17 Ocak 2025 Cuma

EN / DAHA / BÜYÜK

 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM                                                         

Allah’ın adıyla Rahman Rahim.                                                                                                                                                                      

                                                                                                                                             

                                                                                                                                                                                

EN / DAHA / BÜYÜK                                                                                                                                                                         

                                  

Yüce Rabb'imizin bize verdiği öğütlerden, bahsettiği şeylerden bazılarına daha bir dikkat etmemiz gerektiğine dair işaretler vermektedir Şerefli Kur'an'ımızda. Bunlardan bahsederken şu bundan daha büyüktür, en güzeli şöyledir, şu daha iyidir, bu daha kötüdür, şu şey veya şu insan bundan daha değerli veya değersizdir v.s. gibi bizleri uyarır, mesajlar verir. Ne neyden veya kim kimden yada hangi ceza veya ödül birbirinden dahadır, endir, büyüktür daha iyi kavrayalım istedim.

Bu ve bunun gibi Yüce Rabb'imin daha bir önemli olduğuna veya birinin/birşeyin daha, en, büyük olduğuna dair işaretlerini verdiğini düşündüğüm ayetleri bir araya toplayıp bunlara dikkat çekerek, bizlerinde belki bu ayetler ışığında nelere daha fazla önem vermemiz gerektiği konusunda fikir ediniriz diye düşündüm.

Yalnız yanlış anlaşılmasın. Şerefli Kur'an'ımızın her bir harfi, kelimesi, cümlesi Allah kelamdır ve aynı derecede önem taşır. Ben sadece bazı konulara sanki Yüce Allah bir tık daha dikkat edilmesi gerektiğini söyledi düşüncesi ve çıkarımımla bu çalışmayı yapma gereği duydum.                    

Bu ve bunun gibi Rabb'imin daha bir önemli olduğuna dair işaretlerini verdiğini düşündüğüm ayetleri Yüce Allah'ın izni ve dilemesi ile alalım, okuyalım, akledelim, Yüce Allah furkan nasip ederse o zaman yukarıda izah ettiğim şekildeki düşünce tarzım doğrumu yoksa yanlış mı herkes kendi karar verebilir.                                                                                                                           

Çalışmaya başlamadan daha önce belirttiğim bir hususu tekrar belirtmek durumundayım.

 

Çevirilerde daha önce bahsettiğimiz gibi hayrun kelimesini daha diye ekliyerek çevirmişler. Yani hayırlıdır veya sevaptır v.s. olması gerekirken daha hayırlıdır, daha sevaptır v.s. diye çevirmişler. Çevirilere müdahale etmedim ama kesinlikle de katılmadığımı bir kez daha belirtmek isterim. Hayrun kelimesinde daha anlamı yoktur.                                                                                      

Bu çalışmaya özel olarak, olmaması gereken fazladan yazılan daha kelimelerini işaretlemeye çalışıcam. Okurken dikkat edin lüfen.                                                                                                                                                                                                                                   

Bazen daha eklendiğinde sıkıntı olmayan ayetler olduğu gibi, daha kelimesi eklendiğinde anlamının aşırı değiştiğini, çok ciddi yanlış anlam sonuçlarına yol açtığını hatta belki de şirk sayılabilecek bir günah olabileceği kanaatindeyim.                                                                                           

Ayetleri okurken Arapçasına bakıp bu şekilde anlamlandırılması doğru olacaktır. Neden ısrarla hayrun kelimesinin başına daha ekleyip de daha hayırlıdır gibisinden çevrilmemesi gerektiğini savunduğumun açıklamasına da RİBA başlığı altında 2/278 - 2/279 ve 2/280 ayetinin çalışmasına bakabilirsiniz. 2/184 ayeti ile örnekledim.                                                                          





Ayrıca bu çalışmamızda da 2/271 in açıklamasında da mevcuttur. 


Not 1: Sadece konu ile ilgili ayetleri aldım. Ayette anlaşılmayan noktalar var ise ayetin öncesini ve/veya sonrasını Şerefli Kur'an'ımızdan lütfen okuyunuz.                                                        

Not 2: Yorum yapılabilecek bazı ayetler olmasına rağmen sadece çok ama çok önemli gördüğüm birkaç ayet için yorum yazdım.         



***************************

2/197  Hacc, bilinen aylardır. Kim haccı farz edinirse; o esnada, uygunsuz davranmak, fasıklık yapmak ve kavga etmek yoktur. Ne hayır işlerseniz Allah onu bilir. Azık edinin. Kuşkusuz azığın en hayırlısı takvadır. Ey selim akıl sahipleri! Bana karşı takvalı olun!                                                                                                                                         

Hac mevzusu şu an yapılan şekli gibi değildir. Kur'an'da hac ile ilgili kavramlara baktığımızda ortaya bambaşka bir şey çıkar. Şu an hacda yapılan ibadet, ibadet değildir. Şirktir. Hac konusunda inşaallah inceleyeceğiz.                                                                                                                           

***************************

2/219  Sana hamrın ve şans oyunlarının hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için yararları olsa da. Günahları yararlarından daha büyüktür." Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Afvı." Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz.

2/220  Dünya ve ahiret hakkında... Bir de sana öksüzleri soruyorlar. De ki: "Onların hayatlarını düzene sokmak, sahipsiz bırakmaya gröe *hayırlı olandır." Eğer birlikte yaşayacak olursanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncu olanla yapıcı olanı ayırt etmesini bilir. Eğer, Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Zira Allah, Çok Güçlü ve Her Şeye Egemen'dir.                                                                                                                                                                                             

***************************

2/221  İman etmedikçe müşrik kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz de mü'min bir emet, müşrik bir kadına göre *hayırlı olandır. İman etmedikçe, müşrik erkeklerle evlenmeyin. Beğenseniz de abd olan bir Mü'min, Müşrik bir erkeğe göre hayırlı olandır. Zira onlar ateşe çağırırlar. Allah ise izni ile Cennet'e ve  bağışlanmaya çağırır. İnsanlara ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki öğüt alıp düşünürler.         

* 2/220 ve 2/221 ayetlerinde Hayrun kelimesine daha, en gibi ekleme yapılmadan çevrilmiş. Demek ki oluyormuş ::))                                                                                                                     

***************************

2/271  Sadakaları açıktan vermeniz güzeldir. Ancak fakirlere yapacağınız yardımı gizliden yaparsanız bu sizin için *daha hayırlıdır. Bu, kötülüklerinizin bir kısmının kapanmasını sağlar. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.      

* Bu ayette de daha eklenmiş. Yukarıda belirttiğim gibi olmaması gereken daha, en gibi eklemeleri işaretleyeceğim. Çevirilerde değişiklik yapmayacağım. Ona göre bakarsınız. Her ikisinden de çeviri anlamında örneklemiş oldum (Normal kullanılmaması gereken hali ve kullanılmaması gerekirken kullanılan hali).                                                                                                                                                                                         

Bir kez daha belirteyim. Hayırlı anlamına gelen hayrun kelimesine daha eklenerek anlamı kuvvetlendirme çabası, bazı ayetlerde mana bozukluğuna, eylem yanlışlığına yol açacaktır. Yüce Allah'ın bize verdiği mesajın çarpıtılmasına neden olacaktır. Yukarıda yazdığım neden bu şekilde çevrilmemesi örneğine (riba çalşmasında) baktıysanız sanırım durum netleşmiştir.

Bu ayet özelinde de konuyu tekrar izah etmem gerektiği düşüncesindeyim. Sadakaları açıktan vermek güzelmiş. Fakat fakirlere yapılacak yardımı gizliden yaparsak da hayırlıymış. Konuyu biraz açalım. Tabii ki Kur'an bütünlüğünü içinde. Sadakaları açıktan verdik. Sadaka ihtiyacı olana bir yardımdır. Açıktan vermek demek birine yaptığın yardımı gizlememek demektir. Yalnız dikkat, bu gizlememe yardım yapılanı rencide edecek hiçbir şekilde olmamalı (verdiğin şeyi o kişiye gözüne sokar gibi söyleyip mahçup etmek v.s.), aynı zamanda da yardım ettiğini başkasına söylerken kime yardım ettiğini ve neyi ne kadar verdiğini söylememeli ki büyüklük taslamak, artislik yapmak gibi olmasın. Açıktan verilen yardım başkasını da birilerine yardım etmeye teşvik edecek şekilde olmalı ve aynı zamanda yardım edileni rencide etmeden, verdiğin şeyle de büyüklük taslamadan olmalıdır. Sadakanın açıktan verilmesi demek budur.                                                                

Gizliden yaparsak da bunu Allah görecektir ve bu bizim için hayırlı olacaktır. Açıktan yapılan hayırsız olacak demek değildir. İkisinin de karşılığını alıcaz fakat her iki türlü yardımı da Yüce Rabb'imiz teşvik eder. Çünkü toplumda her iki türlü yardımın da yapılması gerekir. Hem yardıma ihtiyacı olana yardım edilir hem de durumu olanlar yardım etmeye teşvik edilir. Şimdi bu bağlamda ayeti sadakaları açıktan vermek güzeldir, ancak gizli yardım etmeniz sizin için daha hayırlıdır diye çevirip, hayrun kelimesine olmayan bir daha kelimesi eklersek ne olur düşünelim.                                                      

Yardım edecek kişi daha hayırlı olması bakımından direk yardımı gizli yapacaktır. Açıktan bir yardım olmadığından durumu olan diğer insanları teşvik edici bir proses olmayacaktır. Ayetteki sadakaları açıktan vermek güzeldir kısmı direk göz ardı edilecektir. Yüce Allah’ın mesajının bir kısmı es geçilmiş olacaktır. Eğer yardımların hepsinin gizli olması gerekseydi Yüce Allah bu şekilde söylerdi. Demek ki açıktan da yardım edilmesi gerekir.

Her iki yoluda bize gösteren Yüce Allah tercihi bize bırakmıştır. Fakat daha hayırlıdır diye çevirilirse yardım yapacak olan illa ki daha hayırlı olanı tercih edecektir ki Yüce Allah’ın ilk mesajı ( sadakaların açıktan verilmesi) önemsizleştirilmiş olur.                                                 

Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Yalnız yukarıda riba çalışmasında ki örnekten bakın dediğim çalışmaya bakabilirseniz orda işlediğimiz aynı konu olmasına rağmen sonuçları çok daha ciddidir.                                                                                                                                                         

***************************

2/280  Eğer borçlu dardaysa ona ödemede kolaylık sağlayın, eğer alacağınızı bağışlarsanız, bunun sizin için daha hayırlı olduğunu bilin.                                                                                                                            

 

 

3/14   Kadınlara, çocuklara, yığınlarla altın ve gümüşe, soylu atlara, davarlara ve ekinlere karşı tutkulu sevgi insanlara cazip gösterilmiştir. Bunlar, dünya hayatının geçimlikleridir. Oysa asıl iyi olan sonuç Allah'ın yanındadır.

3/15   De ki: "Size bundan daha hayırlısını haber vereyim mi? Takva sahipleri için, Rabb'lerinin katında, içinde sürekli kalacakları, içinden nehirlerin aktığı Cennetler, arındırılmış eşler ve Allah'ın rızası vardır." Kuşkusuz, Allah, kullarını Hakkıyla Gören'dir.

3/157  Eğer Allah yolunda ölür veya öldürülürseniz, Allah'tan size bir bağışlama ve bir rahmet vardır. Bilin ki bu, insanların toplayacakları her şeyden daha hayırlıdır.

3/172  Yaralanmalarına rağmen, Allah ve Resul'ünün davetine uyanlar, iyilik yapanlar ve Allah için takvalı olanlar için çok değerli bir karşılık vardır.

3/176  Küfrde yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

3/179  Allah, tayyib olanı habis olandan ayırmadan; Mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten haberdar edecek de değildir. Ancak Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde, Allah'a ve resullerine iman edin. Eğer iman edip, takvalı davranırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.

3/195  Ve Rabb'leri, onlara cevap verdi: "Ben, sizden; erkek olsun, kadın olsun -ki hepiniz birbirinizdensiniz- iyi şeyler yapanların yaptıklarının karşılığını boşa çıkarmam. Onlar ki benim yolumda hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerdir. İşte bunların kötülüklerini örterim. Onların yaptıklarının karşılığı Allah'ın yanındadır. Kuşkusuz, onları içinden nehirler akan Cennetlere koyacağım. Karşılıkların en iyisi, Allah katındadır."

3/198  Fakat Rabb'lerine karşı gelmekten sakınan kimseler için, içinden ırmaklar akan Cennetler vardır. Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, Allah katından bir konaklamadır. İyi kimseler için, Allah katında olan daha hayırlıdır.                                                                                                                                                             

 

4/13   İşte bunlar, Allah'ın yasalarıdır. Kim Allah'a ve Resul'üne itaat ederse, onu içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacak, orada sürekli olarak kalacaktır. İşte büyük başarı budur.

4/40   Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Yaptığınız iyiliği kat kat arttırır ve kendinden büyük bir ödül verir.

4/58   Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi buyurmaktadır. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

4/74   Öyleyse, ahiret hayatını dünya hayatına tercih edenler, Allah yolunda savaşsınlar. Kim, Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Biz, ona ileride büyük bir karşılık vereceğiz.

4/77   Görmez misin kimseleri? Denildi onlara; çekin ellerinizi; ve dikin/ayağa kaldırın salâtı5; ve verin zekâtı10; öyle ki ne zaman yazıldı onlara savaş; o zaman bir fırka/bir bölük onlardan haşyet53 duyar insanlara; haşyet53 duyar gibi Allah'a; ya da daha şiddetli bir haşyet53 duyma; ve dediler: “Rabbimiz4! Niçin yazdın bize savaş? Keşke tehir etseydin/erteleseydin bizi yakın bir ecele/bir süreye”; de ki: “Dünya metası54 azdır; ve ahiret hayırlıdır; kimse için; takvalı21 oldu; ve zulmedilmez sizlere bir fitil/bir sicim137 (kadar).

4/84   O halde, sen, Allah yolunda savaş. Çünkü sen, ancak kendinden sorumlusun. İnananları da teşvik et. Umulur ki Allah Kafirlerin baskısını kırar. Çünkü Allah'ın baskısı daha güçlüdür. Cezalandırması daha şiddetlidir.

4/114  Hak gözetmeyi, iyi şeyler yapmayı ve, insanların arasını düzeltmeyi isteyenlerin görüşmeleri hariç, onların gizli görüşmelerinde bir hayır yoktur. Kim bunları yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, ileride ona büyük bir ödül vereceğiz.

4/122  İman edip, salihatı yapanları, içinde kesintisiz ve ebedi olarak kalacakları, altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Allah'ın verdiği söz hakikattir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

4/146  Ancak tevbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar hariç. İşte bunlar, Mü'minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, Mü'minlere büyük bir ödül verecektir.

4/162  Fakat onlardan ilimde kök salanlar; ve müminler27; iman47 ederler sana indirilene ve senden önce indirilene; ve dikenlerdir/ayağa kaldıranlardır salâtı5; ve verenlerdir zekâtı10; ve iman47 edenlerdir Allah'a ve ahiret gününe; işte bunlar; getireceğiz/vereceğiz onlara bir büyük ecir/karşılık.

4/171  Ey ehli kitap135! Sınırı aşmayın dininizde; ve demeyin Allah üzerine hak/gerçek dışında; ancak ki Mesih Îsa; Meryem oğlu; resulüdür/elçisidir Allah'ın; ve kelimesidir O’nun (Allah’ın); attı onu Meryem'e doğru; ve bir ruh O'ndan (Allah’tan); öyle ki iman47 edin Allah'a ve resullerine/elçilerine O’nun; ve demeyin "üç"; yasaklayın/engelleyin bir hayır/iyilik (olarak) sizlere; ancak ki Allah bir tek ilâhtır74; Subhân'dır7 O; ki olmaz O’na bir çocuk; O'nadır göklerde olan ve yerde olan; ve kafî geldi/yetti Allah bir vekîl (olarak).                                                                                                                                                                  

                                                                                                                                             

5/9     Allah, iman edip salihatı yapanlara söz verdi, onlar için bağışlanma ve büyük bir karşılık vardır.

5/60   De ki: Allah'ın katında ceza olarak bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah'ın lanet ettiği, gazabına uğrattığı ve onlardan maymunlar, domuzlar ve tağuta kulluk eden kimseler yapmışsa, işte bunlar, durumları bakımından en kötü olan ve doğru yoldan sapmış olanlardır.

5/119  Allah: "Bugün, doğruluklarının doğrulara fayda sağlayacağı gündür." dedi. Onlar için, içinden nehirlerin aktığı Cennetler vardır. Orada süresiz kalacaklar. Allah onlardan, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük başarı budur.                                                                                                                                                     

 

6/32   Dünya hayatı, bir oyun ve oyalanmadan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, takva ehli olanlar için daha hayırlıdır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?                                                                                                                                                                        

 

7/26   Ey âdemoğulları! Muhakkak indirdik sizlere bir elbise; örter ayıp olan cinsel organ bölgelerinizi; ve bir süs; ve takva21 elbisesi; işte bu; hayırlıdır; işte bu; ayetlerindendir Allah'ın; belki onlar düşünüp öğüt alırlar.

7/85   Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı. Dedi ki: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Rabb'inizden size bir beyyinat gelmiştir. Ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanlara mallarını eksik vermeyin. Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer mü'minler iseniz bu, sizin için hayırlı olandır."

7/169  Onların yerine Kitap'a mirasçı olanlar, nasıl olsa bağışlanacağız diyerek dünyanın geçici menfaatlerini tercih ettiler; kendilerine buna benzer şeyler gelse, onu da tercih ederler. Onlardan, Kitap'a bağlı kalacaklarına ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyeceklerine dair söz alınmamış mıydı? Oysaki onlar, o Kitap'ta olanı okumuşlardı. Ahiret yurdu takva sahibi olanlar için daha hayırlıdır. Hala akletmeyecek misiniz?                                                                                                                                                          

                                                                                                                                                                                                                                                                                          

8/22   Allah katında, yeryüzündeki canlıların en değersizi, aklını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir.

8/28   Bilin ki mallarınız ve evlatlarınız ancak birer fitnedir. Kuşkusuz Allah'ın yanında çok büyük ödül vardır.      

8/55   Allah katında canlıların en şerlisi, Kafirlerdir. Artık onlar inanmazlar;

8/70   Ey Nebi! Elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar." Allah'ın Rahmeti Bol'dur, Kesintisiz'dir.                                                                      

 

 

9/3     Bu Allah ve Resul'ünden; Hacc-ı Ekber gününde, insanlara bir duyurudur. Allah ve Resul'ü müşriklerden uzaktır. Ey müşrikler! Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlı olandır. Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Kafirleri can yakıcı bir azaptan haberdar et.

9/13   Antlarını bozup, Resul'ü yurdundan çıkarmaya karar veren ve size karşı saldırıya ilk geçen bir halkla savaşmaz mısınız? Yoksa onlara huşu duyuyorsunuz? Eğer gerçekten inananlar iseniz, Allah'a daha çok huşu duymanız gerektiğini bilmelisiniz.

9/20   İman edip, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat edenlerin, Allah katında dereceleri daha üstündür. İşte onlar kazançlı olanlardır.

9/22   Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Kuşkusuz büyük ödül Allah katındadır.

9/38   Ey iman edenler! Size ne oluyor ki, Allah yolunda seferber olun denildiği zaman, işi ağırdan aldınız. Yoksa ahiret hayatı yerine dünya hayatını mı tercih etiniz. Ama ahiret hayatının yanında dünya hayatının değeri pek azdır.

9/41   Ağır ve hafif her türlü savaş araç gereçleriyle seferber olun. Mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

9/62   Sizi hoşnut etmek için, Allah'a yemin ediyorlar. Oysaki gerçekten inanıyorlarsa, Allah ve Resulü hoşnut edilmeye daha layıktır.

 9/63  Bilmediler mi ki: Kim Allah'a ve Resulüne karşı haddi aşarsa, onun için, içinde sürekli kalacağı Cehennem ateşi vardır. İşte bu, büyük rezilliktir.

9/72   Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, içinden ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları Cennetler ve Adn Cennetlerinde temiz yerleşim yerleri söz verdi. Allah'ın razı olması ise daha büyüktür. İşte büyük başarı budur.

9/81   Allah'ın Resulüne muhalefet ederek geride kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Mallarıyla, canlarıyla cihad etmekten hoşlanmadılar. Bir de, "Bu sıcakta savaşa çıkmayın." dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır." Keşke anlasalardı!

9/89   Allah, onlar için içinden ırmaklar akan, içinde süresiz kalacakları Cennetler hazırlamıştır. İşte büyük başarı budur.

9/111  Allah, kendi yolunda savaşarak ölen ve öldüren mü'minlerin; canlarını ve mallarını Cennet karşılığında satın almıştır. Bu, Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da gerçek olan bir söz vermedir. Allah'tan daha iyi sözünde duran kim olabilir? O halde, O'nunla yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte büyük başarı budur.

9/121  Büyük veya küçük, yaptıkları her yardım ve güçlük içinde aştıkları her vadi, kendilerine yazılacaktır. Allah, yaptıklarından daha iyisiyle kendilerini ödüllendirecektir.                                                                                                                                                                                                                                                            

 

 

10/26  İyi ve güzel davrananlar için daha güzeli ve fazlası var. Onların, yüzleri ne kararır ne de hor görülmekten kızarır. Onlar, Cennet halkıdır. Orada sürekli kalıcıdırlar.

10/58  De ki: "Allah'ın fazlı ve rahmetiyle gönül huzuruna kavuşsunlar. Bu onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır."

10/64  Onlar için dünya hayatında da ahirette de müjdeler vardır. Allah'ın kelimelerinde asla bir değişiklik olmaz. İşte en büyük başarı budur.                          

 

 

11/22  Onlar ahirette en büyük kayba uğrayanlardır.

11/86  Eğer mü'minler iseniz, Allah'ın bıraktığı sizin için hayırlı olandır. Yoksa ben, gözetleyiciniz değilim."

11/102 İşte Rabb'in, zulmeden kentleri cezalandırdığı zaman, böyle cezalandırır. O'nun cezası çok acı verici ve çok şiddetlidir.                                                                                                                            

                                                                                                                                                                                

12/39  "Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı rabler mi daha hayırlıdır, yoksa Kahhar olan tek Allah mı?"

12/57  Ancak iman eden ve takva sahibi olan kimseler için ahiretteki ödül hayırlı olandır.                                                                                                                             

 

 

13/18  Rabb'lerinin çağrısına uyanlar için, en iyi karşılık vardır. O'na uymayanlar ise, yeryüzünde bulunanların tamamı ve bir o kadarı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini karşılık olarak verirlerdi. Hesabın kötüsü onlar içindir. Varacakları yer Cehennem'dir. O ne kötü bir yataktır.

13/24  "Sabretmeniz nedeniyle size selam olsun. Dünya yurdunun sonu ne güzeldir."

13/34  Onlara dünya hayatında bir azap vardır. Ahiret azabı ise daha zordur. Onları Allah'ın azabından koruyabilecek bir koruyucuları da yoktur.                                                                                                                                                                  

 

 

16/30  Ve takva sahiplerine: "Rabb'inizin indirdiği şey nedir?" denildi. "İyilik." dediler. Bu dünyada, iyilik yapanlar için iyilik vardır. Ve elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.

16/41  Zulme uğramalarından sonra, Allah yolunda hicret eden kimseleri, kesinlikle dünyada iyi bir yere yerleştiririz. Ahiret ödülü ise daha büyüktür. Keşke hicretten geri kalanlar bunu bilselerdi!

16/95  Allah'ın ahdini, küçük bir çıkara değiştirmeyin. Şayet bilirseniz, Allah'ın yanındaki ödülünüz daha iyidir.

 16/96 Sizin yanınızda olan şeyler tükenir, Allah'ın yanında olan şeyler ise tükenmez. Sabredenlere, ödüllerini yaptıkları şeylerin karşılığı olarak en iyi şekilde vereceğiz.

 16/97 Erkek ve kadın, mü'min olarak kim salihatı yaparsa, ona hoş, temiz bir hayat yaşatırız. Kesinlikle yaptıklarının karşılığını daha iyisiyle veririz.

16/106  Kalbi iman ile yatışmış olduğu halde, -baskı ile inkara zorlanan kimse hariç- kim imanından sonra Allah'ı küfrederse ve kim küfre göğüs açarsa, bilsin ki Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Bunlar için büyük bir azap vardır.

16/125  Rabb'inin yoluna, hikmetle ve iyiliği öğütleyerek çağır. Onlarla en iyi şekilde mücadele et. Kuşkusuz Rabb'in, kimin Kendi yolundan saptığını çok iyi bilir; doğru yolda olanları da en iyi O bilir. 

16/126     Eğer siz, sert karşılık vermek zorunda kalırsanız, o zaman onların size verdiği karşılığa orantılı olarak karşılık verin. Ama sabrederseniz, elbette böyle bir davranış sabredenler için daha hayırlıdır.                                                                                                                                     

 

17/21  Bak! Onların bir kısmını bir kısmından daha fazla imkan sahibi kıldık. Elbette ahiret, dereceler ve imkan bakımından da daha büyüktür.

17/35  Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Hayırlı ve iyi olan budur.                                                                                                                                               

 

18/2   Dosdoğru ayakta; uyarması için şiddetli bir perişanlığı/bir üzüntüyü/bir kaygıyı; katından/indinden; ve müjdeler müminleri27; sâlihât18 yapan kimseleri; ki onlaradır güzel bir ecir/bir karşılık.      

18/15  Şunlar kavmimiz; edindiler O'nun astında ilahlar; apaçık bir delille/yetkiyle onlara gelmeleri gerekmez mi? Öyle ki, kim daha zalimdir Allah'a karşı bir yalan iftira atan kimseden.

18/31  İşte onlara Adn Cennetleri vardır. Onların içinden nehirler akar. Orada, altından bileziklerle süslenirler. İnce ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerler. Orada tahtlar üzerine yaslanırlar. Ne güzel bir karşılık ve ne iyi bir ağırlanma yeri!

18/44  İşte bu durumda velilik, gerçek olarak yalnızca Allah'a aittir. O, ödüllendirme bakımından da en hayırlı olandır. Sonuç bakımından da en hayırlı olandır.

18/46  Mal ve çocuklar, dünya hayatının süsüdür. Kalıcı olan iyi işler ise Rabb'inin yanında daha değerlidir. Ümit bağlama yönünden de daha değerlidir.

18/57  Rabb'inin ayetleriyle öğüt verildiği zaman onu dikkate almayan ve yapıp ettiklerini önemsemeyen kimseden daha haksız kim vardır? Biz, böylelerinin kalplerinin üzerine, gerçeği düşünüp kavramayı engelleyen bir örtü, kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları doğruya yöneltmeye çalışsan da artık asla doğru yola dönmezler.

18/88  Ve iman47 etmiş; ve sâlihât18 yapmış kimseye gelince; onadır güzel bir ceza63; ve diyeceğiz ona emrimizden kolayını.

18/103  De ki: "Size, yaptıklarından dolayı en çok kayba uğrayanları haber verelim mi?"

18/104  "Onlar, dünya hayatında iyi işler yaptıklarını sanırlarken, yaptıkları boşa gitmiş olan kimselerdir."

18/105  İşte onlar, Rabblerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu nedenle onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Artık Kıyamet Günü onlara hiçbir değer vermeyiz.

18/106  Küfretmeleri, ayetlerimi ve resullerimi alaya almaları nedeniyle onların cezaları Cehennem'dir. 

18/107   İman edip, salihatı yapanların ikramı Firdevs Cennetleridir.

18/108  Orada devamlı kalırlar. Asla ayrılmak istemezler.                                                                                                                                                                    

                                                                                                                                                         

19/76  Allah, doğru yola yönelenleri, doğru yola iletir. Yapılmış iyi ve yararlı işler Rabb'inin yanında hem karşılık bakımından hem de sonuç bakımından hayırlı olandır.                                                                                                                                                                                                                                                   

20/131  Onlardan bazı zümrelere, kendilerini sınamak için, dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere imrenme. Rabb'inin rızkı daha hayırlıdır ve kalıcıdır.                                                                                                       

 

21/103  O en büyük dehşet, onları kaygılandırmayacak. Ve melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür." diye onları karşılayacaklar.                                                                                                             


22/30  İşte böyle. Kim Rabb'inin yasaklarına uymada gerekli özeni gösterirse, bu onun için daha hayırlıdır. Size okunanlar hariç, diğer hayvanlar helal kılındı. Artık putların pisliğinden kaçının. Yalan sözden kaçının.      

22/72  Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o Kafirlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Nerede ise kendilerine ayetlerimizi okuyanlara  saldıracaklar. De ki: "Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah'ın Kafirlere sözüdür. O, ne kötü bir varış yeridir."                                                                                                             

 

23/72  Yoksa onlardan bir karşılık mı bekliyorsun? Rabbinin vereceği karşılık daha hayırlıdır. O rızıklandıranların en hayırlısıdır.                                                                                                                             

                   

24/27  Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, sahiplerinin sizi istekle karşılayacaklarından emin olmadan ve selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Umulur ki öğüt alırsınız.

 24/28 Eğer orada kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer geri dönmeniz istenirse hemen geri dönün. Bu sizin için daha nezihtir. Allah yaptığınız şeyi hangi amaçla yaptığınızdan haberdardır.

 24/29 Oturulmayan ama yararlanmak için kullanılan yerlere girmenizde bir sakınca yoktur. Allah, sizin açığa vurduğunuz şeyleri de gizlediğiniz şeyleri de bilir.

24/37  Adamlar (ki); oyalamaz onları ticaret; ve de alışveriş; zikrinden Allah'ın; ve ikame edenler/dikenler/ayağa kaldıranlar salâtı5; ve verenler zekâtı10; korkarlar bir günden; ters döner onda kalpler; ve gözler.

24/38  Yaptıklarına karşılık Allah onlara en iyi karşılığı verecek ve lütfundan daha fazlasını da verecektir. Ve Allah hak edeni hesapsız rızıklandırır.

24/60  Evlenme arzusu kalmamış yaşlı kadınların, cinsiyetlerini teşhir etme amacı gütmeden dış giysilerini çıkarmalarında bir sakınca yoktur. Sakınmaları daha hayırlıdır. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.   

 

 

25/12  Cehennem onları uzak bir yerden gördüğü zaman, onun öfkelenmesini ve uğultusunu işittiler.

 25/13 Çaresizlik içinde, dar bir yere atıldıkları zaman orada yok olmak için yakaracaklar.

 25/14 Bugün bir kez değil, defalarca yok olmayı isteyin.

 25/15 De ki: "Bu mu daha hayırlıdır, yoksa takva sahipleri için bir ödül olan, dönüş yeri olarak söz verilen süresiz Cennet mi?"

25/33  Onların sana verecekleri her örneğe karşılık, biz sana hakkı en iyi şekilde açıklarız.

25/34  Yüzüstü Cehennem'e toplanacak olanlar; işte onlar, yerce çok kötü ve yolca çok sapkınlardır.                                                                                                                                                                                                                                          

27/5   Onlar için azabın kötüsü vardır. Onlar, Hesap Günü'nde en çok ziyana uğrayacak kimselerdir.

27/89  Kim iyi şeylerle geldiyse, onun için getirdiğinden daha iyisi vardır. Onlar, İzin Günü dehşetten güvende olanlardır.                                                                                                                

 

28/60  Size verilen her şey, aslında dünya hayatının geçimliğidir ve ziynetidir. Allah'ın katında olanlar ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

28/80  İlim verilmiş olanlar: "Size yazıklar olsun! İnanan ve salihatı yapan kimselere Allah'ın vereceği ödül daha hayırlıdır. Buna sabredenlerden başkası kavuşamaz." dediler.

28/84  Kim bir iyilik ile gelirse; ona, ondan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük ile gelirse; yaptığı kötülük kadar cezalandırılır.  

 

29/7   İnanan ve salihatı yapanların kötülüklerine mutlaka küfrederiz. Ve kesinlikle onlara yaptıklarından daha iyisi ile karşılık vereceğiz.

29/16  İbrahim, halka: "Allah'a kul olun ve O'na karşı takva sahibi olun. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır." demişti.

29/41  Allah'ın yanı sıra veliler edinenlerin durumu, kendisine dişi örümceğin evini ev edinenin durumu gibidir. Kuşkusuz evlerin en dayanıksızı dişi örümceğin evidir. Keşke bunu kavrayabilselerdi.


29/45  Oku vahyedileni sana kitaptan; ve dik/ayağa kaldır salâtı5; doğrusu salât5 engeller/men eder fahşâttan81; ve münkerden82; ve mutlak ki zikri78 Allah'ı en büyüktür; ve Allah bilir ürettiklerinizi.

29/68  Uydurduğu yalanı Allah'a isnat eden iftiracıdan veya kendisine gelen hakikati yalanlayandan daha zalim kim vardır? Kafirler için Cehennem'de yer mi yok?        


30/38  Öyleyse; yakınlara, miskine ve yol oğluna hakkını ver. Bu, Allah'ın yüzünü dileyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.                                                                                                                                                                                                                                                                                  

31/22  Kim muhsin olarak, tüm varlığı ile Allah'a yönelirse, işte o, gerçekten en sağlam tutamağa tutunmuştur. İşlerin sonucu yalnızca Allah'a aittir.        

 

32/22  Rabb'inin ayetleri ile öğütlendiği halde, ondan yüz çeviren kimseden daha zalim kim vardır? Kuşkusuz Biz, mücrimlere hak ettikleri cezayı vereceğiz.

 

 

33/35  Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, adanmış erkekler ve adanmış kadınlar, sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşulu erkekler ve huşulu kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, saim olan erkekler ve saim olan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah'ı çok zikreden erkekler ve Allah'ı çok zikreden kadınlar; Allah, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.       

33/71  Ki yaptıklarınızı sizin için düzeltsin, suçlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve Resul'üne itaat ederse en büyük kurtuluşla kurtuluşa ermiş olur.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    

34/37  Sizi, Bize yaklaştıracak olan, mallarınız ve evlatlarınız değildir. İnananlar ve salihatı yapanlar, işte onlara yaptıklarına karşılık kat kat ödül vardır. Ve onlar, yüksek makamlarda güven içindedirler.

34/39  De ki: "Benim Rabb'im, kullarından dilediği kimse için rızkı genişletir ve takdir eder. Bir şey infak ettiğiniz zaman; O, onun karşılığını verir. Ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.                                                                                                                                                      

         

35/7   Kafirler için şiddetli bir azap vardır. İnananlar ve salihatı yapanlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.   

35/32  Sonra kullarımızdan seçtiğimiz kimselere Kitap'ı miras bıraktık. Onlardan bir kısmı kendilerine zulmederler, onlardan bir kısmı ortalama bir yol tutarlar, onlardan bir kısmı da Allah'ın izniyle hayırlarda önde giderler. İşte büyük fazilet budur.                                                                                                                                                

 

36/11  Sen ancak Zikir'e uyan ve görmediği halde Rahman'a haşyet duyan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesine bağışlanma ve çok şerefli bir ödülü haber ver.

 

 

37/59  "İlk ölümümüzden başka ölüm görmeyecek, azaba uğratılacaklar da olmayacağız."

37/60  Bu gerçekten en büyük başarıdır.

37/61  Çalışanlar, bunun gibi şeyler için çalışsın.                                                                                                                                                                

 

39/15  Siz de O'nun yanı sıra istediğinize kulluk edin." De ki: "Asıl kaybedenler, Kıyamet Günü'nde kendilerini ve yakınlarını kayba uğratacak olanlardır." Dikkat edin! İşte apaçık kayıp budur.

39/26  Allah, onlara dünya hayatında zilleti tattırdı. Ahiret azabı elbette daha büyüktür. Keşke bilmiş olsalardı.

39/35  Allah, onların yaptıklarının en kötülerine kafir olacak; yaptıklarının karşılığında, en iyisiyle karşılık verecek.

39/55  Hiç beklemediğiniz bir anda, size ansızın azap gelmeden önce, Rabb'inizden size indirilen en iyi olana uyun.                                                                                                                                                                     

 

40/9   "Onları kötülüklerden koru. Ve Sen izin günü kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu, büyük kurtuluştur."

40/57  Elbette ki göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Ama insanların çoğu bu gerçeği kavramıyorlar.                

 

 

41/27  Böylesi Kafirlere şiddetli bir azap tattıracağız. Ve onları yaptıklarının en kötüsü ile kesinlikle cezalandıracağız.

41/33  Allah'a çağıran, salihatı yapan ve "Ben Müslüman olanlardanım." diyen kimseden daha iyi sözlü kim vardır? 

41/40  Ayetlerimizde saptırma yapanlar, Bize gizli kalmazlar. O halde Kıyamet Günü ateşe atılan kimse mi yoksa Bize güven içinde gelenler mi hayırlıdır? Dilediğinizi yapın. Kuşkusuz O, yaptığınız şeyleri en iyi görendir.

41/52  De ki: "Gördünüz mü? Eğer Kur'an Allah katından olduğu halde, siz onu inkar ediyor ve tanımıyorsanız; bu durumda, haktan uzak kalandan daha sapkın kim olabilir?"                                                                                                                                                                                                                     

 

42/22  Kazandıkları şeylerle karşı karşıya geldiklerinde, zalimlerin endişeye kapıldıklarını görürsün. İman edip salihatı yapanlar da Cennetlerin bahçelerindedirler. Onlar için Rabb'lerinin yanında istedikleri her şey vardır. İşte bu büyük ikramdır.

42/36  Size verilen her şey, geçici dünya hayatının geçimliğidir. İman edip, Rabb'lerine tevekkül edenlere Allah katından verilecek nimetler daha hayırlıdır ve daha kalıcıdır.                                                                                               

 

 

43/32  Rabb'inin rahmetini onlar mı dağıtıyorlar? Dünya hayatındaki geçimliklerini Biz paylaştırdık. Birbirlerine işlerini gördürsünler diye          onların bir kısmını bir kısmının üzerine derecelerle yükselttik. Rabb'inin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.                                                                                                                                                                                      

 

44/56  Orada bir daha ölümü tatmazlar. Onlar Cehennem azabından korunmuştur.

44/57  Bunlar senin Rabb'inden bir armağandır. İşte bu, en büyük kurtuluştur.

 

45/30  İman eden ve salihatı yapan kimseleri Rabbleri rahmeti ile kuşatacaktır. İşte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.                                                                                                                                                                           

 

47/21  İtaat etmek ve maruf söz söylemektir. Fakat iş kesinleşince Allah'a verdikleri sözde dursalardı elbette bu onlar için hayırlı olan olurdu.                                                                                                                                           

48/5   Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, içinde sürekli kalmak üzere, içinden nehirler akan Cennetlere koymak ve kötülüklerini örtmek içindir. İşte Allah'ın yanında büyük kurtuluş budur.                                                                                                            

 

49/13  Ey insanlar! Sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışmanız için sizi kabilelere ve sülalelere ayırdık. Allah'ın yanında en kerim olanınız,      en çok takva sahibi olanınızdır. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

 

 

53/31  Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Bu, kötülük yapanların cezalandırılması ve iyilik yapanların daha iyisiyle ödüllendirilmesi içindir.

 

 

54/46  Hayır! Asıl onlara vaat edilen o Sa'at'tir. Ve o Sa'at, daha korkunç daha dehşetlidir.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 

57/7   Allah'a ve Resul'üne inanın. Sizi sahip kıldığı şeylerden, ihtiyaç sahiplerine yardım edin. Bilin ki sizden iman edip, ihtiyaç sahiplerine yardım edenler için büyük ödül vardır.

57/10  Size ne oluyor ki, göklerin ve yerin son sahipliği Allah'ın olduğu halde, Allah'ın yolunda harcamıyorsunuz? Sizden, fetihten önce Allah yolunda harcayan ve savaşanla, fetihten sonra harcayan ve savaşan bir değildir. Onlar daha üstün derece sahibidirler. Allah, hepsine "en iyiyi" söz verdi. Allah, Yaptıklarınızdan En İyi Haberdar Olandır.

 57/11 Kim ki Allah'a iyi bir ödünç verirse, Allah, ona karşılığını katlayarak verir. Ve onun için şerefli bir karşılık vardır.

 57/12 O gün, mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında olduğu halde koşarlarken göreceksin. "Bugün müjdeniz; içinde sürekli kalacağınız, içinden ırmaklar akan Cennetlerdir. İşte bu büyük kurtuluştur."

57/18  Sadaka veren erkeklerin, sadaka veren kadınların ve Allah'a iyi bir ödünç verenlerin, verdikleri katlanarak geri ödenir. Ve ayrıca onlar için çok şerefli bir ödül vardır.                                                                                                                                                 

 

61/2   Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?

61/3   Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah'ın yanında en nefret edilen şeydir.

61/7   İslam'a çağrıldığı halde, uydurduğu yalanları Allah'a isnat ederek, iftira edenden daha zalim kim olabilir? Allah, zalim topluma doğru yolu göstermez.

61/10  Ey iman edenler! Size, can yakıcı bir azaptan kurtaracak, kazançlı bir ticaretin yolunu göstereyim mi?

 61/11 Bu, Allah'a ve Resul'üne iman etmeniz; Allah yolunda, mallarınızla ve canlarınızla cihad etmenizdir. İşte bu, eğer bilirseniz sizin için hayırlı olandır.

61/12  Sizin suçlarınızı bağışlar ve sizi içinden nehirler akan Cennetlere koyar. Ve sizi, Adn Cennetlerinde, hoş meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.                                                                                                                               

 

62/9   Ey iman47 etmiş kimseler; nida edildiğiniz/çağrıldığınız zaman salât108 için toplanma/cuma günü; öyle ki yürüyün/hareketlenin Allah'ı zikrine78 doğru; ve bırakın alışverişi; işte bunlarsınız; hayırlıdır sizlere; eğer olduysanız bilenler.

62/11  Bir kısım insanlar, ticaret ve eğlence görünce, seni bırakarak ona yönelip gittiler. De ki: "Allah'ın katında olanlar, eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır ve Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır."                                                           

 

64/9   Toplanma günü için sizi bir araya toplayacağı gün, işte o gün aldanma günüdür. Kim Allah'a iman eder ve salihatı yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinde kesintisiz olarak, sürekli kalacağı, içinden nehirler akan Cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.

64/15  Mallarınız ve çocuklarınız yalnızca bir fitnedir. Büyük ödül, Allah'ın yanındadır.

 64/16 Gücünüz yettiğince Allah karşı takva sahibi olun. Dinleyin ve itaat edin. Kendi iyiliğiniz için infak edin. Kim benliğinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.                                                                                 

 

65/5   İşte bu, Allah'ın size indirdiği buyruğudur. Kim Allah için takva sahibi olursa, onun kötülüklerine kafir olur ve ona yüce, üstün bir ödül verir.

65/11  İman eden ve salihatı yapan kimseleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, Allah'ın apaçık olan ayetlerini size okuyan bir Resul gönderdi. Kim, Allah'a iman eder ve salih olanı yaparsa, Allah onu, içinden ırmaklar akan ve içinde kesintisiz olarak sürekli kalacakları Cennetlere koyar. Allah, onu en iyi şekilde rızıklandıracaktır.                                                                                                                       

                                                                                                                     

68/33  İşte azap böyledir. Âhiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilenlerden olsalardı.

 

70/41  Onların yerine, kendilerinden daha hayırlısını getirmeye kesinlikle güç yetirenleriz. Bunu yapmamıza hiçbir güç engel olamaz.                                                              

 

73/20  Doğrusu Rabbin4 bilir ki sen dikelirsin/ayağa kalkarsın gecenin171 üçte ikisinden yakınına; ve yarısında onun (gecenin); ve üçte birinde onun (gecenin); ve bir grup/tayfa (da) seninle birlikte (olan) kimselerden; ve Allah takdir eder/ölçeklendirir geceyi171 ve gündüzü170; bildi ki asla sayamazsınız/kapsayamazsınız onu; öyle ki tevbe33 etti sizlere; öyleyse okuyun/çalışın kolay geleni Kur'an’dan; bildi ki olacak içinizden hastalar; ve başkaları, darp ederler/vururlar (ayakları) yerde/yeryüzünde; aranırlar/bakınırlar fazlından/lütfundan Allah'ın; ve başkaları, katlederler35  Allah yolunda; öyleyse okuyun/çalışın kolay geleni ondan (Kur’an’dan); ve dikin/ayağa kaldırın salâtı5; ve verin zekâtı10; ve borç verin123 Allah'a; güzel     bir borç123; ve taktim ettikleriniz/verdikleriniz hayırdan kendi nefsiniz içindir; bulursunuz onu Allah’ın indinde/katında; o (borç) hayırlıdır; ve en büyük bir ecirdir/karşılıktır; ve mağfiret/bağışlanma dileyin Allah'tan; doğrusu Allah Gafûr'dur20; Rahîm'dir2.                                                                                                                                                                                

***************************                                                                                                            

74/35  Kuşkusuz *o en büyüklerden biridir.

74/36  Beşer için uyarıcıdır;                                                                          

*Kur'an'ı koruyan matematiksel 19 sistemi. İlahi koruma sistemi. Yüce Allah'ın Kur'an'a koyduğu 19 sayı sistemi.



Yukarıdaki linkten İbrahim Esinler'in çalışma makalelerine ulaşabilirsiniz. İnternette de bu konu üzerine bir çok çalışmalar vardır. Bu sistem koruması %100 çözülememiştir henüz. Fakat çözüldüğünde Biricik Kur'an'ımızı harf düzeyinde düzeltip, koruyacaktır. Şu an ki çözülebilen hali ile bile bir çok düzeltmeler olabilmiştir Yüce Rabb'imizin sayesinde. 
Kur'an Allah kelamıdır, kaleme alanlar ise insandır. İnsan hata yapabilir. Yüce Rabb'imiz bunun içindir ki böyle muazzam bir koruma sistemi koymuştur Şerefli Kur'an'ımıza. İlahi kitabını yine kendi ilahi bir sistemle korumuştur 15/9. Bu öyle bir sistemdir ki ne olasılığa ne de şüpheye yer vermez. Kesin ve net bir şekilde bu matematiksel sistem kendini gösterir.
Yalnız dikkat edelim 19/7 gibi ikiz kodcular gibi bir sistem değildir. Bu arkadaşlar matematiksel olarak bir şeyler ortaya atsalar da bu onların sistem dedikleri Kur'an'da hiç bir şeyi düzeltici, onarıcı değildir. 
Ancak ve ancak Kur'an'ın kendisi koruyan bu sistem (19 matematiksel sistem) düzelticidir.
15/9 Zikri Biz indirdik ve kesinlikle onun koruyucusu da Biziz.


***************************

85/11  İnanan ve salihatı yapanlar için içinden nehirler akan Cennetler vardır. İşte bu, büyük kurtuluştur.                                                                                                                 

 

87/16  Ne var ki siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz.

87/17  Oysaki ahiret hayatı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.                                      

 

88/21  Öğüt ver; sen yalnızca öğüt vericisin.         

88/22  Kimseyi zorla inandıracak değilsin.

88/23  Ancak kim yüz çevirir ve Kafir olursa,

88/24  Allah, ona en büyük azapla azap eder.

 

***************************

 

97/3   Kad'r gecesi bin aydan daha hayırlıdır.                                              

           

Bin ay Kur'an'ın önemini vurgulamak için kullanılmış bir ifadedir. Kadr gecesi Kur'an indirilmeye başlanmıştır. Bu gece dünya hayatında sadece bir kere olmuştur. Her yıl tekrarlanan bir şey değildir. Bu geceyi önemli yapanda Kur'an'ın indirilmeye başlanmasıdır. Bu gece sadece o (Kur'an inmeye başladığı) gece idi. Kadr gecesi önemini Kur'an'ın indirilmeye başlamasından alır. Her yıl aynı önemi taşıyan bir gece yani kadr gecesi yoktur. Bu gece ile ilgili tüm hurafeler o gece günahlar bağışlanır gibi (Kur'anda olmayan tüm bilgi) uydurmadır, İslamda yeri yoktur. 


KADİR GECESİ

                                                                                                                

***************************

98/6   Kitap Ehli'nden gerçeği yalanlayan nankörler ve müşrikler, içinde sürekli kalmak üzere Cehennem ateşindedirler. İşte onlar, yaratılmışların şerlileridirler.

98/7   İman eden ve salihatı yapan kimseler; işte onlar yaratılanların hayırlı olanlarıdır.  







AYETLERDE GEÇEN NUMARALARIN AÇIKLAMALARIDIR


2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.                                                   

4Efendi, komuta eden.                                                

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah     salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).                                                      

7Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.                                               

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

 18Düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler.                                                       

20Bağışlayan.                                                

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.                                     

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.        

33Dönmek, vazgeçmek.                                                         

35Öldürmek, savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek.                                                     

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.                                                

53Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.                                                      

54Sermaye. Yararlanma.                                                        

63Karşılık                                                       

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.                                               

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an da bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.                                                     

81Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.                                                  

82İğrençleştirilmiş/çirkinleştirilmiş.                                                       

108Müminlerin haftanın belirlenen bir gününde, sabah ve akşam salâtlarından ayrı olarak, gündüz olmak koşuluyla toplumun belirlediği bir zamanda ve sürede yaptıkları salât.                             

123Yüce Allah'ın kendisine yazmış olduğu şeyleri O'nun adına yapmak. Örnek; açlık çeken bir kimseyi Yüce Allah adına doyurmak.                                                   

135Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar.                                                      

137Evrenimizin en küçük yapıtaşı 1.6x10-35 metre uzunluğunda, ipliksi, fitil benzeri titreşen bir sicimdir. İpliksi, fitil benzeri yapılardır.                                                  

170Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle gündüz başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasına kadar devam eder.                                                      

171Kur'an göre bir gün gündüz ve gece olarak ikiye ayrılır. Güneş'in kendisinin ufuktan tam olarak görünmez olmasıyla gece başlar ve Güneş'in kendisinin ufuktan ilk görünmesiyle sona erer.







EN DOĞRUSUNU YÜCE ALLAH BİLİR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder