4 Ağustos 2025 Pazartesi

SADAKA

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM                                      

Allah’ın adıyla Rahman Rahim.                                                                                                                                                                                                                                    

                                                                                                                                                                                

                                                                                                                                                                                                                                           

SADAKA                                                                                                                                                                  

                                                                                                                                                                                            

Zekat ve infak kavramlarından sonra sıra sadaka kavramımıza geldi. 3 ayrı kavram ve 3 ayrı kelime ile şerefli Kur'an'ımızda bize anlatılan 3 ayrı şeydir. Dikkat edelim bize aynı gibi görünen şeyler Kur’an’da  ayrı kelimelerle ile geliyorsa eğer kesinlikle ayrı şeylerdir. Belki bağlantılı olabilir, belki aynı şey gibi anlayabiliriz ama asla aynı şey değildir. Kesinlikle farklıdır.

Zekat ve infakı netleştirdiğimize inanıyorum. Şimdi de sadakayı her şeyi bilenin öğretilerinden öğrenelim Kendisi'nin izni ve dilemesi ile.                     

Kur'an bize öğretir ki sadakada bir verme bir harcamadır. Fakat bilinenin aksine dilencilere verilen ufak bir meblağ değildir. Sadaka verilen, harcanan her şeyden olabileceği gibi borcun affedilmesi de sadakadır 2/280, verilecek bir karşılıktan vazgeçmede sadakadır 5/45, Kur'an hudutlarında bir ibabet için kişisel kısıtlama olduğunda bir şey verme de 2/196 sadaka kapsamına girer.                     

Bu söylediğim ayetleri de Rabb'im izin verirse bu sohbette inceliycez.                                       

Şerefli Kur'an'ımızdan anladığımız kadarıyla sadaka 3 şekilde olur. Yani yaptığımız sadaka 3 ayrı katagoridedir. Bir şekilde bir sadaka verdiğimizde bu 3 şıktan birine girecektir.                                                                                                                                                                             

                                              

Bu şıklar :                                                                                                                              

                                              

Sadaka-1: Kamu yönetiminin topladığı bir gelir vergisi türüdür, kamu yönetiminin topladığı sadakadır. Kamu eliyle yada telefi amaçlı zorunlu bir sadakadır diyebiliriz.                                                        

Sadaka-2: Kamudan talepleri olan kişi ve kurumların kamu yönetimi ile görüşmeden önce vermesi gereken sadaka vergisi. Kur'an'da resulün topladığı sadaka şeklinde gelir. Ancak kamuya gitmek üzere toplanır. Özel bir görüşme öncesi kamu yararına verilecek sadaka olarak anlayabiliriz.    

Sadaka-3: Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi. Kişinin kendi gönüllü olarak verdiği sadakadır. Gönüllü olur, içten gelir ve kişiseldir diye anlayabiliriz.                                                                     

 

Sadaka, Musaddık, tasadduk ve sadık aynı kökten gelir diye bilgisini verdikten sonra sadaka kelimesinin kök anlamlarına bakalım.

 


SADAKA - YOUTUBE - YASİN ÖZKAN

SADAKA NEDİR ?

 

 

صدق Sdq           Sad-Dal-Kaf                                                                                                  

ṣadaqa u (ṣadq, ṣidq) gerçeği söylemek, samimi olmak; gerçeği (عن) anlatmak; doğru olduğunu kanıtlamak, doğru olmak, gerçekleşmek; haklı olmak; tam olarak uymak (على s.o. veya s.th.), uygulamak (على to), sadık kalmak (على of) │ وعده 508 veya في وعده (fī wa‘dihī veya wa‘dahū) birinin sözünü tutmak veya yerine getirmek; صدقه النصيحة (naṣīḥata) içtenlikle nasihat etmek; صدقه الحب (ḥubba) birini içtenlikle, gerçekten sevmek II (ھ، هs.o. s.th.) güvenilir saymak, (ھ s.th.) doğru olarak kabul etmek, güvenmek (ھ، ه birine, birine),inanmak, güvenmek (ھ، ه o., o.); düşünmek veya ilan etmek (ھ s.th.) doğru, haklı,doğru veya güvenilir; inanmak (ب -e); Rıza göstermek, onay vermek, rıza göstermek,onaylamak (على to s.th.), onaylamak (على of s.th.),vermek, lisans vermek, yaptırım uygulamak, onaylamak, teyit etmek, kanıtlamak, tasdik etmek, onaylamak, tasdik etmek, doğrulamak, yasallaştırmak, doğrulamak (على s.th.) │ لا يصدق(yuṣaddaqu) inanılmaz, akıl almaz,güvenilmez, güvenilmez; صدق او كذبṣaddiq au kaddib (olumlu parantez olarak) ister inanın ister inanmayın III bir arkadaşa (هş.a.) davranmak; arkadaşlığını sürdürmek (ه ile s.a.); arkadaş olmak veya olmak(ş. ile ه), dost olmak (ş. ile ه);rıza göstermek, rıza göstermek, onaylamak,anlaşmak (على bir başkasına), onaylamak (على -in),bağışlamak, ruhsat vermek, yaptırım uygulamak, onaylamak,doğrulamak (على bir başkasına); yasallaştırmak, onaylamak (على bir imza vb.) IV(gelinlik) çeyizi belirlemek (bir kadın için ھا) V sadaka vermek (على bir başkasına); sadaka olarak vermek,bağışlamak        (على bir başkasına, ب bir başkasına)صدق ṣidq doğruluk, dürüstlük, doğruluk;samimiyet, dürüstlük; doğruluk, doğruluk (bir iddianın); etkinlik; صدقا ṣidqangerçekten, hakikaten, hakikaten                                                

kaynak :          hans-wehr  page 431                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                           

Bu başlıklar altında inceleyeceğimiz Rabb'imin ayetleri ile bize öğretilen sadaka nedir hep beraber bakalım, öğrenelim.

 

 

Sadaka-1: Kamu yönetiminin topladığı bir gelir vergisi türü.                                                                                                                                                       

9/103  Al mallarından onların bir sadaka39; temizler onları* ve arındırır onları* kendisiyle; ve salli141 et onlara; doğrusu senin salâtın142 sakinlik/dinginlik verir onlara; ve Allah bir Semî'dir41; bir Alîm'dir8. *Sadaka.                                                                                                                        

 

Nebi Muhammed’e Yüce Allah onların kendi mallarından sadaka al der. Bu alınan sadaka, sadaka vereni temizler ve arındırırmış. Sadaka alacak olan nebi Muhammed’dir. Ve net olarak söyleyebiliriz ki nebi bu sadakaları kendi için değil kamuya döndürmek ve kamu yararına kullanmak için alır.       

Ayrıca alan nebi olduğundan miktarını yani oranını da nebi Muhammed belirleyecektir. Günümüze uyarladığımızda da bu iş için görevlendirilen bir kurum ve bu kurumda bu iş için görevlendirilmiş kişi belirleyecektir diyebiliriz.

Ayrıca sadakayı veren kişiyi sadakanın temizlemesi ve arındırması da, insanı, malını, parasını kötüden, çirkinden, iğrençten, pislikten temizlemesi ve arındırmasıdır. İçine haram karışan, şeytanın yolunda kazanılan, Allah'ın rızası doğrultusunda kazanılmayan mal veya parayı ve de bunu bu şekilde kazanan kişinin temizlenmesi ve arınmasıdır.

İşte Yüce Allah insanı temizleyecek ve arındıracak ama kişinin bunu hak etmesi lazımdır. Kur'an'da Rabb'imizin kişi için her hangi bir şey dilemesi için, hayır veya şer, insanın kendisinin bunu hak etmiş olması esası şartı vardır. İşte bu temizlenme ve arındırma yapılacak ama kişi bu sadaka vermesi ile Rabb'inin dilemesini hak etmelidir.                                      

Biraz sonra inceleyeceğimiz 9/60 ayetinde, bu alınan sadaka, buna bir nevi vergi de diyebiliriz, nerelere harcanacak Rabb'imiz öğretir. Bu manada bir kamu fonu oluşturmakta mantıklı olacaktır.

Ayrıca ayetteki diğer işaretlerimiz ise nebinin insanlara salli etmesi ve salatının insanlara sakinlik dinginlik verdiği öğretisidir. Doğru söyledi Allah. Peki akledelim ne mesajı verdi.

Haydi her gördüğünüz salatı, salliyi namaz diye çeviren ahmak mealciler. Çevirsenize bunu da nebi insanlara namaz kılacak diye. Olmuyor değil mi, tutmuyor değil mi, haydi o zaman her yerde salatı namaz diye çevirdiğiniz meallerinizde bu ayetteki salatı uydurun kaydırın bakalım kendi yanınızdan uydurduğunuz dinin uyduruk öğretilerine göre yalnız unutmayın tek Hüküm koyucu Yüce Allah’tır deyip Rabb'imizin ayetindeki öğretilere devam edelim biz.

Nebiye der ki Yüce Allah salli et onlara, yani ilgilen, alakadar ol onlarla, kale al onları, dikkate al onları, ilgiyle takip et, üzerlerine titre ve doğrusunu senin salatın sakinlik, dinginlik verir onlara yani o insanlarla bu şekilde ilgilenmen yani salli etmen onlara sakinlik dinginlik verir der Rabb'imiz.       

Öyle de olmazmıy dı arkadaşlar. Şu an Allah'ın resulü yanımızda olsa bizle ilgilense, alakadar olsa bir düşünün, hayal edin nasıl bir duygu yaşardınız, ne hissederdiniz canlı kanlı yanımızda ve bizimle alakadar oluyor, önem veriyor, aynı tek Allah'a klavuzlandığımızdan üzerimize titriyor. Sakinlik, dinginlik, huzur hisstemezmiydik.

 

*                                                        

9/60   Ancak ki sadakalar39 fukaralara*; ve miskinlere113; ve onun** üzerine amel edenlere***; ve kalpleri alıştırılanlaradır****; ve boyunlardadır*****; ve borçlularadır; ve Allah yolundadır******; ve yolun oğlunadır354; bir farzdır497 Allah’tan; ve Allah bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir9.                    

*Fakirlere.                                                                                                                 

**Sadakanın.                                                                                                 

***Sadakaların toplanmasını yapanlar/edenler.                                                            

****Kalpleri Kur'an'ın merhametiyle tanıştırılacak olanlar.                                  

*****Boyunduruk altına girmiş kimseleri kurtarmak içindir.                                             

******Sadece Kur'an için yapılan mücadelededir.

 

Bu ayetimizde sadakanın kimlere verileceği öğretisi gelir.

Kişisel gönüllü verilecek bir sadaka da olsa kamunun topladığı sadakada olsa kamu yöneticileri ile görüşmek için verilen sadaka da olsa eğer kamuya döndürülecek sadaka kapsamına giriyor ve kamu için toplanıyorsa, bu toplanan tüm sadakalar bu ayette belirtilen kişilere ulaştırılmalı ancak bu kişilere verilmelidir.

Bunlar fukaralar, miskinler, onun üzerine amel edenler, kalpleri alıştırılanlar, boyundurda, boyunduruk altında olanlar, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolun oğludur.

Terimleri biraz açalım.

Fukaralar, yani fakir olanlar,

Miskinler, yani açlık sınırında yaşayanlar,

Onun üzerine amel edenler, yani sadaka toplamak için görevli olan, görevlendirilmiş olanlar, bu sadakaları Yüce Allah'ın dediği şekilde ve dediği kimselere ulaştırmakla görevli olanlar, kalpleri alıştırılanlar, yani kalpleri Kur'an'a açılanlar, doğru yola klavuzlanmak isteyenler, Kur'an ile tanışmak isteyenler için yapılacak, yapılabilecek, destek olunacak harcamalar,

Boyunlarda olanlar, yani boyundurluk altına girmiş kimseleri kurtarmak için, bunlar köle olabilir başka şekilde boyunları bağlanmış olabilir, borçlada boyunduruk altına girilebilir ama ayette borç ayrı gelmiş gibi gözükse de aslında boyundurdadır ve borçlulardır diye bir bağlama yapılmış, dolayısıyla tüm boyunduruk altında olanlar bu gruba girer, brçlular da dahil.

Allah yolunda, yani daha öncede bahsettiğimiz gibi Allah yolunda, Kur'an ile, Yüce Allah'ın ayetleri ile ve İslam dini için, Kur'an hudutları içerisinde yapılacak olan tüm mücadeleyi kapsar, bir Kur'an mesciti açmaktan tutunda, birine bir yanlışı olduğunda Yüce Allah'ın ayetini hatırlatmakta, burda yaptığımız bu söyleşi de, deklere edende, dinleyende aklınıza gelecek tüm Allah yolunda yapılan ama Kur'an hudutlarında olan şeyleri kapsar.

Yolun oğlu, yani evsiz, barkısz olandır.                                                                                                                                                                                

Rabb'imiz bu kimselere, bu sadakaların ulaştırılmasını bizlere tavsiye eder, önerir, buyurur yani emreder, öğretir.

Ayrıca bu öğretisinin ve öğretisinin uygulanmasının bir farz olduğunu da bizlere öğretir. Yani sadaka budur, bu şekilde toplanır, bu şekilde verilir, bu kişilere verilir bunu bu şekilde uygulamaya koymanız gerekir, bunu ben bu şekilde belirledim, sabitledim, size de Kur'an ile öğrettim hüküm koydum bunu bu şekilde uygulamaya koymanız gerekir der, bir farzdır Allah'tan diye öğretisinde.

 

 

Sadaka-2: Kamudan talepleri olan kişi ve kurumların kamu yönetimi ile görüşmeden önce vermesi gereken sadaka vergisi.

 

                                                                                                                                             

58/12  Ey İman Edenler! Resul'le gizli bir şey konuşacağınız zaman, gizli bir şey konuşmanızdan önce sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlıdır ve daha temizdir. Ancak bir şey bulamazsanız, bilin ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

58/13  Tasalandınız mı? Ki takdim edersiniz eliniz arasında, gizli konuşmanızda sadakalar95; öyle ki o zaman asla faaliyete geçemezsiniz; ve tevbe33 etti Allah sizlere; öyle ki ikame572 edin salâtı5; ve verin zekâtı10; ve itaat edin Allah'a ve resûlüne76; ve Allah haberdardır yaptıklarınızdan.                                                                                                                                                

 

Öncelikle ayetler iman edenlere gelir. Bu iman edenlere Rabb'imiz der ki 58/12 de resul ile gizli bir şey konuşacağınız zaman, konuşmadan önce sadaka verin. Bu iş onlar için daha hayırlı olacağı işaretini verir. Fakat bir şey bulamazlarsa da ben bağışlıyıcıyım, rahmetim kesintisidir der Rabb'imiz. Bu gizli konuşma öncesi alınacak olan sadaka elbette kamu yararına kullanılacaktır, asla resulün şahsına ait değildir. Kişi gizli bir şey konuşacak, kendini ilgilendiren bir şey konuşacak, o manada her önüne gelen resulü meşgul etmesin, eğer konuşacaksa da sadaka vererek konuşacağı şeyin önemli olduğu kendi şahsına kanıtlasın ve verdiği sadakada kamuya faydalı olsun diye böyle bir ayetin geldiğini düşünüyorum şahsım adına, En doğrusunu Yüce Allah bilir.                                               

Anlarız ki kamu yönetiminden talepte bulunacak kişi veya kurumlar öncelikle sadaka yani bir vergi vermelidir, bir ödeme yapmalıdır. Bu toplanan ödemelerde 9/60 taki kişiler kapsamına girenlere harcanacaktır.                                                                                                                     

58/12 de verecek bir şey bulamayana kolaylık sağlayan Yüce Rahman 58/13 kolaylık üzerine bir kolaylık daha sağlayarak bu gizli konuşma öncesi vereceğiniz sadakanın onları tasalandırdığını ve bunu yapmadıklarını açık bir şekilde oradaki insanlara beyan etmiştir. Bu insanların bundan dolayı endişelendiklerini ve tasalandıklarını ve bu işi yapmadıklarını belirttikten sonra size tevbe ettim der Yüce Allah. Yani bu söylediğimden vazgeçtim der, bu sorumluluğunuzu kaldırdım der. Ama salatı ikame etmeye, zekatı vermeye ve Kendisi'ne resulüne itaat etmeye devam edin ben yaptıklarınızı bilirim der. Resule itaat Kur'an'a itaatdir. Allah ve resulü diye gelen terkip tek Allah'a gider diye belirtelim.

Şimdi Yüce Allah 58/12 de gizli konuşmalardan önce sadaka ver diyor hemen arkasından 58/13 de bunu kaldırdım diyor. Bu konu üzerinde biraz düşünelim, çıkarımlar yapalım. Allah bu insanların bu işten endişe edeceğini zaten biliyordu, vermeyeceklerini de biliyordu, peki neden verin dedi ve hemen bir sonraki ayette neden tevbe ettim dedi.

 Bu olaydan çıkarımlarım şunlardır:                                                                                                                                                                                                  

1- Bu olay o insanlara sınavdır. Gizli konuşmalarından önce eğer sadaka verselerdi bu onların yararına olacaktı. Onlar için daha hayırlı olacaktı. Fakat onların malları, paraları ahiret kazancının yanında kendilerine daha sevimli geldi.                                                                                          

2-Bu sınavdan geçemeyen bu inanlara Yüce Allah rahmet etti, çok büyük bir lütufta bulundu. İlk emrinden, rahmetinden dolayı döndü ve daha hayırlı olanı seçmemelerine rağmen hem onları bağışladı hem de sadaka vermemeye devam edecekleri için bu uygulamayı kaldırdı.                

3-Herkez olduk olmadık her şeyi sorup nebinin asli görevi olan Kur'an'ı deklere etmesi görevini aksatmasına sebep olmuş olabilirlerdir ki bu kuvvetle muhtemeldir. O yüzden gizli bir şey sormadan önce bir sadaka vermeleri olmadık şeyleri değil, kendileri için gerçekten çok önemli gördükleri şeyi sormaları için bir sınırlama olmuştur. Her şeyi değil önemli olanlar sorulacağından bir zaman kazanma olmuştur.                                                                                     

4-Bu iki ayetten surelerin ve ayetlerin sırayla inmediğini anlıyorum. Çünkü 58/12 ayeti geldi. Gizli konuşmalar öncesi sadaka verin dendi. 58/13 ayetinde ise bu insanların bu işten endişe            duymaları yanı sıra, bu sadaka verme işini yapmakdıklarını anlarız. Bu emir 58/12 ile gelmiş ve toplumda sadaka vermeme olayı ve endişe olayı bir süre yaşanmıştır. Bir süre bu olay yaşandıkltan sonra bu ayet geldiğinde topluma yaptıkları şey haber verilmiştir. Toplum bu olayı yaşamış, uygulamadıklarını anlamış     ve ayetlede sabitlenmiştir.                                                      

Şahsi kanaatim örnek olarak 58. surenin 12 ayeti geldi ama 58. surenin 13 ayeti gelmeden başka ayetler veya sureler geldi, bu insanlar 58/13 de bahsedilen olayları yaşadılar bir süre, sonrasında tekrar 58/13 ayeti geldi bu yaşadıkları onlara anlatıldı. Bu çıkarımımı destekleyecek arka arkaya gelen bir iki ayet daha var. Yeri geldiğinde ondan da bahsederiz.                                                    

Elbette en doğrusunu Yüce Allah bilir.                                                                                     

Her ne kadar 2 nolu başlığı açıp bu konuyu incelesekde 58/13 de Yüce Allah'ın bu uygulamadan vazgeçtiği mesajı vardır. Bu aslında olması gerekli bir uygulama olmasına rağmen, kişi için de hayırlı olmasına rağmen bu olması gerekliliği ortadan kaldıran yine Yüce Allah'tır.

Fakat bu gereklilik kalkmış olsa dahi, kişi mutlaka yapması gerekmemekte olmasına rağmen kişi için hayırlı olacağından, toplumsal olarak kabul edilip ve uygulamaya konulursa da uygulanabileceğini anlıyorum.

Elbette toplumsal olarak kabul edilecek, herkes için geçerli olacak, kamu talepleri için kamu yönetimi veya yetkili çalışan ile görüşme için geçerli olacak, toplayacak kişi bu iş için amel edecek kişi olacak ve toplanan sadakalar son kuruşuna kadar topluma döndürülecek, topluma dönecek kısım ise 9/60 ayetindeki kimseler olacak şeklinde uygulanması şartı ile. En doğrusunu Yüce Allah bilir.

 

 

Sadaka-3: Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi.    

 

 

2/263  Maruf291 bir kelime ve mağfiret* iyidir bir sadakadan378 (ki) tabi olur ona (sadakaya) bir eziyet**; ve Allah Ganiyy’dir106; Halîm’dir58.         

*Bağışlama.                                                                                                              

**Sıkıntı, eziyet, huzursuzluk.                                                                                                 

2/264  Ey iman47 etmiş kimseler! Boşa çıkarmayın sadakalarınızı378; minnetle* (minnete neden olarak) ve eziyetle**(eziyete neden olarak); kimse gibi (ki) infak6 eder malını insanlara gösteriş (-le) ; iman47 etmez Allah'a ve ahiret gününe; öyle ki misali onun (kimsenin) misali gibidir saf/düz bir kaya; üzerinde onun (kayanın) turabin/toz; öyle ki isabet eder ona (kayaya) bir sağanak ; öyle ki bırakır onu semsert/yaşamsız; güç yetiremez (o kimse) kazandıklarından bir şey üzerine; ve Allah doğru yola kılavuzlamaz kâfirler25 kavmini/toplumunu.

*Minnet duyulması amacıyla yaparak. Minnet bekleyerek.                                            

**Sıkıntı, eziyet, huzursuzluk vererek.                                                                                                                                                                                   

                                                                                                                                 

 

Sadaka vermenin önemini öğrendiğimiz Rabb'imizin ayetlerinde sadakadan daha değerli olanı öğretir Rabb'imiz. Maruf yani evrensel kabul gören, evrenin işleyişine uygun davranışlar ve mafiret yani bağışlamanın sadakadan daha iyi olduğunu anlarız. Ama hangi sadakadan daha iyiymiş, eziyete tabi olan sadakaya.

Yani verdiğin sadaka bir şekilde özellikle verilene yada birilerine eziyete vesile olacaksa, bu şekilde veriyorsan boşa verme onun yerine düzgün davran, bağışlayıcı ol diye anlarım. En doğrsunu Yüce Allah bilir.

Demek ki infakta da gördüğümüz gibi sadakayı da bir eziyete tabi olarak vermemeliyiz.             

2/264 ayetimizde ise 2/63 ayeti öğretisi biraz daha detaylandırılır. İnfak konusunda bu ayeti incelemiştik. Burada da kısaca bahsedelim. Aynı infak vermede olduğu gibi sadakada iman eden kişilere gelir ve aynı şekilde sadakalarında boşa çıkacağı öğretilir. Minnet ve eziyet olursa sadaka boşa çıkarmış. Yani özellikle verilene veya arada birileri varsa artık bu işten etkilenen, bir minnet vesilesi oluyorsa veya eziyete neden oluyorsa boşa çıkarmış sadakalarımız. Sadakaları boşa çıkmasına neden olan bu hareketlerimizle bizleriz, boşa çıkaranda Yüce Allah'tır.

Ayrıca gene Yüce Allah kimse gibi infak eden diyerek, infak eden kimse üzerinden sadaka eden kimseyi de örnekler bizlere. Gösterişle için harcayanlar, Allah'a ve ahiret gününe inanmayanlarında aynı infak gibi sadakalarının boşa gideceğini anlarız.                                                            

Ve ayetin devamında müthiş bir örnek ile olayı bize açıklar Yüce Yaratıcımız. Zaten Kur'an'da her şeyden apaçık örnekler verdim demişti ya işte doğru söyledi Allah.

 İnfak konusunda bu kaya örneklemesini konuştuk burada bahsetmiycem.        

 

*                                                

2/271  Eğer açık ederseniz sadakaları378; öyle ki nimettir/hoştur o; ve eğer gizlerseniz onu ve verirseniz onu fakirlere; öyle ki o bir hayırdır sizlere; ve kâfirlik25 eder* (Allah) sizden (bir kısmınıza), günahlarınızdan (bir kısmına); ve Allah yaptıklarınızdan haberdardır.                                                    

*Örter, gizler.   

 

Sadakaları açık olarak verirsek yani verdiğimizi insanlar bilirse bu bizim için hoş olacağını söyleyen Yüce Rahman, gizlersek de kimsenin haberi olmadan verirsek de bizim için hayır olduğunu belirtir. Sadakayı açık ve gizlide verebilirmişiz. Bu ayetten anladığım sanki gizli sadaka bir tık daha iyi olur gibi anlıyorum. Yalnız her iki şekilde de verilmesini teşvik eder Rabb'imiz.

Gizli verilen sadaka, alanı rencide etmeyecektir açık verdiğimizde de asla rencide edilmemeli fakat diğer insanları da sadaka vermeye teşvik etmesi muhtemeldir.                                                     

O bakımdan her iki şekilde de sadaka verilmeli diye anlıyorum.                                                

Buradaki öğreti fakirler üzerinden gelir. O zaman diyebilirim ki bu ayet özelinde gizli ve açık sadaka verilmesi fakirlere verildiğinde geçerli olacaktır diye anlamlandırıyorum.                                    

Elbette En doğrusunu Yüce Allah bilir.                                                                                    

 

Sohbetlerimizde bu tarz yapılan yardımların hem açık hem de gizli yapılması konusu özelinde, açık yapılan kısmı için muhtemelen Yüce Allah diğer insanların teşviki için bu şekilde istemiştir diye bir çıkarımım vardı belki hatırlarsınız.

Rabb’im bu konu ile ilgili ayetlerini bu çalışmada bana ve sizlere nasip etti. Bazen gözümün önündeki ayetleri hatırlayamıyorum. Ama gene de Kur’an hudutları içinde yaptığım çıkarımların Rabb’imin bana nasip ettiği Kur’an ilmi ve Furkan ile doğru çıktığını görüyorum.

Yaptığım çıkarımların ayetlerle sabit olduğunu gördüğümde de Rabb’imin bizlere razı olduğu İslam dini için, basiret üzerine Allah’a davet etme yolunda olduğuma kanıt olarak alıyorum şahsım adına.

Konu ile ilgili bahsettiğim Rabb'imizin ayetlerine bakalım;

89/18 Yoksulu yedirmede birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

107/3  Miskini doyurmaya teşvik etmez.                                                                  

Olumsuz davranan kimselerden örneklendiren Yüce Rahman,                                                  

89/18 de sınamak için rızkını ölçülü verdiği kimsenin yoksulu yedirmede birbirlerini teşvik etmediğini öğretir. Demek ki Rabb'imiz sınırlı ölçüde rızık verdiğinde sınav olabileceğini bilmeliyiz ve ona göre davranmalıyız. Yardımlar konusunda birbirimizi teşvik etmeliyiz. Açıktan vereceğimiz sadaka veya infakda teşvik vesilesidir.      

107/3 de Yüce Allah dini yalanlayanın miskini doyurmaya teşvik etmediği söyler. Demek ki dini yalanlamıyorsak miskini doyurmaya teşvik edicez. Dini yalanlamamak, kabul etmek demektir. Kabul ettiğin dinin tek hükümleri de Kur’an’dadır diye açıkça belirtelim.

Eğer yalanlıyorsakda Allah’ın doyuracağını biz mi doyuracağız diyen müşriklerin yoluna uymuş olucaz. Tercih kişinindir, yol bellidir, varılacak yer de belldir. Apaçık öğretilmiştir.

Genede insan Allah’a çağırıp da ikram edilenlerden olma yolunda değilde, ateşe çağıranlara hazır sekerler olmayı tercih ederler.

Bu konuda da Yüce Allah, hatırlarsanız der ki ayetlerinde, insanların çoğu hüsrandadır, insanların çoğu iman etmez, iman edenlerin çoğu da şirk koşmadan iman etmez.

Gönül ister ki her kez doğru yola klavuzlansın fakat, Rabb’im çoğu kimsenin gözlerini kör, kulaklarını sağır ve kalplerini akletmez kılmıştır. Tevbe kapılasını kapamış ve kafir olarak ölmelerine karar vermiştir.

                                                                                                                                 

*                                                                                                                                         

2/196  Ve tamamlayın haccı327 ve umreyi337 Allah için; öyle ki eğer kısıtlanırsanız o durumda kolayınıza gelenidir* hediyeden338; tıraş etmeyin başlarınızı339; ta ki ulaşır hediye338 kendi mahalline/yerine; öyle ki kim oldu sizlerden bir hasta ya da (oldu) onda (kimsede) başından bir rahatsızlık341; öyle ki (vardır) bir fidye siyamdan/oruçtan322 ya da sadakadan342** ya da nusuktan169; öyle ki emin olduğunuz zaman öyle ki kim metalandı/faydalandı umreyle doğru/kadar hacca; öyle ki (vardır) kolayına geldiği* hediyeden338; öyle ki kim asla bulamaz (hediye)340 öyle ki (vardır) bir siyam/oruç üç gün hacta; ve (vardır) yedi döndüğünüz zaman; işte şu (ki) ondur tamamı340; işte bu***; kimseleredir (ki) asla olmaz ahalisi onun hazır (da) haram mescitte; ve takvalı21 olun Allah'a; ve bilin; doğrusu Allah şiddetlidir akabinde.   

*Gücünüzün yettiğidir                                                                                                            

**Tip 3 sadaka.                                                                                                          

***Ayette işaret edilenler haram mescitte oturmayan, kendisinin bakımını sağlayacak olan hazırda akrabaları veya tanıdıkları olmayan kimseler içindir.                                                                                                                                                                                                              

 

Hac ibadetini yapmakta kısıtlanan kimseler için hacca hediye göndermesi tavsiye edilir. Bu kısıtlamanın ne olduğu da gene ayetimizde belirtilir. Bir hastalık veya başından bir rahatsızlıktır bu kısıtlama. Hac konusunda detaylı inceleyeceğiz, başından rahatsızlık nedir, baş tıraş etme gibi detaylara konu özelinde konuşucaz Rabb’imiz nasip ederse.                                                                      

Bu kısıtlama kapsamına girende bir fidye olarak oruç tutacak (oruç konusunda inceledik konu bağlamını) yada sadaka verecektir.

Bu sadaka için bir ölçü belirtilmediğinden, sadakanın birine fayda sağlaması gerektiğini bildiğimizden, hacdakilerinde onlara gelen hediyeden, kurbandan, adaktan yararlandıklarını da bildiğimizden, kişinin gönlünden koptuğu kadar ve hacdakilere fayda sağlayacak ölçüde verilecektir çıkarımını kolaylıkla yapabiliriz. En doğrusunu Yüce Allah bilir.

 

 

Sadaka ile ilgili diğer işaretler veren ayetler :                                                                                                                                                

                                                                                                                                                                                

3 tip sadaka konusunu inceledik. Hangi ayetler hangi kapsama girer detaylandırmaya çalıştık. Şimdi de sadaka geçen diğer ayetlerimize bakalım ve konu ile ilgili tüm öğretilerimizi her şeyi bilenden öğrenelim.     

 

2/276  Siler Allah ribayı383; ve riba383 eder sadakaları342*; ve Allah sevmez hiçbir günahkar kâfiri25.                                                                           

*Çoğul olarak gelmesi dikkat çekicidir.                                                                                    

2/276    Yemhakullahur riba ve yurbi sadakat, vallahu la yuhıbbu kulle keffarin esim.    

 

Riba çalışmasına bakınız. Riba bir uygulamanın adıdır. Bu uygulama anlatılırken riba kelimesi ile gelir. Oysa aynı kökten gelmelerine rağmen yurbis, yerbu gibi türemiş kelime olduğunda artık bu riba uygulamasını anlatmaz. Arttırmak, artmak manasına gelir.                                                        

Yani Yüce Allah sadakaları arttırırmış. Sadakaları arttırmak artık size neyi ifade ediyorsa. Ben 2 şekilde anlam çıkarıyorum.

Sadakayı alan içinde veren içinde bir arttırım söz konusudur. Alan için aldığı sadaka bereketli olur ve veren içinde verdiğinin karşılığı fazlasıyla kendisine geri verilir şeklinde anlamlandırabilirim. En doğrusunu Yüce Allah bilir.       

 

*                                                                                                                                                                                                                                                                                      

2/280  Ve eğer oldu (o borç alan) bir zorluk sahibi; öyle ki bakıp beklemedir bir kolaylığa doğru; ve ki sadaka378 ederseniz bir hayırdır sizlere; eğer olduysanız bilirler.                                                                                                                                        

                                  

Borçlunun borcunun bağışlanmasının, borcu veren için hayırlı olduğunu daha önce sohbetlerimizde Yüce Allah'ın öğretilerinden öğrenmiştik. Bu ayetimizde ki farklı öğretimiz ise borçlu olan eğer zorlanırsa, borcu veren borcu almak için acele etmemeli, borçlunun kolaya çıkmasını beklemelidir. Eğer ki bu borcu bağışlarsanız daha doğrusu sadaka ederseniz, sadaka verdim diye kabul edip borcu almazsanız bir hayırdır bu size der Yüce Rahman. Tabii ki bilenlerdenseniz. Tabii ki nerden bilicez, Biricik Kur'an'ımızdan, bilmediklerimizi bize öğreten, her şeyi bilenden öğrenicez.    

Artık biliyoruz. Borç verdik, borcu geri ödemede zorlandı, bekleme süresi verdik sonrasında bu borcu affettik, sadaka ettik, işte bu bize bir hayırdır.

Bunun sözünü Rabb'imiz veriyor. Hayrı da Rabb'imiz nasip edecek. Şahsım için böyle bir hayır nasip ederse Rabb’im bu hayrı ahiret için isterim diye şahsım adına söyleyebilirim.                                                                                                                                                                                         

*                                                                                          

5/45   Ve yazdık üzerlerine onda (Tevrât’ta) ki nefis201 nefsedir201; ve göz gözedir; ve burun burunadır; ve kulak kulağadır; ve diş dişedir; ve yaralara (da) bir kısas320; öyle ki kim sadaka378 etti bunu öyle ki o bir kefarettir* ona; ve kim asla hükmetmez Allah'ın indirdiğiyle544; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler257.                                                                                  

*İşlenmiş bir günah, suç veya kabahatin bağışlanması.                                                                                                                                                                                              

 

Zebur’da (taş tabletler), Terat'ta, İncil'de, Kur'an'da yani tüm kutsal kitaplar Yüce Allah'ın indirdiğidir. Zalim olanlar Allah'ın indirdikleri ile hükmetmeyenlerdir. Şu an değişmeyen Allah'ın indirdiği ve O'nunla hükmedilecek tek gerçek kaynak Şerefli Kur'an'ımızdır. Bu hükmetme hem toplum, hem insan, hem doğa hem din olarak tüm hükmedilecek konuları kapsar.

Hükmü Yüce Allah verir. Bu hüküm kutsal kitaptadır. Uygulanacak olan da yalnız ve sadece kutsal kitaplarda yazan, yazdığı kadar, yazdığı ölçüde, yazdığı şekliyledir. En ufak sapma kutsal kitap hudutlarına çıkmadır, Allah’tan başka hüküm koyucuyu kabul edip uymaktır, farklı bir dinin uyduruk hükümlerine uymaktır, bu hüküm koyucuyu Allah’ın astından ilah edinmektir diye net bir şekilde belirteyim.                                           

Eğer bir kişi, bir kurum, bir kitap v.s. her kim ve her ne olursa olsun Kur'an hudutları dışında ise Allah'ın indirmediği ile hükmetmiş olur. Allah’ın hudutlarından çıkılmış olur. Kendi hüküm koymuş olur. İslam dini için konuşacak olursak işte bu hüküm koyucuya uyanlarda hem Yüce Allah'ın dininden çıkmış olur hem de Allah'ın astından ilahlar edinmiş olur.                                                        

Defalarca örnekledim gene kısaca örnekleyeyim, başta hadis kitapları, peygamberin sünneti denilenler, mezhep imamları, hocaları, şeycikler, şıhcıklar, sözde tarikat liderleri v.s say say bitmez. Kutsal kitabımızda olmayan din adına söylenen, uygulanan, inanılan, takip edilen, idolleştirilen, putlaştırılan her şey bu tanıma girer. Allah'a iftira atmaktır, Allah adına yalan uydurmaktır, uydurdukları bu yalanı da Allah'a dayandırmaktır. Öyle ki İşte bunlar, onlar zalimlerdir.                            

Bu ayette kendilerine yapılan şeye aynı şekilde karşılık verme yetkisi verir Rabb'imiz. Fakat daha iyisini de bizlere öğretir, daha iyisine teşvik eder. Eğer aynı şekilde karşılık verme yetkisi olduğu halde bu karşılık vermeyi kim sadaka ederse, yani vazgeçerse, yani bu yetkisini harcarsa, bu işten affederse o bir kaferettir der Rabb'imiz. Yani o kişi için o bir bağışlamadır, bağışlanmadır.                        

Yani kendisine yapılanın misli/aynısı ile karşılık verme yetkisi verilmesine rağmen, kişi bağışlamayı seçerse Yüce Allah’tan, bu affeden kişi bir bağışlanma alacaktır. Bağışlanması için bu olay vesile olacaktır, sebep olacaktır, bağışlanmayı hak etmesine neden olacaktır diye net bir şekilde anlıyorum. En doğrunu Yüce Allah bilir. 

*                                                                                                                                                                                                                                                                                      

9/104  Hiç bilmezler mi ki Allah; O; kabul eder tevbeyi33 kullarından; ve edinir/tutar* sadakaları342; ve ki Allah; O; Tevvâb’tır191; Rahîm’dir2

*Sadakalar Yüce Allah'ın rızası için verilir.                                                                                                                                                                             

                                              

Anlarız ki sadakalar Yüce Allah'ın rızası gözetilerek, Yüce Allah'ı hoşnut etme amaçlı verilir. Yalnız Yüce Allah'ın rızası için verilen bu sadakalar için edindiğimiz haklar da Yüce Allah tarafından korunur. Zamanı geldiğinde tarafımıza ödenir. Hani bazı yerlerde her hakkı saklıdır diye yazı görürüz ya. Tüm haklarının kasıtlı olarak elinde tutulduğu ifadesidir bu. İşte Yüce Allah'da bu sadakadan doğacak hakkı tutmayı kendi üzerine yazmıştır.                                                                                                                                                                                                                                                         

*

57/18  Sadaka veren erkeklerin, sadaka veren kadınların ve Allah'a iyi bir ödünç verenlerin, verdikleri katlanarak geri ödenir. Ve ayrıca onlar için çok şerefli bir ödül vardır.                                                                                                                                                 

           

9/104 de sadakadan kazanılan hakkı saklı tutan Yüce Allah'ın zamanı geldiğinde bu hakkı, ilgili kişiye katlayarak, fazlasıyla geri verdiğini görürüz. Sadakadan doğan hakkı saklı tutmayı kendi üzerine yazan Yüce Allah elbette bunun hakkını da Kendisi adaletli bir şekilde verecektir, beklenen de budur fakat Rabb'imiz kendi lütfundan hak edilen haktan çok daha fazlasını vereceğini işaret eder.

Rabb'imiz bu verilen sadakayı kendisine borç verilmiş gibi değerlendirir. Bunun karşılığını da kat kat verir. Buda Yüce Allah'ın lütfundandır. Tüm canlılara rızkını veren Allah bizim birine sadaka vermemize elbette ihtiyacı yoktur. Biz verelim yada vermeyelim ihtiyaç sahibine rızkını elbette verecektir. Ama iman edenleri en iyi şekilde ödüllendirmek, cennetlerine koymak ve derecelerini arttırmak isteyen Yüce Rahman bu tarz şeylerle bize bu yolların kapılarını açmıştır. Belki yapacağımız en ufak bir şey bile günahlarımızın bağışlanmasına veya suçlarımızın ötülmesine vesile olacaktır, Yüce Allah’ın şefaatini kazanmamıza sebep olacaktır ki bu şekilde dilemiştir Rabb'imiz biz bilemeyiz.

Bize düşen Rabb'imizin azabından asla emin olamayacağımızı bilerek fakat Rabb'imizin makamından ve uyarılandan korkarak ve bağışlanacağımız umudunu asla kaybetmeden, yalnız Kur'an deyip, Kur'an hudutlarından çıkmadan, Kur'an öğretilerini elimizden geldiği kadar hayatımıza empoze etmek olacaktır.                                                                                                                          

 

 

Şerefli Kur'an'ımızda sadaka kelimesinin geçtiği diğer ayetler:

 

 

4/114  Onların gizli konuşmalarından çoğunda olmaz (bir) hayır; dışındadır kimse (ki) emretti sadakayı342 ya da marufu291 ya da ıslahı360 insanlar arasında; ve kim faaliyet içinde olursa buna aranarak/bakınarak Allah'ın rızasını; öyle ki yakında vereceğiz ona büyük bir ecir820.                                                                                                                                                 

9/58   Ve onlardan kimi mızırdanır/dırdır eder sana sadakalarda39 ; öyle ki eğer sunulsa ondan*; razı olurlar; ve eğer hiç sunulmasa ondan*; o zaman onlar gıcık** olurlar.                                                                                               

9/58 de 1 nolu sadakadan bahsedilir.                                                   

*Sadakadan pay.                                                                                                       

**Rahatsız, kızgın, sinirli, gergin, huysuz, mutsuz.        

 

9/75   Ve onlardan kimi ahit* verdi Allah'a; muhakkak ki eğer verirse** bizlere fazlından202 mutlak sadaka39 veririz; ve mutlak oluruz sâlihlerden217 (diye).                                                                         

*Antlaşma, anlaşma.                                                                                                   

**Allah.                                                                                              

Allah ile anlaşma yapanlardan bahseder. Bize fazlından ver bizlerde sadaka verelim diye. Sonraki ayette öğreniriz Allah fazlından verir ama bu kimseler ise anlaşmalarına uymazlar.

Bu yapılan anlaşmayı adak olarak da düşünebiliriz. Adak konusunda salih evlat isteyipde verilirse şükredenlerden oluruz diyenler örneği gibi.


9/79   Kimseler (ki) mırıldanırlar müminlerden27 itaatkarlar (olan kimseleri) sadakalarda342; ve kimseleri (ki) bulamazlar cihatları/mücadeleleri dışında; öyle ki alay ederler onlardan (olanla); (oysa) alay etti Allah onlardan (olanla); ve onlaradır elim/acıklı bir azap.                                                                                                                                                                  

Sadaka veren müminlerle alay edildiğini öğretir Yüce Rahman. Oysa o alay edenlerle Allah alay edermiş onuda öğretir Yüce Allah bizlere.

                                                                                                                                                                                                                   

33/35  Doğrusu müslim45 (erkekler) ve müslim45 (kadınlar); ve mümin27 (erkekler) ve mümin27 (kadınlar); ve kanaat eden (erkekler) ve kanaat eden (kadınlar); ve sâdık182 (erkekler) ve sâdık182 (kadınlar); ve sabreden51 (erkekler) ve sabreden51 (kadınlar); haşyet53 duyan (erkekler) ve haşyet53 duyan (kadınlar); sadaka342 veren (erkekler) ve sadaka342 veren (kadınlar); ve siyam322 eden (erkekler) ve siyam322 eden (kadınlar); ve koruyan (erkekler) fürûclarını110 ve koruyan (kadınlar); ve Allah'ı çokça zikreden78 (erkekler) ve zikreden78 (kadınlar); hazırlardı Allah onlara* bir mağfiret319 ve büyük bir ecir820 .

*Eril çoğul gelen zamir. İşaret edilen erkek ve kadınların tümümü kapsar. Bu da bizlere Arapça gramer olarak eril çoğulla gelen zamirlerin sadece erkekleri değil hem erkekleri hem de kadınları işaret ettiğine güzel bir delil olur.        

 

İnfak konusu sonunda hatırladığımız ayetleri bu konu başlığı altında da hatırlayalım. 36/47 ayet açıklaması infak konusunda mevcut.                                                             

                                                                                                                                                                     

36/47 Onlara: "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden ihtiyaç sahiplerine yardım edin dendiği zaman, Kafirler, İman Edenler'e: "Allah'ın dileseydi doyuracağı kimseyi biz mi doyuracağız? Siz ancak apaçık bir sapkınlık içindesiniz." dediler.

57/7 Allah'a ve Resul'üne iman edin. Sizi sahip kıldığı şeylerden, ihtiyaç sahiplerine yardım edin. Bilin ki sizden iman edip, ihtiyaç sahiplerine yardım edenler için büyük ödül vardır.       

76/9 Biz, sizi yalnızca Allah için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık veya bir teşekkür beklemiyoruz.  76/10 Biz; yüzlerin asık olduğu, belalı, zor günde Rabb'imizin azabından korkarız.

76/11 Allah da bu nedenle onları, o günün kötülüğünden koruyacak. Ve onları, mutluluk ve sevince kavuşturacak.                                                                                                                                                                                    

 

 

Sadaka özet:

 

 

9/103    Sadaka, sadaka vereni temizler, arındırır.                                                                                                                                                                                                                  

9/60      Sadakalar fukaralara, miskinlere, onun üzerine amel edenlere, kalpleri alıştırılanlara, boyunduruk altında olanlara, borçlulara, Allah yolunda olanlara ve yolun oğluna verilir.                                                                                                                                                                                                              

9/60      9/60 öğretisinin Yüce Allah'tan bir farz olduğunu öğretir Rabb'imiz.                                                                                                                                                                                                                  

2/263    Sadakaya bir eziyete tabi olmadan verilmelidir.                                                                                                                                                                                                                       

2/263    Eziete tabi olaunarak verilen sadakadan, maruf bir kelime ve mağfiret daha iyidir.                        

 

2/264    Minnete ve eziyete tabi olan sadakalar boşa gider.                                                                                                                                                                                                                 

2/264    Sadaka verme tavsiyesi iman edenlere gelir.                                                                                                                                                                                                                            

2/264    Gösteriş için verilen sadaka veya Yüce Allah'a iman etmeden, ahirete iman etmeden verilen sadaka boşa çıkacaktır.                                                                                                                                                                                                                   

2/271    Sadakalar gizlide verilebilir, açıkçada verilebilir. Her iki şekilde de sadaka verilmelidir.                                                                                                                                                                                                                  

2/271    Gizli verilen sadaka, insan için nimettir, hoştur, açıktan verilen sadaka da hayırlıdır.                     

 

2/276    Allah sadakaları artırır.                                                                                                                                                                                                                    

2/280    Borç verilen şey eğer sadaka edilirse bu hayırdır, sadaka edene.                                                                                                                                                                                                                        

5/45      Karşılık verme yetkisi olduğu halde, bu yetkiyi affetmeye çeviren için Allah tarafından bir bağışlanma olacaktır.                                                                                                                                                                                                                      

9/104    Sadakalardan doğacak haklar Yüce Allah tarafından tutulur, saklanır.                                                                                                                                                                                                                

57/18    Sadaka verenlerin karşılıklarını Yüce Allah katlayarak geri öder.           

 

 

 

 

 

AYETLERDE GEÇEN NUMARALARIN AÇIKLAMALARIDIR

 

 

 

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.                                                                                                                                                                                                                                                

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).                                                                                                                                                                                                                       

6Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.                                                                                                                           

8Bilen.                                                                                                                                                                                                                                                                                                         

9Bilge/bilgelikle hükmeden.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür.                                                                                                                                                                                                                                       

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.                                                                                                                                   

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.                                                                                                                          

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.                   

33Dönmek, vazgeçmek.                                                                                                                                                                                                                                                                                                         

39Sadaka-1; kamu otoritesinin belirlediği bir oranda alınan özel bir vergi türü. Zekâttan ayrı olarak bu toplanan sadaka vergisi sadece 9:60 ayetinde işaret edilenler için harcanır.                                                                                                                            

41İşiten.                                                                                                                                                                                                                                                                                                      

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.                                                                                                                            

58Yumuşak huylu.                                                                                                                                                 

 

76Resule/elçiye itaat etmek sadece Kur'an'a itaat etmektir. Kur'an=Resul; Resul=Kur'an. Resule itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir.                                                                                                                                                                                                                                                                             

95Kur'an'da 3 tür sadaka işaret edilmiştir. Bu ayetteki sadaka kamu hizmetinden, kamu görevlisinden faydalananların kamuya verdikleri harçtır.                                                                                                                                                                                                                                                                                          

106Zengin.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 

113Açlık sınırında yaşayan. Açlıktan hareketleri kısıtlanmış.                                                                                                                        

141İlgilenmek, alakadar olmak, kale almak, dikkate almak, ilgiyle takip etmek, üzerlerine titremek.                                                                                                                                

142O insana/insanlara ilgi-alaka gösterme, kale alma, dikkate alma, ilgiyle takip etme, üzerlerine titreme.                                                                                                                      

169Dine, İslam'a, sadece Kur'an'a adanmış hayat tarzı. Sadece Kur'an'ın emir ve yasaklarına dayanarak yapılan tüm eylemler.                                                                                                                                                                                                                                                                                                             

191Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.                                                                                                                                                                                                                                                                                                              

201Benlik, kişilik, öz varlık.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                    

202İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.                                                                                                                                                                                              

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.                                                                                                                                  

291Evrensel kabuller, evrenin işleyişine uygun davranışlar, normlar.                                                                                                                        

320Tam karşılık, misilleme, tam karşılıklı öç/intikam.                                                                                                                      

322İmtina etmek, çekinmek, sakınmak, uzak durmak anlamındadır. Ramazan ayında (30 gün) siyam/oruç tutulur. Şafağın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt olunca -gün ışığı karanlıkta ilk belirginleştiğinde- başlar ve Güneş batınca biter. Siyam yemekten, içmekten ve cinsel yakınlaşmadan uzak durmaktır. Hasta veya seferde olanlar tutamadıkları günleri Ramazan ayı dışında tutarlar. Tâkatını kullanarak tutabilenlerse bir miskini/açlık sınırında yaşayanı doyurarak bir fidye verirler. Siyam/oruç tutmak da hayırlıdır; fidye vermek de hayırlıdır. Birbirlerine üstünlükleri yoktur. Siyam/oruç gecesi cinsel yakınlaşma serbesttir.                                                                                                                                                                                                                     

327Kur'an ayetlerinin delillerle tartışıldığı, öğrenildiği; belirlenmiş bir mekanda ve zamanda gerçekleştirilen, önceden duyurusu yapılan toplanma, bir araya gelme; kongre.                                                                                                                                    

337Vizit, ziyaret, amaç edinme, onarmak.                                                                                                                                                                                                                                                                                          

338Hac veya umre için haram mescide gelen kimselerin kendileri ve başkaları için yanlarında getirdikleri ihtiyaç giderici şeyler. Canlı hayvan mantıken en iyi hediyedir. İyi bir besin kaynağı olan et çölde çok hızlı bozulacağı için et verecek olan hayvanın canlı olarak haram mescide getirilmesi en güzelidir. Bu hayvanlar oraya gelen insanların doyurulması içindir. İhtiyaç oluştukça Yüce Allah adına kesilirler.                                                                                                                                  

339Hac ve umre için gelenlerin haram mescide girmeden önce baş tıraşı oldukları anlaşılmaktadır. Saçların çok kısa kalacak şekilde kesilmesi bit ve pire gibi parazitlerin yayılmasını büyük ölçüde azaltır. Benzer uygulamalar antik uygarlıklarda da mevcuttu. Şehre gelen yabancılar hamamda yıkanmadan şehre giremezlerdi.Baş tıraşının aynı zamanda damga gibi bir işaret olduğunu da anlıyoruz. Hediye olarak getirilen şey hediyelerin kabul edilerek kayıt altına alındığı alana gelinceye kadar baş tıraşı olunmazdı. Hediye kendi mahalline              ulaşıp o kimse adına kayıt yapıldığında artık o kimse baş tıraşı olabilir ve haram mescide girebilirdi. Anlarız ki baş tıraşı sağlık açısından önemli olduğu kadar işaretleme amaçlı da kullanılmıştır. Başları tıraşlı olan kimseler toplum için hediye sunmuş kimselerdir.                                                                                                                                                                                                                                                                                                          

340Hac ve umrede asla hediye getirme imkanı olmayan kimseler de baş tıraşı olur. Haram mescide girer. Ancak hediye fideye olarak 3 gün hac zamanında, 7 gün de evine döndüğünde olacak şekilde toplam 10 gün siyam/oruç tutar.                                                                                                                                                                                                                                                                                                        

341Bir kimse hastaysa ya da başı tıraş edildiğinde başında bir deri hastalığı görülürse o kimseler hac ve umre yapamaz. Haram mescide giremez.    Fidye olarak siyamdan/oruçtan ya da sadakadan ya da nusuktan bir karşılık/ödeme verir. Kişinin iyileştiğinden ve başındaki deri hastalığının geçtiğinden emin olunursa o durumda hediyesi kabul edilir ve haram mescide girebilir. Hediyede zorlanırsa kendisine kolay geleni verir.Rabbimiz bu fidyenin miktarını rahmetinin gereği bildirmemiştir. Bu nedenle bizlere en kolay geleni tercih edebiliriz. Tek günlük bir siyam/oruç tutmak da ayetin tecelli etmesine yeterlidir. Ya da 3. tip bir sadaka verilebilir. Ya da adanılmış hayat tarzında devam edilebilir. Hastalığı nedeniyle mağdur olmuş bir kimseye Yüce Allah asla zorluk yüklemez. Adanmış hayatına devam etmesi bile bir fidye olur.                                                                      

342Kur’an’da 3 tip sadaka vardır. Bunlar;                                                                                                           

1-Sadaka-1: Kamu yönetiminin topladığı bir gelir vergisi türü.                                                                         

Kamu yönetimini 9:60 ayetinde Rabbimiz tarafından zikredilen gruplar için topladığı özel bir kamu vergisi (9:103, 9:58 ve 9:60).                                                                                                                                            

2-Sadaka-2: Kamudan talepleri olan kişi ve kurumların kamu yönetimi ile görüşmeden önce vermesi gereken sadaka vergisi (Kamu harcı).                                                                                                                                 

58:12 ayeti; bu fonda toplanan harç vergileri Sadaka-1 fonuna aktarılır.                                                        

3-Sadaka-3: Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi.                                                                                     

Kamu yönetiminin Sadaka-1’deki gibi bir vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma kazandırarak verdiği sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça verilebilir. Ama gizli verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka vergisi kesinlikle incitici ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)                                                                                                                        

354Evsiz barksız olan.                                                                                                                                                                                                                                                                                                             

360İyileştirme, düzeltme.                                                                                                                                                                                                                                                                                                       

378Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi. Kamu yönetiminin Sadaka-1’deki gibi bir vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma kazandırarak verdiği sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça verilebilir. Ama gizli verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka vergisi kesinlikle incitici ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)                                                                                                                        

383Artırmak, büyütmek, ilave etmek. Borç olarak verilen bir malın artarak, çoğalarak geri alınmasıdır. Örneğin; 10 ekmek borç verildiyse ve süre sonunda geriye 11 ekmek alındıysa bu durumda artan, çoğalan, ilave olan o 1 ekmek riba olur. Dönen mal artmamalıdır. Günümüzde mal yerine çoğunlukla değeri değişken olan para kullanıldığı için kafa karışıklığı         yaşanmaktadır. Örnek; 10 ekmek değerinde olan para süre sonunda yine aynı para olarak geri alınırsa enflasyon nedeniyle paranın değer kaybetmesi sonucu borç veren geri aldığı parayla 10 ekmek alamayacaktır. Örneğin 9 ekmek alabilecektir. Borç verenin 1 ekmek hakkı yenmiş olacaktır. Merkez bankaları yıllık enflasyonun değerini belirler yani paranın değer kaybını belirlerler. O durumda borç para olarak verilecekse enflasyon değerinde paranın artarak geri alınması asla riba olmaz. Aslında malın artması değil korunması söz konusu olur. Ancak enflasyonun üstündeki her değer riba olacaktır. Enflasyon değerinde faiz kesinlikle riba değildir. Ancak faizin ribalaşma durumuna dikkat edilmelidir. Enflasyon üstünde gelir getiren faizlerin enflasyon üstü getirisi riba olmaktadır.                                                                                                                                                                                                                                                                                   

497Uygulamaya koymak, belirlemek, önceden fikslemek/sabitlemek, zorunlu olarak uygulamaya koymak.                                                                                                                                                                 

544Sadece kutsal kitaplar demeyip onun yanında tamamı zan olan hadis/söylenti/Talmud uydurmalarıyla hükmederek kitabın ayetlerine kâfirlik edenler.                                                                                                                                                                                                                                                                                     

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.                                                                                                                                                                                                                                                                                                       

700Yüce Allah'ın mesajı olan sadece Kur'an. Yüce Allah'la resûllerinin arası asla ayrılamaz. Muhammed resûl kendisine şerefli elçi aracılığıyla indirilen Yüce Allah'ın mesajını direkt olarak okumuştur. Resûl olarak okuduğu ayetler Yüce Allah'ı temsil ettiği için Allah ve resûlü denildiğinde sadece Kur'an anlarız. Kur'an'ın hükümleri anlarız.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                  

820Ödül, mükafat.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                  

 

 

 

 

 

EN DOĞRUSUNU YÜCE ALLAH BİLİR.                                                                                                                                                          

                                  

                                                                                                                                                                                                                    

           

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            

                                              

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder