BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Allah’ın
adıyla Rahman Rahim.
ÖDÜL VE CEZA
Yaptıklarımızın/yapacaklarımızın bir karşılığı olduğunu
Biricik Kur'an'ımız ile Yüce Allah bizlere öğretmiştir. Bu bağlamda bu ödül ve
cezaların neler olduğunun bir üzerinden geçmek istedim. Cennet/cehennem başlığı
altında çok detaylı incelemeye çalışacağım bir konu olmasına rağmen gene de bu
ayrı başlığı açmamın nedeni cennet/cehennem kavramı altında alınmaması gereken
(konu başlığı ile ilgili olmadığından) açıkta kalan bazı bilgilerin de
olmasıdır.
Konuyu biraz daha açmaya çalışayım. Cennet ve cehennem konu
başlığında sadece cennet ve cehennem ile ilgili ayetleri inceliycez. Bu çalışmada
da mesela Yüce Allah; şundan dolayı ahiret kazancı var, şu veya bu tarz ödül ve
ceza var dediği kısımları da bu başlıkta incelemeyi uygun gördüm. Ayrıca Rabb’im
nasip ederse bir de en/daha/büyük diye bir başlık açıp hangi şey, hangi şeyden
dahadır/endir/büyüktür şeklinde bir inceleme yapmaya çalışıcam.
Konu başlığı bağlamında hepsini incelemeye daha doğrusu
ayetleri buraya almaya, bir araya toplamaya gayret gösterdim. İnşaallah
atlamamışımdır.
Not 1:
Sadece konu ile ilgili ayetleri aldım. Anlaşılmayan ayet olduğunda daha doğrusu
ayetin muhatabının kim olduğunu anlamak için (örnek 3/148 ayeti gibi) önceki ve
sonraki ayetleri Kur'an'dan açıp okuyunuz lütfen.
Not 2:
Çevirilerde daha önce bahsettiğimiz gibi hayrun
kelimesini daha diye ekliyerek
çevirmişler. Yani hayırlıdır veya sevaptır olması gerekirken daha hayırlıdır, daha
sevaptır diye çevirmişler. Çevirilere müdahale etmedim ama kesinlikle de
katılmadığımı bir kez daha belirtmek isterim. Hayrun kelimesinde daha anlamı yoktur. Örnek 18/46 yı ele
alalım. Hayrun kelimesine bu
çeviride daha değerlidir manası
verilmiş ki aslında (sadece) hayırlıdır olması lazım. Ayet çevirisine
bakarsanız aslında çeviri ' Mal ve nesil dünya hayatının süsüdür. Kalıcı olan
güzel işler hayırlıdır, Rabb'inin katında sevapça ve umutça hayırlıdır' şeklinde
daha doğru olacaktır.
2/86 Onlar,
dünya hayatına karşılık ahiret hayatını satan kimselerdir. Bundan dolayı
onlardan azap hafifletilmeyecek ve onlara yardım da edilmeyecektir.
2/103 Eğer onlar iman edip takva sahibi olsalardı,
Allah katında kazanacakları sevap hayırlı olurdu. Keşke bilselerdi.
2/114 Allah'ın
mescitlerinde, O'nun adının anılmasını engelleyen ve onların harap olmasına
çalışan kimseden daha zalim kim olabilir? Buralara, ancak Allah'a karşı gelmekten korkularak girilebilir. Onlar için
dünyada aşağılanma, ahirette de büyük bir azap vardır.
*******************
2/161 Hani! Musa'ya: "Ey Musa, asla tek çeşit
yiyeceğe dayanamayız. Rabb'inden bizim için yerden çıkan ürünlerden; sebzesinden,
acurundan, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarmasını iste." demiştiniz.
Musa da: "Daha değerli olanı daha değersiz olanla değiştirmek mi
istiyorsunuz? O halde şehre inin; sizin istedikleriniz orada var." dedi.
Böylece, onların üzerine alçaklık ve yoksulluk damgası vuruldu. Ve Allah'ın
gazabına uğradılar. Bu, Allah'ın ayetlerine inanmadıklarından ve nebilerini
haksız yere öldürmelerindendi. Bütün bunlar, onların asileşip haddi aşmalarındandır.
Bu ayetin açıklaması biraz uzun, konuya girmeyeceğim.
Burada konu başlığı ile ilgili olan olayı belirtmek isterim. Bu insanların
nankörlük edip beğenmeyip daha fazlasını yada Allah'ın
verdiğinden başkasını istemelerinden dolayı, Musa onların istediğinin Allah'ın
verdiği şeyden daha aşağı olduğunu söyler. Aslında Allah onlara ödül olarak verdiği şeye nankörlük edip, kendilerince
daha fazla yada iyi şeyler istemeleri fakat o şeylerin, Allah'ın onlara
verdiğinden daha aşağı olduğunu anlarız.
*******************
2/200 Hacc menasiklerinizi bitirince, atalarınızı
andığınız gibi; hatta daha güçlü bir şekilde Allah'ı anın. Kimi insanlar;
"Ey Rabb'imiz, bize dünyada ver." derler. Bu kimselerin ahirette bir
payı yoktur.
2/201 Kimileri de: "Rabb'imiz, bize dünyada da
iyilik, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru." derler.
2/202 İşte bunların, kazandıklarına karşılık payları
vardır. Allah, hesabı çabuk görendir.
3/14 Kadınlara,
çocuklara, yığınlarla altın ve gümüşe, soylu atlara, davarlara ve ekinlere
karşı tutkulu sevgi insanlara cazip gösterilmiştir. Bunlar, dünya hayatının
geçimlikleridir. Oysa asıl iyi olan sonuç Allah'ın yanındadır.
3/22 İşte
o kimselerin, dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onların
hiçbir yardımcıları da yoktur.
3/56 "Kafirlere
gelince: Onları dünyada da ahirette de şiddetli bir azaba çarptıracağım. Ve
onların yardımcıları da olmayacaktır."
3/77 Allah'a
verdikleri sözü ve yeminlerini az bir değere değiştirenler var ya; işte onlara
ahirette bir pay yoktur. Allah, onlarla Kıyamet Günü konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır.
Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
*******************
3/85 Kim
İslam'dan başka bir din seçerse, bilsin ki o din ondan asla kabul
edilmeyecektir ve o ahirette hüsrana uğrayacaktır.
İslam'ı seçmek, İslam'a uymak demektir. İslam'a uymak
Allah'a uymak demektir. Allah'a uymanın, İslam'ı Allah'ın hudutlarına göre
yaşayabilmenin, Allah'a kul olurken, kul olmanın kurallarına göre yaşamanın tek
yolu Kur'an'dır. Kur'an harici dinde hüküm koyan her ne olursa olsun, bu şeye
inanır, uygular, tabii olursak şirk koşmuş oluruz bunun adı da artık İslam
olmaz. İstediğimiz kadar biz İslam dinini yaşıyoruz, biz Müslümanız diyelim
ancak kendimizi kandırırız. Kur'an
ayetleri yani Allah'ın hükümleri dururken tabi olduğumuz diğer şeyler bizi
cehenneme sürükler, asla İslam değildir bunlar.
Hadis gibi zırvalıkları tarikat gibi din tüccarları, sünnet
gibi uydurmasyonlar, mezhep gibi şeytan öğretilerinin İslam’da yeri yoktur.
İslam yalnız ve yalnız kesinlikle Yüce Allah'ın kelamıdır. Tek hüküm koyucu ve
dinin sahibi Yüce Allah'tır.
Allah
kelamı harici dinde hüküm koyan her hangi bir şeye inanmak Allah'ın astından
ilah edinmektir.
23/117
Her kim, hakkında hiçbir burhan olmadığı halde, Allah'ın yanı sıra başka bir
ilahtan istekte bulunursa, bilsin ki onun hesabı yalnızca Rabb'ine aittir.
Kuşku yok ki Kafirler kurtuluşa eremezler.
26/213 O
halde Allah ile beraber başka bir ilaha yönelme. Yoksa azap edilenlerden
olursun.
*******************
3/87 Böylelerinin
cezası, Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların lanetine uğramalarıdır.
3/144 Muhammed, ancak bir resuldür. Ondan önce de
resuller gelip geçti. Eğer o ölür ya da öldürülürse, siz topuklarınız üzerinde
gerisin geri mi döneceksiniz. Kim topukları üzerinde gerisin geri dönerse,
Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah, şükredenleri ödüllendirecektir.
3/145 Allah'ın izni dışında, hiç kimse ölmez. Ölüm,
vakti belirlenmiş bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya kazancını isterse;
ona, onu veririz, kim de ahiret kazancını isterse, ona da onu veririz. Şükredenleri
ödüllendireceğiz.
3/148 Bunun üzerine, Allah da onlara hem dünya
kazancını hem de ahiretin en iyi kazancını verdi. Allah, muhsin olanları sever.
4/123 Ne sizin kuruntularınız ne de Ehli Kitap'ın
kuruntularına göre değil; kim bir kötülük yaparsa, onun karşılığını bulur. O,
kendisine Allah'tan başka ne bir veli ne de bir yardımcı bulabilir.
4/134 Kim dünya sevabını isterse; bilsin ki dünyanın
da ahiretin de sevabı yalnızca Allah katındadır. Allah, Her Şeyi Duyan, Her
Şeyi Gören'dir.
4/147 Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size
neden azap etsin? Allah Şakir'dir. Her Şeyi Bilen'dir.
4/162 Fakat onlardan ilimde kök salanlar; ve
müminler27; iman47 ederler sana indirilene ve senden önce indirilene; ve
dikenlerdir/ayağa kaldıranlardır salâtı5; ve verenlerdir zekâtı10; ve
iman47 edenlerdir Allah'a ve ahiret gününe; işte bunlar;
getireceğiz/vereceğiz onlara bir büyük ecir/karşılık.
5/60 De
ki: Allah'ın katında ceza olarak bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi?
Allah'ın lanet ettiği, gazabına uğrattığı ve onlardan maymunlar, domuzlar ve
tağuta kulluk eden kimseler yapmışsa, işte bunlar, durumları bakımından en kötü
olan ve doğru yoldan sapmış olanlardır.
6/70 Dinlerini
oyun ve eğlence edinen, dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak. Hiç kimsenin
kazandığı şeyle bir felaket yaşamaması için Kur'an ile uyar. O kimse için
Allah'tan başka ne bir veli ne de bir şefaatçi vardır. O, bütün varlığını fidye
olarak verse de ondan kabul edilmez. Onlar, kazandıklarından dolayı mahvolan
kimselerdir. Onlar için kaynar sudan bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır.
6/160 Kim bir iyilik ile gelirse ona on katı vardır,
kim bir kötülük ile gelirse kötülüğü oranında karşılık bulur. Onların hiçbirine
haksızlık yapılmaz.
7/32 De
ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram
etmiş?" De ki: "Bunlar dünya hayatında iman edenlerindir; Kıyamet
Günü ise yalnız onlara aittir." Bilen bir topluma ayetleri böyle detaylı
olarak açıklıyoruz.
7/51 Onlar
ki, dinlerini bir oyun ve eğlence yerine koydular. Dünya hayatı onları aldattı.
Onlar, karşılaşacakları bugünü unuttukları ve ayetlerimizi bile bile inkar
ettikleri gibi, biz de onları
unuturuz.
7/147 Ayetlerimizi ve ahiretteki karşılaşmayı
yalanlayan kimselerin amelleri boşa gitmiştir. Onlar, başkasıyla değil, ancak
kendi yaptıkları ile cezalandırılacaklardır.
7/152 Buzağıyı benimseyenlere Rabb'lerinden bir öfke
erişecektir ve dünya hayatında da zillete uğrayacaklardır. İşte iftiracıları böyle
cezalandırırız.
7/156 Bize, bu dünyada da ahirette de iyilik yaz.
Biz Sana yöneldik. Allah: "Azabıma hak edeni uğratırım, rahmetim ise her
şeyi kuşatmıştır. Onu, takva sahibi olanlara, zekatı yapanlara ve ayetlerimize
inananlara yazacağım." buyurdu.
7/180 En iyi isimler Allah'ındır. Öyleyse O'nu,
onlarla çağırın. Ona yakışmayan isimlerle çağıran kimseleri bırakın. Onlar,
yaptıklarının cezasını görecekler.
9/38 Ey
iman edenler! Size ne oluyor ki, Allah yolunda seferber olun denildiği zaman,
işi ağırdan aldınız. Yoksa ahiret hayatı yerine dünya hayatını mı tercih
etiniz. Ama ahiret hayatının yanında dünya hayatının değeri pek azdır.
9/55 Öyleyse,
onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Doğrusu, Allah, bunlarla,
onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının Kafir olarak çıkmasını
istiyor.
9/69 Tıpkı
sizden öncekiler gibisiniz. Onlar; kuvvetçe sizden daha güçlü, mal ve evlat
bakımından sizden daha çoktular. Onlar, payları kadar bundan yararlandılar. Sizden
öncekilerin paylarınca yararlandıkları gibi siz de payınızca yararlandınız. Ve
onların daldığı gibi siz de daldınız. İşte onların yaptıkları dünyada da
ahirette de boşa gitmiştir. Onlar hüsrana uğrayanlardır.
9/82 Öyleyse
yaptıklarına karşılık, az gülüp, çok ağlasınlar.
9/106 Geri kalan bir bölümün işi de Allah'ın
yargısına kalmıştır; onlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder. Allah,
Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
9/121 Büyük veya küçük, yaptıkları her yardım ve
güçlük içinde aştıkları her vadi, kendilerine yazılacaktır. Allah,
yaptıklarından daha iyisiyle kendilerini ödüllendirecektir.
10/13 Ant olsun Biz, sizden önce nice nesilleri,
resulleri kendilerine kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi getirdiği
halde iman etmeyip, haksızlık yaptıkları için yok ettik. İşte suçlu halkları
böyle cezalandırırız.
10/23 Ama onları kurtarınca, yeryüzünde haksız yere
taşkınlık yaparlar. Ey insanlar! Sizin azgınlığınız ancak kendiniz içindir.
Dünya hayatı bir geçimliktir. Sonunda bize döneceksiniz. Yaptıklarınızı size
haber veririz.
10/27 Kötülük yapanların cezaları, yaptıkları
kötülük kadardır. Onları her yönden zillet kaplayacaktır. Onları Allah'ın
cezasından kurtaracak hiç kimse yoktur. Yüzleri geceden daha kara bir parçayla
örtülmüş gibidir. İşte onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.
10/52 Sonra zulmedenlere, "Süresiz azabı
tadın." denir. "Kazandığınızdan başka bir karşılık mı bekliyordunuz?"
10/64 Onlar için dünya hayatında da ahirette de
müjdeler vardır. Allah'ın kelimelerinde asla bir değişiklik olmaz. İşte en
büyük başarı budur.
10/70 Dünyada geçici bir yararlanma vardır. Sonra
dönüşleri Bizedir. Sonra da inkar etmelerinden dolayı onlara şiddetli azabı
tattırırız.
*******************
11/15 Kim sadece dünya hayatını ve onun ziynetini
isterse, onlara yaptıklarının karşılığını eksiksiz veririz. Bu hususta onlara hiçbir
haksızlık yapılmaz.
11/16 İşte bu kimselere, ahirette ateşten başka bir
şey yoktur. Burada yaptıkları şeyler boşa gitmiştir. Zaten yaptıkları bütün
işleri geçersizdir.
Ayette Yüce Allah dünya hayatını isteyene veririm diyor. Bu
aslında iyi değil çok kötü bir durumdur. Çünkü yalnız dünya hayatını isteyenler
ahiret hayatından bir nasip alamazlar. Bu kişiler ahiret hayatını dünya
hayatına değişmiş, ahiret hayatını dünya hayatına karşılık satmış, dünya hayatı
için ahiret hayatından vazgeçmiş, ahiret hayatını düşünmeyip dünya hayatını
oyun ve eğlenceyle geçirmiş, yalnız dünya hayatını tercih etmiş, geçici olanı
kalıcı ve üstün olana (ahiret kazancına) tercih etmiş olanlardır.
*******************
11/17 Rabb'inden, kanıt içeren bir bilgi üzerinde
olan kimse ile böyle olmayan kimse bir olur mu? Bunu Rabb'inden bir tanık ve
bir de ondan önce rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı desteklemektedir.
İşte bunlar, ona iman ederler. Hangi grup onu inkar ederse, varacağı yer
ateştir. Ondan kuşkun olmasın. Kuşkusuz o Rabb'inden bir gerçektir. Fakat
insanların çoğu iman etmezler.
11/18 Uydurduğu yalanı Allah'a dayandırandan daha
zalim kim olabilir? Onlar, Rabb'lerinin huzuruna çıkarılacaklar ve tanıklar da:
"Rabb'lerine karşı yalan uyduranlar işte bunlardır." diyeceklerdir.
İyi bilin ki Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir.
11/19 O kimseler, Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Ve
o yolu eğri göstermeye çalışırlar. Ve onlar, ahiret hayatını yok sayarlar.
11/20 Onlar, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakabilecek
değillerdir. Kendilerini, Allah'a karşı koruyacak bir yardımcı da
bulamayacaklardır. Onların azapları kat kat olacaktır. Onlar, gerçeği duymaya
ve görmeye tahammül edemiyorlardı.
11/21 İşte onlar, kendilerine yazık eden
kimselerdir. Uydurdukları şeyler de kendilerini terk edip kaybolmuştur.
11/22 Onlar ahirette en büyük kayba uğrayanlardır.
12/57 Ancak
iman eden ve takva sahibi olan kimseler için ahiretteki ödül hayırlı olandır.
13/26 Allah, rızkı dilediğine genişletir de
ölçülendirir de. Dünya hayatı ile şımardılar. Oysa dünya, ahiret hayatı yanında
bir metadan başka bir şey değildir.
13/34 Onlara dünya hayatında bir azap vardır. Ahiret
azabı ise daha zordur. Onları Allah'ın azabından koruyabilecek bir koruyucuları
da yoktur.
14/51 Allah, herkese kazandığına göre karşılık
verecektir. Kuşkusuz Allah, hesabı çabuk görendir.
16/30 Ve takva sahiplerine: "Rabb'inizin
indirdiği şey nedir?" denildi. "İyilik." dediler. Bu dünyada,
iyilik yapanlar için iyilik vardır. Ve elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır.
Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.
16/96 Sizin yanınızda olan şeyler tükenir, Allah'ın
yanında olan şeyler ise tükenmez. Sabredenlere, ödüllerini yaptıkları şeylerin
karşılığı olarak en iyi şekilde vereceğiz.
16/97 Erkek ve kadın, mü'min olarak kim salihatı
yaparsa, ona hoş, temiz bir hayat yaşatırız. Kesinlikle yaptıklarının karşılığını
daha iyisiyle veririz.
16/106 Kalbi
iman ile yatışmış olduğu halde, -baskı ile inkara zorlanan kimse hariç- kim
imanından sonra Allah'ı küfrederse ve kim küfre göğüs açarsa, bilsin ki
Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Bunlar için büyük bir azap vardır.
16/107 Bunun
nedeni, onların dünya hayatını sevip onu ahirete tercih etmeleridir. Allah,
Kafir halkı doğru yola iletmez.
*******************
17/10 Ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırlandığını
haber verir.
Ahirete inanmamak demek, sadece öldükten sonra
dirilmeyeceğiz yada hesap görmeyeceğiz diye inanmak demek değildir. Ahirete
inanmamak demek Yüce Allah bize ahiret ile ilgi neyi, ne kadar ve nasıl
söylediyse, o şekilde ve o kadarına inanmak demektir. Yani Kur'an'da bize
öğretilen dışında bir şeyler ekleyip çıkartırsak da ahirete inanmayanlardan
oluruz. Örneğin birilerinin şefaat edeceğine inanmak, kabir azabının olduğuna
inanmak gibi eklemeler hem şirk olur hem de ahirete inanmamış oluruz. Yada
başta söylediğimiz gibi biz hesap görmeyeceğiz görsek de bize ahirette daha
iyisi verilir yada günahlarımız kadar yanıp cennete gireceğiz gibi inançların
hepsi şirk olmakla beraber ahirete inanmamaktır.
*******************
17/15 Kim doğru yolda olursa, ancak kendi iyiliği
için doğru yolda olur. Kim de saparsa ancak kendi kötülüğü için sapmış olur. Ve
hiçbir yük taşıyıcı, başkasının yükünü yüklenmez. Ve Biz, bir resul
göndermedikçe azap edecek değiliz.
Şu an en büyük resul aramızdadır, Biricik Kur'an'ımız. Herhangi
bir peygamber şu an burada olsaydı Kur'an'a uyarlardı.
*******************
17/19 Kim de ahireti isterse ve mümin olarak onun
gerektirdiği şekilde çalışırsa, işte onların çalışmaları meşkurdur.
17/20 Biz, bu dünyayı isteyene de ahireti isteyene
de veririz. Bu, Rabb'inin atalarındandır. Rabb'inin ataları kısıtlanmış
değildir.
17/21 Bak! Onların bir kısmını bir kısmından daha
fazla imkan sahibi kıldık. Elbette ahiret, dereceler ve imkan bakımından da
daha büyüktür.
17/98 Onların, cezalandırılmalarının nedeni,
ayetlerimizi inkar etmelerinden ve "Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toz
haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?" diye
alay etmeleridir.
18/44 İşte bu durumda velilik, gerçek olarak
yalnızca Allah'a aittir. O, ödüllendirme bakımından da en hayırlı olandır.
Sonuç bakımından da en hayırlı olandır.
18/46 Mal ve çocuklar, dünya hayatının süsüdür.
Kalıcı olan iyi işler ise Rabb'inin yanında daha değerlidir. Ümit bağlama yönünden
de daha değerlidir.
18/88 "Kim iman eder ve salihatı yaparsa, en
iyi karşılık onundur. Biz, ona her türlü kolaylığı göstereceğiz."
18/104 "Onlar,
dünya hayatında iyi işler yaptıklarını sanırlarken, yaptıkları boşa gitmiş olan
kimselerdir."
19/76 Allah, doğru yola yönelenleri, doğru yola
iletir. Yapılmış iyi ve yararlı işler Rabb'inin yanında hem karşılık bakımından
hem de sonuç bakımından hayırlı olandır.
20/15 "Zamanını bildirmemiş olsam da herkesin
yaptığının karşılığını görmesi için kuşkusuz ki o Sa'at gelecektir."
20/127 Haddi
aşanları ve Rabbinin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Ve
ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
20/131 Onlardan
bazı zümrelere, kendilerini sınamak için, dünya hayatının süsü olarak
verdiğimiz şeylere imrenme. Rabb'inin rızkı daha hayırlıdır ve kalıcıdır.
22/11 İnsanlardan bazıları da iş olsun diye Allah'a
kulluk eder. Onun yararına bir şey olursa onunla mutlu olur, eğer bir fitneyle
karşı karşıya kalırsa hemen yönünü değiştirir. O dünyada da ahirette de
kaybedendir. İşte o apaçık bir kayıptır.
*******************
22/15 Kim oldu düşünür/sanır ki asla yardım
etmez ona Allah dünyada ve ahirette; öyleyse uzatıp ulaşsın bir
sebeple göğe, sonra kessin-ayırsın (sebep ile olan
bağlarını-ilişkisini), akabinde baksın-gözleriyle görsün, onun oyun olan
bu taktiği öfkelendiği şeyi giderir mi?
Burada Yüce Allah'ımızın bize verdiği örneği şu şekilde
yorumlayabiliriz. Hani bazen Allah bize yardım etmiyor, bizi görmüyor (haşa)
diye isyan eden olur ya. Yüce Allah ben size aslında her anınızda yardım
ediyorum. Ama siz anlamıyorsunuz, işte size örnek. Bir uzay aracına binin,
uzaya çıkın ve o uzay aracından koruma giysisi olmadan inin (veya koruma
giysili fark etmez), bakın bakalım yardım etmiş miyim, etmemiş miyim, ediyormuşum
yoksa etmiyormuşum Sizi koruyan atmosferi, nefes almanızı sağlayan oksijeni
nasıl vermişim, göğü nasıl yükseltip göğün altını sizin yararınıza sunmuşum bir
anlayın der. Bu ayet hayal gücü ve bilim ile sınırlıdır. Yani bildiklerimizle.
*******************
23/111 "Gerçek
şu ki, bugün onlara sabretmelerinin karşılığını verdim. Onlar kazançlı
çıkanlardır."
24/14 Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve
rahmeti sizin üzerinize olmasaydı, içine düştüğünüz şeyden dolayı size
kesinlikle büyük bir azap dokunurdu.
24/19 İnananlar arasında, fahişenin yayılmasından
hoşlananlara dünya ve ahirette acı bir azap vardır. Allah bilir, siz
bilmezsiniz.
24/23 Hiçbir şeyden haberi olmadığı halde muhsan
mü'min kadınlara iftira atan kimseler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve
onlar için büyük bir azap vardır.
24/38 Yaptıklarına karşılık Allah onlara en iyi
karşılığı verecek ve lütfundan daha fazlasını da verecektir. Ve Allah hak edeni
hesapsız rızıklandırır.
27/90 Ve kim kötü şeylerle gelirse, onlar da yüzüstü
ateşe atılır. Yaptıklarınızın karşılığından başka bir şeyle mi
cezalandırılıyorsunuz?
28/54 İşte onlara sabrettiklerinden dolayı, ödülleri
iki kat verilecektir. Onlar, kötülüğü iyilik ile savarlar. Kendilerine
verdiğimiz rızıktan infak ederler.
28/60 Size verilen her şey, aslında dünya hayatının
geçimliğidir ve ziynetidir. Allah'ın katında olanlar ise daha hayırlı ve daha
kalıcıdır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
28/80 İlim verilmiş olanlar: "Size yazıklar
olsun! İnanan ve salihatı yapan kimselere Allah'ın vereceği ödül daha
hayırlıdır. Buna sabredenlerden başkası kavuşamaz." dediler.
28/84 Kim bir iyilik ile gelirse; ona, ondan daha
hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük ile gelirse; yaptığı kötülük kadar
cezalandırılır.
*******************
29/7 İnanan
ve salihatı yapanların kötülüklerine mutlaka küfrederiz. Ve kesinlikle onlara
yaptıklarından daha iyisi ile karşılık vereceğiz.
Kur'an'da Kef-Fe-Ra kökü ile gelen kelime kafir
manasındadır. Buradaki çeviri yanlıştır. Mana bakımından küfretmek olarak
kullanılması da bazı hallerde doğru olabildiği gibi bu ayette küfrederiz
şeklinde çeviri yanlıştır. Doğru yolda olup doğru işler yapanların kötü
işlerine, günahlarına kafirlik ederiz şeklinde doğru olacaktır. Kafir yani
kafirlik etmek Arapçada gizleyip, örtmek demektir. İnanmayanlara kafir diyoruz
ya çünkü onlar gerçeği yani Yüce Allah'ın ayetlerini gizleyip örtüyorlar. Kafir
kelime anlamı olarak örneklersek, bir çiftçi tarlaya tohum attıktan sonra
toprak ile üzerini örtmesine kafirlik etti şeklinde söylenir. Yani tohumu
gizledi örttü manasında. Bu ayette de salihatı yapanların kötü işlerini Yüce
Allah örterim diyor.
*******************
29/64 Bu dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka
bir şey değildir. Ahiret yurdu, gerçek hayattır. Keşke, bunun farkında
olsalardı!
30/45 İnanan ve salihatı yapanlara lütfundan karşılık
verir. O, Kafirleri sevmez.
32/17 Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı
olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.
33/24 Allah,
doğru kimseleri, doğruluklarından dolayı ödüllendirecek, münafıkları, dilerse
cezalandıracak veya tevbelerini kabul edecektir. Kuşkusuz Allah, Çok
Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
34/4 O
gün; iman edip, salihatı yapanları ödüllendirecektir. Onlar için bağışlanma ve
cömertçe rızık vardır.
34/17 Bu, Kafirlik etmeleri nedeniyle, onları
cezalandırmamızdır. Biz, yalnızca Kafirleri cezalandırırız.
34/37 Sizi, Bize yaklaştıracak olan, mallarınız ve
evlatlarınız değildir. İnananlar ve salihatı yapanlar, işte onlara yaptıklarına
karşılık kat kat ödül vardır. Ve onlar, yüksek makamlarda güven içindedirler.
36/54 Artık bugün kişi, hiçbir haksızlık görmeyecek.
Sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.
37/39 Sadece yapmış olduğunuz şeyin karşılığını
alacaksınız.
39/10 De ki: "Ey inanan kullar! Rabb'inize
karşı takvalı olun. Bu dünyada, iyi olanlar için iyilik vardır. Allah'ın arzı
geniştir. Ancak sabredenlere ödülleri hesapsız ödenir.
39/26 Allah, onlara dünya hayatında zilleti
tattırdı. Ahiret azabı elbette daha büyüktür. Keşke bilmiş olsalardı.
39/34 Onlar için Rabbleri yanında diledikleri her
şey vardır. İşte budur muhsin olanların karşılığı.
39/35 Allah, onların yaptıklarının en kötülerine
kafir olacak; yaptıklarının karşılığında, en iyisiyle karşılık verecek.
*Kafir kellime anlamı için 29/7 ayet açıklamasına bakınız.
40/17 Bugün her kişi kazandıklarıyla hesaba
çekilecektir. Bugün, haksızlık yoktur. Kuşkusuz Allah hesabı çabuk görendir.
41/16 Bunun üzerine, dünya hayatında zillet azabını
onlara tattırmamız için, o bahtsız günlerde dondurucu bir rüzgar gönderdik.
Ahiret azabı ise daha rezil edicidir. Ve onlara yardım da olunmaz.
41/27 Böylesi Kafirlere şiddetli bir azap
tattıracağız. Ve onları yaptıklarının en kötüsü ile kesinlikle
cezalandıracağız.
42/20 Kim ahiret ekinini isterse, Biz onun kazancını
artırırız. Kim dünya ekinini isterse, ona da ondan artırırız. Ve onun için
ahirette hiçbir nasip yoktur.
42/40 Bir kötülüğün karşılığı o kötülük
ölçüsündedir. Ama kim bağışlar ve düzeltici olursa artık onun karşılığı Allah'a
aittir. Kuşkusuz O, haksızlık yapanları sevmez.
43/35 Ve altına boğardık. Bunların tamamı, dünya
hayatının kazanımından başka bir şey değildir. Ahiret ise Rabb'inin yanında,
yalnızca takva sahipleri içindir.
45/14 İnananlara de ki: "Allah'ın, kendilerini
hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her halka yaptıklarının
karşılığı verilecektir."
45/22 Allah, gökleri ve yeryüzünü "hakk"
ile yarattı. Herkes yaptığının karşılığını görecek ve hiç kimseye haksızlık
edilmeyecektir.
46/19 Herkesin yaptığına karşılık bir derecesi
vardır. Hiç kimse haksızlığa uğratılmaksızın, yaptıklarının karşılığı tam
olarak ödenir.
46/20 Kafirler, ateşe arz edilirlerken, onlara:
"Dünya hayatınızda sahip olduğunuz tüm güzel şeyleri boşa harcadınız.
Onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve doğru yoldan
saptığınız için, artık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız."
denir.
46/25 "Rabb'inin emri ile her şeyi yok
edecek!" Böylece, meskenlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. Biz,
suçlu halkı böyle cezalandırırız.
47/36 Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve eğlencedir.
Eğer iman eder ve takva sahibi olursanız, size ödülleriniz verilir. Ve sizden
mallarınızı istemez.
53/31 Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır.
Bu, kötülük yapanların cezalandırılması ve iyilik yapanların daha iyisiyle
ödüllendirilmesi içindir.
53/38 Gerçek şu ki, hiçbir günahkar, başka bir günahkarın yükünü yüklenemez.
53/39 Ve
gerçek şu ki, insan için çalışmasından başka bir şey yoktur.
53/40 Ve onun çalışması yakında görülecektir.
53/41 Sonra karşılığı kendisine eksiksiz olarak
verilecektir.
53/42 Sonunda dönüş yalnızca Rabb'inedir.
55/60 İyiliğin karşılığı, iyilikten başka olabilir
mi?
57/20 Bilin ki dünya hayatı bir oyundur, bir
oyalanmadır; aranızda bir ziynettir, bir övünmedir, mallarda ve çocuklarda
çokluk yarışıdır. Onun durumu; bitirdiği bitkilerle Kafirlerin hoşuna giden
yağmur gibidir. Ardından o bitkileri kurur, onları sararmış görürsün. Sonra da
çer çöp olurlar. Ahirette, şiddetli bir azap da Allah'ın hoşnutluğu ve
bağışlaması da vardır. Dünya hayatı ise aldatıcı bir metadan başka bir şey
değildir.
66/7 Ey
Kafirler! Bugün özür dilemeyin! Siz, yalnızca yaptıklarınızın karşılığını
görmektesiniz.
76/22 Bu sizin ödülünüzdür. Çabalarınız bu karşılığı
hak etti.
87/16 Ne var ki siz dünya hayatını tercih
ediyorsunuz.
87/17 Oysaki ahiret hayatı daha hayırlı ve daha
kalıcıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder