a şirk koşanlaraymış.                                                      

 

*                                    

18/32  Onlara iki adamın durumunu örnek ver. Bunlardan birine her türlü üzümden iki bahçe yaptık. Ve bu iki bahçenin çevresini hurmalıklarla donattık. Aralarında da ekinlikler bitirdik.

18/33  İki bahçenin ikisi de hiçbir şey eksik bırakmadan meyvelerini verdi. Ve aralarında bir nehir akıttık.

18/34  Ve onun serveti oldu. Arkadaşı ile konuşurken: "Ben malca senden daha zenginim, insan sayısınca da senden daha güçlüyüm." dedi.

18/35  Ve o kendisine yazık ederek bahçesine girdi: "Ben, bunun hiçbir zaman yok olacağını sanmıyorum." dedi.

18/36  "Kıyametin kopacağını sanmıyorum. Eğer böyle bir şey olur da Rabb'ime döndürülürsem, mutlaka orada bundan daha hayırlısını bulurum."

18/37  Tartışmaya girdiği arkadaşı ona: "Seni topraktan, sonra bir nutfeden yaratan, sonra da seni insan şekline sokana nankörlük mü ediyorsun?"

18/38  "Oysa benim Rabb'im Allah'tır. Ve ben Rabb'ime kimseyi ortak koşmam."

18/39  "Her ne kadar beni mal-mülk ve evlat bakımından eksik görüyorsan da bahçene girdiğin zaman: "Allah ne dilerse o olur, Allah'tan başka hiçbir güç yoktur, deseydin ya!"

18/40  "Belki Rabb'im, bana senin bahçenden daha hayırlısını verir. Ve seninkinin üzerine de gökten felaketler gönderir de verimsiz, kupkuru bir toprak olur."

18/41  "Veya onun suyu yerin dibine çekilir de artık onu çıkarmaya asla gücün yetmez."

18/42  Onun ürünleri kuşatılıp bitirildi. Ve çardakları üzerine yıkılmıştı. Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuştururken, "Keşke ben Rabb'ime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım." diyordu.

18/43  Allah'tan başka kendisine yardım edecek kimseler olmadı. Ve kendi kendisini de koruyamadı.

18/44  İşte bu durumda velilik, gerçek olarak yalnızca Allah'a aittir. O, ödüllendirme bakımından da en hayırlı olandır. Sonuç bakımından da en hayırlı olandır.                                                                                         

                                                                                                         

Yüce Rabb'imizin gayptan müthiş bir haberidir. Tüm konu ile ilgili ayetleri almam daha iyi olacaktır diye düşünerek hepsini aldım. Şirk konumuz çok önemli ve çok ciddidir. Yapacağımızın sonucunda dünya yurdunun sonunda ya süresiz cehenneme yada altlarından ırmaklar akan süresiz cennete gideceğiz. Allah bağışlayıcı, rahmetli, kullarını çok seven, merhametlidir. Asla kimseye ceza vermek istemez. İster ki cenneti hak edelim. Ama koyduğu sünnetullahı ve söylediği sözleri de asla değiştirmez. Müşriklerin yani şirk koşanların, yeri net ve kesin cehennemdir. Bağışlanmayacaklar. Allah bağışlamayacak. Bunu kafamız yazmayalım, kazıyalım, kazıyalım, kazıyalım.

Ayetlerimize gelince, burada da şirkin bir örneğini vermiş Rabb'imiz. Sizlerden ricam tespit edemediyseniz alttaki paragrafa geçmeden bir daha bakın, okuyun, sonrasında beraber incelemeye çalışalım.                          

İki adam ve iki bahçe var. Aralarından nehir geçen bu iki bahçede bir çok nimetler var. Yalnız buradan servet yapan bahçe sahibinden birisi kibirlenerek, böbürlenerek, büyüklük taslayarak ki Allah bunları yapmayın der, benim param çok, fazla çalışanım var veya çocuklarım fazla şeklinde diğerine söyler. Buraya kadar Allah'ın yapmayın dediği şeyleri yaparak günaha girmiştir, ama şirke girmemiştir.

Tüm nimetleri veren Allah'ın onları yok edebileceğini de hesaba katmamıştır. Ayrıca nimetleri verenin Allah olduğunu değil kendi çabası veya bilgisinden olduğunu düşünmüştür. Sonrasında bu nimetlerin hiçbir zaman yok olacağını sanmam deyip kıyametin kopacağını sanmıyorum dediği noktada şirke girmiştir. Kendisinin süresiz yaşayacağını düşünmesi, tüm evreninde yok olmayacağı düşüncesi noktasında bu düşünce tarzı şirktir. Çünkü Allah'ın dediği bir şeyin tersini söylüyor. Ayrıca Allah’a inanmasına ve kıyamet kopsa bile Rabb'ine döneceğini de bilmesine (emin olmaması da şirktir) fakat emin olmamasına rağmen Allah katında daha hayırlısını bulurum demesi de net şirktir. Çünkü Allah kimi bağışlar kimi bağışlamaz, orada neler hangi hesaplar karşımıza çıkacak bilemeyiz tam neler yaptık ve bunların karşılığı tam ne olacak bilemeyiz. Allah bağışlayadabilir, bağışlamayadabilir bilemeyiz.

Fakat Allah'ın kesin ayeti vardır. Yüce Rabb’im bizlere öğretir ki Allah'ın azabından kimse emin olamaz. Bu kimse elindekinden daha hayırlısı bana verilir diyerek şirke girmiştir.

Şöyle bir örnekte vermek isterim. Hani derler ya yaratılanı sev yaratandan ötürü. Yüce Allah’ın Kur’an’da bize kötü örnek olarak gösterdiği firavunu veya size düşman dediği şeytanıda mı sevicez. Onlarıda Yüce Allah yarattı. Çok yanlış bir düşüncedir. Şirk olma ihtimali vardır.

Bir tane daha örnek verelim. Her şeyde hayır vardır derler ya. Bu tamamen şirktir. Allah hoşlandığınız şey sizin için şer, hoşlanmadığınız şey de sizin için hayır olur. Allah bilir siz bilmezsiniz der. Her şeyde hayır var diyerek Hem Allah’ın ayetini yalanlarız, hem de Yüce Allah siz bilmezsiniz ben bilirim demesine karşılık deriz ki, yok bizde biliriz diyerek Allah’a iftira atmış oluruz.

O yüzden ağzımıza pelesenk olmuş, gayri ihtiyari kullanacağımız tek bir cümle bizi şirke sokabilir. Korunmanın yolu da Yüce Allah’ın ayetlerini bilmekten geçer.                                                                       

*                                    

22/31  Hanifler, onunla Allah'a şirk koşmayanlardır. Allah'a şirk koşan kimse, sanki gökten düşen ve kuşun kaptığı veya rüzgarın uzak yerlere sürüklediği kimse gibidir.                                                                              

                                                                                                          

Hanif tek tanrı inancı olduğunu söylemiştik. Bu ayette onunla, yani o zamirini bir önceki 22/30 dan anlıyoruz. Kesilen hayvanlardır. Yani hayvanın Allah adına ve Allah'ın yasaklamadıklarından yenmesi, cahiliyedeki gibi şunlar ortaklarımızın diye putlara pay ayrılmaması gibi. Yüce Rabb'im şirk koşan bir kimsenin neye benzediği örneğini bizlere öğretir.                                                                                    

*                                    

29/8   Biz, insana anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle cihad ederlerse, onları dinleme. Dönüşünüz ancak Bana'dır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.                                                                     

Bu ayetimizde de müthiş bir işaret vardır. Hakkında bilgin olmayan bir şey ile bana şirk koşman cümlesine dikkat edelim. Eğer bir şey hakkında bir bilgimiz yok ise Yüce Allah'a o şey ile şirk koşmuz olmamız kuvvetle muhtemeldir. Peki bunu analiz etmeye çalışalım.

Öncelikle bir şey hakkında bize bilgi veren bir şeyin kesin bilgi olması gerekir. Şüpheye yer bırakmayacak bir bilgi kaynağı olması gerekir. Bize kesin, net ve gerçek bilgiyi Kur'an verir demiştik. Ama bir taraftan da bir şeye iman etmek yani inanmak yetmez, o şeye delil ile kanıt ile inanmak yani mümin olmak lazım diye çalışmamızın bazı yerlerinde belirtmiştik. Şimdi bilmek,öğrenmek için Kur'an'a bakıyoruz ama Kur’an’ada delil ile kanıt ile inanmamız lazım. Haybeye ben Kur'an'a inandım demekle inancımızı sağlam temellere oturtmamış oluruz. Böyle olursa da tam bilgi sahibi olmadığımızdan bizi bu inançtan döndürebilirler.

Allah birdir ve tek ilahtır. İslam dinide Allah'ın dini olduğundan ilahidir. Bu bağlamda Kur’an’ında ilahi olması beklenir ve aksi asla düşünülemez. Peki dinimizin kaynağı olan Kur'an'da ilahimdir?

Evet ilahidir diyen kendine sorsun. Kanıtım veya delilim var mı? Varsa nedir. Sırf içinde bu kitap Allah'tandır denmesi Kur'an'ın ilahi olduğuna delil veya kanıt değildir.

Soruya cevap verelim Kur'an kesinlikle ve şüphesiz ilahidir. Ve ilahi bir kitaptan beklenildiği gibi içinde kendisinin ilahi olduğuna dair açık, net ve kesin deliller kanıtlar vardır. Bu konuyu ayrıca incelemeye çalışıcaz. Merak edenler var ise aşağıya link bırakıcam oradan bakabilirler İbrahim esinlerin ders videolarınıda koyarım, kendiniz karar verirsiniz. Konu dağılmadan toparlayalım. İlahi olan bu kitap elbette gerçek bilgi kaynağıdır. Hakkında bilgi sahibi olmadığımız şeyler ise Kur'an harici dinde hüküm koyan tüm her şeydir. Eğer Kur'an harici herhangi bir şeyleri kişi, kurum, yazı, kitap v.s. Dinde hüküm koyan olarak kabul edersek şirk koşarız.

Not : Çalışmanın aşağısında bulunan 35/14 ü de mutlaka okuyunuz bu ayet sonrası.






Linkler hakkında : Kur'an mucizeleri olarak makalelerden bir kaç örnek link bıraktım. Ders videosu olarak da Kur'an mucizeleri diye kanala ulaşılabilmesi adına bir video linki koydum. Çok mucize videsu var bakarsınız. Bunların hepsi ve çok daha fazlası İbrahim Esinler'in kendi çalışmalarıdır. Hepsine katılıyorum. Kendisinin makalelerine ve ders videolarına bakmanızı tavsiye ederim. Kendisinden Allah razı oldun. Yüce Rabbim desteklerini esirgemesin.


31/13  Vaktiyle Lokman oğluna öğüt vererek: "Ey yavrucuğum! Allah'a şirk koşma, kuşkusuz şirk koşmak çok büyük bir zulümdür." demişti.                                                                         

Lokman bir nebi veya resül değildi fakat Yüce Allah'ın hikmet ettiği bir kuluydu. Oğluna verdiği öğüt Allah'a şirk koşmanın çok büyük bir zulüm olması insanın kendisini çok büyük bir zulümle zulmetmesidir.                                                                                   

ŞEYTANIN ALEVE ÇAĞRISI

AH KEŞKE TUTSAYDIM RESÜLLE BİR YOL


*                                    

31/15  Eğer o ikisi, hakkında bilgin olmayan bir şeyi Bana ortak koşman için seninle cihad ederlerse, o zaman sakın onlara itaat etme. Dünyada onlarla güzel geçin. Bana yönelen kimselerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz Bana'dır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.                                                                         

Şirk koşan anne ve/veya baba da olsa kim olursa olsun onlara uymamalıyız. En iyi ve doğru yol Yüce Allah'ın bize gösterdiği, Allah yoludur.                                                                                         

 

*                                    

33/73  Allah, münafık erkeklere ve kadınlara; Müşrik erkeklere ve kadınlara azap eder; Mü'min erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul eder. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.                                                                      

Yüce Allah bu ayetinde de münafık ve müşriklere azap edeceğini söyler. Münafık iç yüzünü gizleyen, iki yüzlü manasındadır. Buna karşılık müminlerinde tevbelerini kabul edeceğini söyler. Müminlerin tövbeleri kabul olacaksa münafık ve müşriklerin de tevbelerinin kabul olunmayacağını anlıyorum bu ayetten. En doğrusunu Yüce Allah bilir.                                                                                     

*                                   

34/22  De ki: "Allah'ın yanı sıra değer verdiklerinize yakarın! Onlar, göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değildirler. Onların, Göklerin ve yerin yaratılmalarında bir payları yoktur. Ve Allah'ın, onların yardımına ihtiyacı da yoktur.                                                                     

                                                                                                         

Allah'ın daha iyi dua kabul edeceğini sanarak bilmemkim dede türbesine giden veya nebi dahil kim olursa olsun Allah'ı çağırırken başkasının ismini anmak gibi davranışlar şirktir. Ayetteki bahsedilen budur. Birde put, inek gibi şeylere tapanlarda kastedilir. Allah uyarıyor. Tek ve mutlak egemen Allah'tır. Allah'ın astından edindiğiniz ilahlar bir hiçtir. Hiçbir şey yaratmadılar, yaratamazlar da. Hiçbir güçleride yoktur. Allah'ın hiçbir kimsenin yada hiçbir şeyin yardımına da ihtiyacı yoktur. Hatta onlar ne yerde ne de gökte en ufak bir şeye sahip de değillerdir, diyerek insanların yaptığı yanlışı düzeltmesi veya yanlış yapmamaları için bizlere öğretir.                                                                                             

*                                    

35/14  Eğer onları çağırırsanız, çağrınızı işitmezler. İşitmiş olsalar bile size cevap veremezler. Kıyamet Günü, kendilerine yakıştırdığınız şirki reddederler. Sana, Her Şeyden Haberdar Olan'ın, haber verdiği gibi hiç kimse haber veremez.                                                                        

                                                                                                         

Şirk koşulanların acizliğine vurgu yapan Yüce Allah'ımız şirk koşulanların hesap gününde şirk koşanları reddedeceğinin üzerine basarak en doğru bilgiyi ancak Allah'ın kendisinden öğrenebileceğimizi de bizlere öğretir. Ve Kur’an ile öğretmiştir de. Yukarıda 29/8 ayeti ile birlikte değerlendiriniz.

 

*                                    

39/29  Allah, aralarında anlaşamayan birkaç ortağa bağlı bir kimse ile tek bir kişiye bağlı bir kimseyi örnek verdi: Bu iki kimsenin durumu hiçbir olur mu? Övgü yalnızca Allah'a özgüdür. Ama çokları bilmiyorlar. 

17/42  De ki: "Eğer dedikleri gibi, O'nunla beraber başka ilahlar olsaydı, o zaman onlar da mutlaka arşın sahibine bir yol ararlardı."                                                                                           

23/91 Allah, çocuk edinmemiştir. Ve O'nun yanı sıra bir ilah daha yoktur. Eğer olsaydı her ilah kendi yarattığı ile birlikte hareket eder ve kimisi kimisine üstün olurdu. Allah, onların niteledikleri şeylerden münezzehtir.


Allah'tan başka ilah olsaydı eğer olaylar nasıl olurdu Yüce Allah örneklerle bizlere öğretir.                                                                                                                                                       

*                               

39/66  "O halde yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol!"                                                           

Allah'ın bize bahşettiklerine karşılık verebilmenin yolu şirk koşmamaktan geçiyor.                     

 

*                                    

40/11  Dediler ki: "Rabb'imiz! Bizi iki kez öldürdün, iki kez dirilttin. Artık suçlarımızı itiraf ettik. Şimdi bu durumdan kurtulmanın bir yolu var mı?"

40/12  Bu, sizin bir tek Allah'a çağrıldığınız zaman Küfr etmeniz nedeniyledir. O'na şirk koşulunca inanıyordunuz. Artık karar yüce ve büyük olan Allah'ındır.                                                                                      

                                                                                                         

İki kez öldürme ve iki kez diriltmeyi kabir azabında inceledik. Oradan bakabilirsiniz detaya girmeyelim. Azabı kesinleşenler bundan kurtulmanın yolu var mı diye Yüce Allah'a sorarlar. Bu kimseler Allah'a çağırıldıklarında şirk koşmuşlar. Allah'a ortak koşulmadan inanmayanlardır bunlar. Bu küfürlerinde de inat ettiklerini anlarız. 12/106 ayetindeki kimselerdir bunlar, yukarıdan bakınız. Başka örnek ayetler ve söylenecek çok şey var ama çalışmalarımızda detaylar mevcuttur fazla detaya girmeyeceğim. Kısaca Allah'ın isminin yanında isim ananlar da bunlardır, Allah'ı çağırırken dualarına herhangi birisinin ismini ekleyenler de bunlardır, Allah'ın ayetlerini yalanlayanlar da bunlardır, Allah'ın ayetlerinin   bir kısmına inanıp bir kısmına küfredenlerde bunlardır, Allah'a yaklaştıracak diye veya şu veya bu sebeple Allah'ın astından ilahlar edinenlerde bunlardır, birinin mezarına gidip dua kabul olacak diye mezardakinden bir şeyler isteyenlerde bunlardır, hadis gibi uydurmasyonlara inanıp Yüce Allah'ın dediğini demedi, demediğini dedi inancına sahip olanlar da bunlardır liste uzar gider. Haklarında bilgileri olmayan şeylerle Allah’a ortak koşarak Allah’ı yalanlarlar. Halbuki gerçeği her şeyi bilenden öğrenselerdi bu duruma düşmezlerdi.                                                                                             

40/42 "Siz beni Allah'ı yalanlamaya ve hakkında bilgim olmayan şeyleri O'na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi Mutlak Üstün ve Çok Bağışlayıcı Olan'a çağırıyorum."                                                                                      

 

CEHENNEMDEKİLERİN İTİRAFI


*                                    

40/84  Bizim cezamızı gördükleri zaman: "Allah'ın tekliğine iman ettik ve O'na şirk koştuklarımızı inkar ettik." dediler.

40/85  Cezamızı görünce iman etmeleri onlara bir fayda vermedi. Allah'ın kulları hakkındaki geçmişten bugüne uyguladığı yasası budur. Kafirler orada zarara uğradılar.                                                                                     

                                                                                                         

Yüce Allah tarafından ceza zamanı geldiğinde iş işten geçecektir. Bu zaman gelmeden aklımızı başımıza alıp Yüce Allah'ın ayetlerini okuyup, çalışıp, öğrenmeliyiz. Yani salatı ikame etmeliyiz. Bilmemiz gereken her şeyi, her şeyi bilenden öğrenmeliyiz ki doğruya ulaşabilelim. Allah bizleri karanlıklardan aydınlıklara çıkarır. Diğer tüm yollar ise bizi aydınlıktan   karanlıklara iletir. Bunu asla unutmayalım. Ayrıca gene unutmayalım ki Allah'ın aydınlığı ile aydınlanmayan kimse için başka aydınlık yoktur.                                                                                                                

Ayrıca belirtelim Yüce Allah ölüm anında da gelen imanı kabul etmeyecektir. Bunun örneğini de firavun örneği üzerinden anlarız. Lütfen Kerim Kur’an’ımızdan 10/90 – 10/91 ve 10/92 yi okuyunuz.

*                                    

45/23  Hevasını, ilahlaştıran kimseyi gördün mü? Allah, bir bilgiye dayalı olarak, onu sapkınlıkta bıraktı. Ve onun kulağını ve kalbini mühürledi. Gözlerine perde çekti. Artık Allah'tan başka kim onu doğru yola iletebilir? Öğüt almıyor musunuz?

45/24  Onlar, "Hayat, ancak bu dünya hayatından ibarettir. Doğar ve yaşarız, bizi ancak zaman yok eder." dediler. Oysaki bu konuda gerçeğe dayalı hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca zanda bulunuyorlar.                                                                              

İnsan kendi hevasını ile de şirk koşabiliyormuş. Hevasını ilah edinebiliyormuş. Yüce Allah bizlere öğretir.

 

52/43  Yoksa onlar için Allah'tan başka bir ilahları mı var? Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir.

50/26  , Allah ile birlikte başka ilah edindi. Öyleyse, onu şiddetli azaba atın.

Hevasını yadan Allah’tan başka ilah edinenler, şirk koşanlar olarak karşılığı azaptır.

 

*                                    

48/6   Allah; hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve kadınlara, müşrik erkek ve kadınlara azap etsin. Kötü zanları onların üzerlerine dönsün. Allah, onlara kızdı ve onları lanetledi. Ve onlar için Cehennem'i hazırladı. Ne kötü bir varış yeri.                                                                              

                                                                                                         

Zanna uymanın şirk olduğuna delil bir ayetimiz daha.                                                                                       

*                                    

72/18  Ve doğrusu mescitler16* Allah içindir; öyle ki çağırmayın219 Allah ile birlikte birini220.                                                                            

*Yüce Allah'ın mescitleri işaret etmesi sonrası çağrıyı/duayı işaret etmesi anlamlıdır. Vakitli salâtlar sonrası (sabah salâtı, akşam salâtı ve toplantı salâtı) beynin secdesi sonrası (fiziksel bir secde eşlik edebilir veya etmeyebilir) Yüce Allah'a dua etmek gereklidir.                                                                                              

40/11 ve 40/12 de bahsettiğimiz mevzu. Allah harici birisini çağırmak, Allah ile birlikte birisini çağırmak, Allah'ı çağırırken Allah'ın yanında başka isim anmak şirktir.                                                                                      

 

 

Hadis, sünnet uydurmasyonlarından sıyrılıp, Kur'an'ı okumak zaten şirk koşmamamızı sağlayacaktır. Dikkat etmemiz gereken nokta, yalnız Kur'an diyen insanların mealinde okumak.

 

 

Ayet bazında özetimizi de paylaşalım.                                                                                                

2/135    Müşrikin zıttır hatiftir. Dinimizde hanif olmamız gerekiyor.                                             

3/64     Allahtan başka herhangi bir şeye kulluk veya ibadet etmek şirktir.                                 

3/64     Allah'a ortak koşmak şirktir                                                                                         

3/64     Allah harici efendiler edinmek şirktir.                                                                           

3/64     Şirk günahına girenler gerçek Müslim değillerdir.                                                         

4/48     Şirk günahını Allah bağışlamaz.                                                                                  

4/48     Allah'a ortak koşmak iftiradır.                                                                                      

4/48     Müşrik olarak ölmeyen herkes için bağışlanma şansı vardır.                                         

4/116    Şirk koşanlar büyük bir sapkınlıkla sapmışlardır.                                                          

5/72     Şirk koşan kafir olur                                                                                        

5/72     Şirk koşanlara cennet haramdır                                                                                  

5/72     şirk koşanların yeri cehennemdir ve orada süresiz kalacaklar.                                      

5/72     Şirk koşanlar zalimdir.                                                                                    

5/72     Zalimlerinde yardımcısı yoktur.                                                                                   

6/14     İlahi veli olarak Allah'tan başkasını veli edinmek şirktir.                                                

6/21     Din adına yalan uydurmak şirktir.                                                                                

6/21     Allah adına yalan uydurmak şirktir.                                                                             

6/21     Ayetleri yalanlamak şirktir                                                                                          

6/21     Şirk koşan zalimler kurtuluşa eremezler.                                                                      

6/22,23 Şirk koşanları Kur'an müşrik diye tanımlar.                                                                  

6/88     Şirk koşanların yaptıkları (ahirette) boşa gider.                                                            

6/107    Müşriklere uyan müşrik olur.                                                                                       

6/151    Zanna uymak şirktir.                                                                                      

6/151    Haram olmayanı haram etmek şirktir(tersi de aynıdır).                                                 

7/33     Şirk koşmak haramdır.                                                                                    

9/113    Müşrikler için Allah' bağışlamasını dileyemeyiz.                                                           

10/36    Zanna uymanın sonucu şirk koşmaktır.                                                                       

12/108  Allah'a çağırmak harici neye, kime çağrılırsa şirktir.                                                     

13/36    Allah harici her hangi bir şeye kulluk şirktir.                                                                 

18/36    Allah'ın Kur'an'da var dediği veya yok dediği şeylere aynı söylediği şeklinde inanmamak veya eklenti veya çıkarma yaparak inanmak şirktir.                                                                              

29/8     Hakkında bilgi sahibi olmadığımız her şeyde bizim için şirk koşma riski bulunur.            

31/13    Şirk koşanlar kendilerine büyük bir zulümde bulunmuş olurlar.                                      

39/66    Allah'a gerçek manada şükredebilmek için şirk koşmamak lazım.                                  

45/24    İnsan hevasını ilahlaştırıp bu şekilde de şirk koşabilir.                                                  

72/18    Allah harici birisini çağırmak, Allah'ı çağırırken Allah'ın yanında başka isim anmak şirktir.

 

 

 Şirk hakkında İbrahim Esinler makaleleri:


GÖRDÜN MÜ KİMSEYİ

 YÜCE ALLAH'A ORTAK KOŞMA

KUR'AN'IN MESAJINI GİZLEYENLER

İBLİS NEREYE ÇÖREKLENMİŞ OLABİLİR

ŞEYTANIN ATTIĞI ŞEY

GELSEYDİLER SANA

AKILLARINI KULLANMAYANLAR

ŞİRKE ALET EDİLMEYE ÇALIŞILAN AYET

KİTABIMIZ KUR'AN DİYEN BİR KİŞİ AYNI ZAMANDA  KENDİNE ZULMEDEBİLİR Mİ

ŞEYTANIN ŞİRK ARAÇLARI

ŞEYTANIN EN BÜYÜK TUZAĞI : ŞEFAAT ALDATMACASI

ŞİRK TESTİ

SECDE EDENLERİN ÇOĞUNA AZAP NEDEN HAKTIR

SAPTIRILAN BAZI AYETLER

ŞİRK DİNİNİN KAYNAĞI HADİSLER

MÜŞRİKLERİN ÖZELLİĞİ






AYETLERDE GEÇEN NUMARALARIN AÇIKLAMALARIDIR

 

 

4Efendi, komuta eden. 

7Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

16Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer.       

219Dua etmek. Dua kelimesi Türkçeye de geçmiş bir kelimedir. Çağrıda bulunmak demektir. Yüce Allah'a her an, her durumda, her yerde çağrıda bulunabiliriz. Rabbimizle iletişime geçebiliriz. O'nu çağırıp isteklerimizi arz ederiz. Dua etmek için özel ritüellere gerek yoktur. Yüce Allah insana şah damarından daha yakındır. Kuluna bir Planck mesafesinden (1.6x10-35 metre) daha yakındır. Ancak şirk içermeyen dualar/çağrılar Yüce Allah'a yükselir. Sadece Kur'an demeyen, Kur'an'ın astından tamamı zan içeren söylentilere/hadislere tabi olarak şirk günahını işleyenlerin çağrıları Yüce Allah'ın katına ulaşmaz. Ancak tek tanrıcıların çağrıları Yüce Allah'a ulaşır. Sadece Kur'an diyenlerin; Kur'an bize yeter diyenlerin. Beynin secde etmesi sonrası yapılan duanın/çağrının Yüce Allah tarafından kabul buyrulması daha olasıdır. Bu nedenle müminlere vakitli olarak emredilen sabah-akşam salâtları ve toplantı salâtı yani Kur'an dersleri bitiminde yapılan beynin secdesi sonrası (fiziksel secde de beynin secdesine eşlik edebilir veya etmeyebilir) Yüce Allah'a çağrıda bulunmak en güzel dua zamanıdır. Ancak beynin secde ettiği her yer ve zamanda da dua edilmesi, Rabbimize çağrıda bulunulması kulun kendisi için hayırlı olacaktır.     

220Dua sadece Yüce Allah'a yapılır. Çağrıda/duada Yüce Allah'ın adı haricinde kimseye aracılık yapması için çağrıda asla bulunulmaz. 'Yüzü suyu hürmetine' gibi şeyler söylemek tamamen şirktir. Sadece tayyib/güzel sözler ona ulaşır. Tamamı zan olan söylenti/hadis kitaplarına uyup da "şöyle yaparsan dua kabul olur, şu zamanda dua edersen dua kabul olur, şu şeyi şu kadar tekrar edersen duan kabul olur" gibi sözlerin tamamı şirktir. Dua yani Yüce Allah'a çağrı beyinle yapılır. Beynin secdesi sonrası yapılan çağrı/dua Rabbimize ulaşır. Dualara/çağrılara çokça karşılık veren Rabbimiz mutlak ki dualarımızı kabul eder. Önemli olan duanın şirk içermemesidir. 

 

 

 

 

EN DOĞRUSUNU YÜCE ALLAH BİLİR.    











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder