BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Allah’ın
adıyla Rahman Rahim.
SADAKA
Zekat ve infak kavramlarından sonra sıra sadaka kavramımıza
geldi. 3 ayrı kavram ve 3 ayrı kelime ile şerefli Kur'an'ımızda bize anlatılan 3
ayrı şeydir. Dikkat edelim bize aynı gibi görünen şeyler Kur’an’da ayrı kelimelerle ile geliyorsa eğer
kesinlikle ayrı şeylerdir. Belki bağlantılı olabilir, belki aynı şey gibi
anlayabiliriz ama asla aynı şey değildir. Kesinlikle farklıdır.
Zekat ve infakı netleştirdiğimize inanıyorum. Şimdi de
sadakayı her şeyi bilenin öğretilerinden öğrenelim Kendisi'nin izni ve dilemesi
ile.
Kur'an bize öğretir ki sadakada bir verme bir harcamadır.
Fakat bilinenin aksine dilencilere verilen ufak bir meblağ değildir. Sadaka
verilen, harcanan her şeyden olabileceği gibi borcun affedilmesi de sadakadır
2/280, verilecek bir karşılıktan vazgeçmede sadakadır 5/45, Kur'an hudutlarında
bir ibabet için kişisel kısıtlama olduğunda bir şey verme de 2/196 sadaka
kapsamına girer.
Bu söylediğim ayetleri de Rabb'im izin verirse bu sohbette
inceliycez.
Şerefli
Kur'an'ımızdan anladığımız kadarıyla sadaka 3 şekilde olur. Yani yaptığımız
sadaka 3 ayrı katagoridedir. Bir şekilde bir sadaka verdiğimizde bu 3 şıktan
birine girecektir.
Bu şıklar :
Sadaka-1: Kamu
yönetiminin topladığı bir gelir vergisi türüdür, kamu yönetiminin topladığı
sadakadır. Kamu eliyle yada telefi amaçlı zorunlu bir sadakadır diyebiliriz.
Sadaka-2:
Kamudan talepleri olan kişi ve kurumların kamu yönetimi ile görüşmeden önce
vermesi gereken sadaka vergisi. Kur'an'da resulün topladığı sadaka şeklinde
gelir. Ancak kamuya gitmek üzere toplanır. Özel bir görüşme öncesi kamu
yararına verilecek sadaka olarak anlayabiliriz.
Sadaka-3:
Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi. Kişinin kendi gönüllü olarak verdiği
sadakadır. Gönüllü olur, içten gelir ve kişiseldir diye anlayabiliriz.
Sadaka, Musaddık, tasadduk ve sadık aynı kökten gelir diye
bilgisini verdikten sonra sadaka kelimesinin kök anlamlarına bakalım.
صدق Sdq Sad-Dal-Kaf
ṣadaqa u (ṣadq, ṣidq) gerçeği söylemek, samimi olmak;
gerçeği (عن) anlatmak; doğru olduğunu kanıtlamak, doğru olmak, gerçekleşmek;
haklı olmak; tam olarak uymak (على s.o. veya s.th.), uygulamak (على to), sadık
kalmak (على of) │ وعده 508 veya في وعده (fī wa‘dihī veya wa‘dahū) birinin
sözünü tutmak veya yerine getirmek; صدقه النصيحة (naṣīḥata) içtenlikle nasihat
etmek; صدقه الحب (ḥubba) birini içtenlikle, gerçekten sevmek II (ھ، هs.o.
s.th.) güvenilir saymak, (ھ s.th.) doğru olarak kabul etmek, güvenmek (ھ، ه
birine, birine),inanmak, güvenmek (ھ، ه o., o.); düşünmek veya ilan etmek (ھ
s.th.) doğru, haklı,doğru veya güvenilir; inanmak (ب -e); Rıza göstermek, onay
vermek, rıza göstermek,onaylamak (على to s.th.), onaylamak (على of
s.th.),vermek, lisans vermek, yaptırım uygulamak, onaylamak, teyit etmek,
kanıtlamak, tasdik etmek, onaylamak, tasdik etmek, doğrulamak, yasallaştırmak,
doğrulamak (على s.th.) │ لا يصدق(yuṣaddaqu) inanılmaz, akıl almaz,güvenilmez,
güvenilmez; صدق او كذبṣaddiq au kaddib (olumlu parantez olarak) ister inanın
ister inanmayın III bir arkadaşa (هş.a.) davranmak; arkadaşlığını sürdürmek (ه
ile s.a.); arkadaş olmak veya olmak(ş. ile ه), dost olmak (ş. ile ه);rıza
göstermek, rıza göstermek, onaylamak,anlaşmak (على bir başkasına), onaylamak (على
-in),bağışlamak, ruhsat vermek, yaptırım uygulamak, onaylamak,doğrulamak (على
bir başkasına); yasallaştırmak, onaylamak (على bir imza vb.) IV(gelinlik)
çeyizi belirlemek (bir kadın için ھا) V sadaka vermek (على bir başkasına);
sadaka olarak vermek,bağışlamak (على
bir başkasına, ب bir başkasına)صدق ṣidq doğruluk, dürüstlük,
doğruluk;samimiyet, dürüstlük; doğruluk, doğruluk (bir iddianın); etkinlik; صدقا
ṣidqangerçekten, hakikaten, hakikaten
kaynak
: hans-wehr page 431
Bu başlıklar altında inceleyeceğimiz Rabb'imin ayetleri ile
bize öğretilen sadaka nedir hep beraber bakalım, öğrenelim.
Sadaka-1:
Kamu yönetiminin topladığı bir gelir vergisi türü.
9/103 Al mallarından onların bir sadaka39; temizler
onları* ve arındırır onları* kendisiyle; ve salli141 et
onlara; doğrusu senin salâtın142 sakinlik/dinginlik verir onlara;
ve Allah bir Semî'dir41; bir Alîm'dir8. *Sadaka.
Nebi Muhammed’e Yüce Allah onların kendi mallarından sadaka
al der. Bu alınan sadaka, sadaka vereni temizler ve arındırırmış. Sadaka alacak
olan nebi Muhammed’dir. Ve net olarak söyleyebiliriz ki nebi bu sadakaları
kendi için değil kamuya döndürmek ve kamu yararına kullanmak için alır.
Ayrıca alan nebi olduğundan miktarını yani oranını da nebi
Muhammed belirleyecektir. Günümüze uyarladığımızda da bu iş için
görevlendirilen bir kurum ve bu kurumda bu iş için görevlendirilmiş kişi
belirleyecektir diyebiliriz.
Ayrıca sadakayı veren kişiyi sadakanın temizlemesi ve
arındırması da, insanı, malını, parasını kötüden, çirkinden, iğrençten,
pislikten temizlemesi ve arındırmasıdır. İçine haram karışan, şeytanın yolunda
kazanılan, Allah'ın rızası doğrultusunda kazanılmayan mal veya parayı ve de bunu
bu şekilde kazanan kişinin temizlenmesi ve arınmasıdır.
İşte Yüce Allah insanı temizleyecek ve arındıracak ama
kişinin bunu hak etmesi lazımdır. Kur'an'da Rabb'imizin kişi için her hangi bir
şey dilemesi için, hayır veya şer, insanın kendisinin bunu hak etmiş olması esası
şartı vardır. İşte bu temizlenme ve arındırma yapılacak ama kişi bu sadaka
vermesi ile Rabb'inin dilemesini hak etmelidir.
Biraz sonra inceleyeceğimiz 9/60 ayetinde, bu alınan
sadaka, buna bir nevi vergi de diyebiliriz, nerelere harcanacak Rabb'imiz
öğretir. Bu manada bir kamu fonu oluşturmakta mantıklı olacaktır.
Ayrıca ayetteki diğer işaretlerimiz ise nebinin insanlara
salli etmesi ve salatının insanlara sakinlik dinginlik verdiği öğretisidir. Doğru
söyledi Allah. Peki akledelim ne mesajı verdi.
Haydi her gördüğünüz salatı, salliyi namaz diye çeviren
ahmak mealciler. Çevirsenize bunu da nebi insanlara namaz kılacak diye. Olmuyor
değil mi, tutmuyor değil mi, haydi o zaman her yerde salatı namaz diye
çevirdiğiniz meallerinizde bu ayetteki salatı uydurun kaydırın bakalım kendi
yanınızdan uydurduğunuz dinin uyduruk öğretilerine göre yalnız unutmayın tek
Hüküm koyucu Yüce Allah’tır deyip Rabb'imizin ayetindeki öğretilere devam
edelim biz.
Nebiye der ki Yüce Allah salli et onlara, yani ilgilen,
alakadar ol onlarla, kale al onları, dikkate al onları, ilgiyle takip et,
üzerlerine titre ve doğrusunu senin salatın sakinlik, dinginlik verir onlara
yani o insanlarla bu şekilde ilgilenmen yani salli etmen onlara sakinlik
dinginlik verir der Rabb'imiz.
Öyle de olmazmıy dı arkadaşlar. Şu an Allah'ın resulü
yanımızda olsa bizle ilgilense, alakadar olsa bir düşünün, hayal edin nasıl bir
duygu yaşardınız, ne hissederdiniz canlı kanlı yanımızda ve bizimle alakadar
oluyor, önem veriyor, aynı tek Allah'a klavuzlandığımızdan üzerimize titriyor.
Sakinlik, dinginlik, huzur hisstemezmiydik.
*
9/60 Ancak
ki sadakalar39 fukaralara*; ve miskinlere113; ve onun** üzerine amel
edenlere***; ve kalpleri alıştırılanlaradır****; ve boyunlardadır*****; ve
borçlularadır; ve Allah yolundadır******; ve yolun oğlunadır354; bir
farzdır497 Allah’tan; ve Allah bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir9.
*Fakirlere.
**Sadakanın.
***Sadakaların toplanmasını yapanlar/edenler.
****Kalpleri Kur'an'ın merhametiyle tanıştırılacak olanlar.
*****Boyunduruk altına girmiş kimseleri kurtarmak içindir.
******Sadece Kur'an için yapılan mücadelededir.
Bu ayetimizde sadakanın kimlere verileceği öğretisi gelir.
Kişisel gönüllü verilecek bir sadaka da olsa kamunun
topladığı sadakada olsa kamu yöneticileri ile görüşmek için verilen sadaka da
olsa eğer kamuya döndürülecek sadaka kapsamına giriyor ve kamu için
toplanıyorsa, bu toplanan tüm sadakalar bu ayette belirtilen kişilere
ulaştırılmalı ancak bu kişilere verilmelidir.
Bunlar fukaralar, miskinler, onun üzerine amel edenler, kalpleri
alıştırılanlar, boyundurda, boyunduruk altında olanlar, borçlular, Allah
yolunda olanlar ve yolun oğludur.
Terimleri biraz açalım.
Fukaralar, yani
fakir olanlar,
Miskinler, yani
açlık sınırında yaşayanlar,
Onun
üzerine amel edenler, yani sadaka toplamak için görevli olan,
görevlendirilmiş olanlar, bu sadakaları Yüce Allah'ın dediği şekilde ve dediği
kimselere ulaştırmakla görevli olanlar, kalpleri alıştırılanlar, yani kalpleri
Kur'an'a açılanlar, doğru yola klavuzlanmak isteyenler, Kur'an ile tanışmak
isteyenler için yapılacak, yapılabilecek, destek olunacak harcamalar,
Boyunlarda
olanlar, yani boyundurluk altına girmiş kimseleri kurtarmak için,
bunlar köle olabilir başka şekilde boyunları bağlanmış olabilir, borçlada
boyunduruk altına girilebilir ama ayette borç ayrı gelmiş gibi gözükse de
aslında boyundurdadır ve borçlulardır diye bir bağlama yapılmış, dolayısıyla
tüm boyunduruk altında olanlar bu gruba girer, brçlular da dahil.
Allah
yolunda, yani daha öncede bahsettiğimiz gibi Allah yolunda, Kur'an
ile, Yüce Allah'ın ayetleri ile ve İslam dini için, Kur'an hudutları içerisinde
yapılacak olan tüm mücadeleyi kapsar, bir Kur'an mesciti açmaktan tutunda,
birine bir yanlışı olduğunda Yüce Allah'ın ayetini hatırlatmakta, burda yaptığımız
bu söyleşi de, deklere edende, dinleyende aklınıza gelecek tüm Allah yolunda
yapılan ama Kur'an hudutlarında olan şeyleri kapsar.
Yolun
oğlu, yani evsiz, barkısz olandır.
Rabb'imiz bu kimselere, bu sadakaların ulaştırılmasını bizlere
tavsiye eder, önerir, buyurur yani emreder, öğretir.
Ayrıca bu öğretisinin ve öğretisinin uygulanmasının bir farz
olduğunu da bizlere öğretir. Yani sadaka budur, bu şekilde toplanır, bu şekilde
verilir, bu kişilere verilir bunu bu şekilde uygulamaya koymanız gerekir, bunu
ben bu şekilde belirledim, sabitledim, size de Kur'an ile öğrettim hüküm koydum
bunu bu şekilde uygulamaya koymanız gerekir der, bir farzdır Allah'tan diye
öğretisinde.
Sadaka-2:
Kamudan talepleri olan kişi ve kurumların kamu yönetimi ile görüşmeden önce
vermesi gereken sadaka vergisi.
58/12 Ey İman Edenler! Resul'le gizli bir şey
konuşacağınız zaman, gizli bir şey konuşmanızdan önce sadaka verin. Bu sizin
için daha hayırlıdır ve daha temizdir. Ancak bir şey bulamazsanız, bilin ki
Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
58/13 Tasalandınız mı? Ki takdim edersiniz eliniz
arasında, gizli konuşmanızda sadakalar95; öyle ki o zaman asla faaliyete
geçemezsiniz; ve tevbe33 etti Allah sizlere; öyle ki ikame572 edin
salâtı5; ve verin zekâtı10; ve itaat edin Allah'a ve resûlüne76; ve Allah haberdardır
yaptıklarınızdan.
Öncelikle ayetler iman edenlere gelir. Bu iman edenlere
Rabb'imiz der ki 58/12 de resul ile gizli bir şey konuşacağınız zaman,
konuşmadan önce sadaka verin. Bu iş onlar için daha hayırlı olacağı işaretini
verir. Fakat bir şey bulamazlarsa da ben bağışlıyıcıyım, rahmetim kesintisidir
der Rabb'imiz. Bu gizli konuşma öncesi alınacak olan sadaka elbette kamu yararına
kullanılacaktır, asla resulün şahsına ait değildir. Kişi gizli bir şey
konuşacak, kendini ilgilendiren bir şey konuşacak, o manada her önüne gelen resulü
meşgul etmesin, eğer konuşacaksa da sadaka vererek konuşacağı şeyin önemli
olduğu kendi şahsına kanıtlasın ve verdiği sadakada kamuya faydalı olsun diye böyle
bir ayetin geldiğini düşünüyorum şahsım adına, En doğrusunu Yüce Allah bilir.
Anlarız ki kamu yönetiminden talepte bulunacak kişi veya
kurumlar öncelikle sadaka yani bir vergi vermelidir, bir ödeme yapmalıdır. Bu
toplanan ödemelerde 9/60 taki kişiler kapsamına girenlere harcanacaktır.
58/12 de verecek bir şey bulamayana kolaylık sağlayan Yüce
Rahman 58/13 kolaylık üzerine bir kolaylık daha sağlayarak bu gizli konuşma
öncesi vereceğiniz sadakanın onları tasalandırdığını ve bunu yapmadıklarını açık
bir şekilde oradaki insanlara beyan etmiştir. Bu insanların bundan dolayı
endişelendiklerini ve tasalandıklarını ve bu işi yapmadıklarını belirttikten
sonra size tevbe ettim der Yüce Allah. Yani bu söylediğimden vazgeçtim der, bu
sorumluluğunuzu kaldırdım der. Ama salatı ikame etmeye, zekatı vermeye ve
Kendisi'ne resulüne itaat etmeye devam edin ben yaptıklarınızı bilirim der.
Resule itaat Kur'an'a itaatdir. Allah ve resulü diye gelen terkip tek Allah'a
gider diye belirtelim.
Şimdi Yüce Allah 58/12 de gizli konuşmalardan önce sadaka
ver diyor hemen arkasından 58/13 de bunu kaldırdım diyor. Bu konu üzerinde
biraz düşünelim, çıkarımlar yapalım. Allah bu insanların bu işten endişe
edeceğini zaten biliyordu, vermeyeceklerini de biliyordu, peki neden verin dedi
ve hemen bir sonraki ayette neden tevbe ettim dedi.
Bu olaydan çıkarımlarım
şunlardır:
1- Bu olay o insanlara sınavdır. Gizli konuşmalarından önce
eğer sadaka verselerdi bu onların yararına olacaktı. Onlar için daha hayırlı
olacaktı. Fakat onların malları, paraları ahiret kazancının yanında kendilerine
daha sevimli geldi.
2-Bu sınavdan geçemeyen bu inanlara Yüce Allah rahmet etti,
çok büyük bir lütufta bulundu. İlk emrinden, rahmetinden dolayı döndü ve daha
hayırlı olanı seçmemelerine rağmen hem onları bağışladı hem de sadaka vermemeye
devam edecekleri için bu uygulamayı kaldırdı.
3-Herkez olduk olmadık her şeyi sorup nebinin asli görevi
olan Kur'an'ı deklere etmesi görevini aksatmasına sebep olmuş olabilirlerdir ki
bu kuvvetle muhtemeldir. O yüzden gizli bir şey sormadan önce bir sadaka
vermeleri olmadık şeyleri değil, kendileri için gerçekten çok önemli gördükleri
şeyi sormaları için bir sınırlama olmuştur. Her şeyi değil önemli olanlar
sorulacağından bir zaman kazanma olmuştur.
4-Bu iki ayetten surelerin ve ayetlerin sırayla inmediğini
anlıyorum. Çünkü 58/12 ayeti geldi. Gizli konuşmalar öncesi sadaka verin dendi.
58/13 ayetinde ise bu insanların bu işten endişe duymaları yanı sıra, bu sadaka verme işini yapmakdıklarını
anlarız. Bu emir 58/12 ile gelmiş ve toplumda sadaka vermeme olayı ve endişe
olayı bir süre yaşanmıştır. Bir süre bu olay yaşandıkltan sonra bu ayet
geldiğinde topluma yaptıkları şey haber verilmiştir. Toplum bu olayı yaşamış,
uygulamadıklarını anlamış ve ayetlede
sabitlenmiştir.
Şahsi kanaatim örnek olarak 58. surenin 12 ayeti geldi ama
58. surenin 13 ayeti gelmeden başka ayetler veya sureler geldi, bu insanlar
58/13 de bahsedilen olayları yaşadılar bir süre, sonrasında tekrar 58/13 ayeti
geldi bu yaşadıkları onlara anlatıldı. Bu çıkarımımı destekleyecek arka arkaya
gelen bir iki ayet daha var. Yeri geldiğinde ondan da bahsederiz.
Elbette en doğrusunu Yüce Allah bilir.
Her ne kadar 2 nolu başlığı açıp bu konuyu incelesekde
58/13 de Yüce Allah'ın bu uygulamadan vazgeçtiği mesajı vardır. Bu aslında
olması gerekli bir uygulama olmasına rağmen, kişi için de hayırlı olmasına
rağmen bu olması gerekliliği ortadan kaldıran yine Yüce Allah'tır.
Fakat bu gereklilik kalkmış olsa dahi, kişi mutlaka yapması
gerekmemekte olmasına rağmen kişi için hayırlı olacağından, toplumsal olarak
kabul edilip ve uygulamaya konulursa da uygulanabileceğini anlıyorum.
Elbette toplumsal olarak kabul edilecek, herkes için geçerli olacak, kamu talepleri için kamu yönetimi
veya yetkili çalışan ile görüşme için geçerli olacak, toplayacak kişi bu iş
için amel edecek kişi olacak ve toplanan sadakalar son kuruşuna kadar topluma
döndürülecek, topluma dönecek kısım ise 9/60 ayetindeki kimseler olacak
şeklinde uygulanması şartı ile. En doğrusunu Yüce Allah bilir.
Sadaka-3:
Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi.
2/263 Maruf291 bir kelime ve
mağfiret* iyidir bir sadakadan378 (ki) tabi olur ona (sadakaya) bir
eziyet**; ve Allah Ganiyy’dir106; Halîm’dir58.
*Bağışlama.
**Sıkıntı, eziyet, huzursuzluk.
2/264 Ey
iman47 etmiş kimseler! Boşa çıkarmayın sadakalarınızı378;
minnetle* (minnete neden olarak) ve eziyetle**(eziyete neden olarak);
kimse gibi (ki) infak6 eder malını insanlara gösteriş (-le) ; iman47 etmez
Allah'a ve ahiret gününe; öyle ki misali onun
(kimsenin) misali gibidir saf/düz bir kaya; üzerinde onun (kayanın)
turabin/toz; öyle ki isabet eder ona (kayaya) bir sağanak ; öyle ki bırakır onu
semsert/yaşamsız; güç yetiremez (o kimse) kazandıklarından bir şey üzerine; ve
Allah doğru yola kılavuzlamaz kâfirler25 kavmini/toplumunu.
*Minnet duyulması amacıyla yaparak. Minnet bekleyerek.
**Sıkıntı, eziyet, huzursuzluk vererek.
Sadaka vermenin önemini öğrendiğimiz Rabb'imizin
ayetlerinde sadakadan daha değerli olanı öğretir Rabb'imiz. Maruf yani evrensel
kabul gören, evrenin işleyişine uygun davranışlar ve mafiret yani bağışlamanın
sadakadan daha iyi olduğunu anlarız. Ama hangi sadakadan daha iyiymiş, eziyete
tabi olan sadakaya.
Yani verdiğin sadaka bir şekilde özellikle verilene yada
birilerine eziyete vesile olacaksa, bu şekilde veriyorsan boşa verme onun
yerine düzgün davran, bağışlayıcı ol diye anlarım. En doğrsunu Yüce Allah
bilir.
Demek ki infakta da gördüğümüz gibi sadakayı da bir eziyete
tabi olarak vermemeliyiz.
2/264 ayetimizde ise 2/63 ayeti öğretisi biraz daha
detaylandırılır. İnfak konusunda bu ayeti incelemiştik. Burada da kısaca
bahsedelim. Aynı infak vermede olduğu gibi sadakada iman eden kişilere gelir ve
aynı şekilde sadakalarında boşa çıkacağı öğretilir. Minnet ve eziyet olursa
sadaka boşa çıkarmış. Yani özellikle verilene veya arada birileri varsa artık
bu işten etkilenen, bir minnet vesilesi oluyorsa veya eziyete neden oluyorsa
boşa çıkarmış sadakalarımız. Sadakaları boşa çıkmasına neden olan bu
hareketlerimizle bizleriz, boşa çıkaranda Yüce Allah'tır.
Ayrıca gene Yüce Allah kimse gibi infak eden diyerek, infak
eden kimse üzerinden sadaka eden kimseyi de örnekler bizlere. Gösterişle için
harcayanlar, Allah'a ve ahiret gününe inanmayanlarında aynı infak gibi
sadakalarının boşa gideceğini anlarız.
Ve ayetin devamında müthiş bir örnek ile olayı bize açıklar
Yüce Yaratıcımız. Zaten Kur'an'da her şeyden apaçık örnekler verdim demişti ya
işte doğru söyledi Allah.
İnfak konusunda bu
kaya örneklemesini konuştuk burada bahsetmiycem.
*
2/271 Eğer açık ederseniz sadakaları378; öyle ki
nimettir/hoştur o; ve eğer gizlerseniz onu ve verirseniz onu fakirlere; öyle ki
o bir hayırdır sizlere; ve kâfirlik25 eder* (Allah) sizden (bir
kısmınıza), günahlarınızdan (bir kısmına); ve Allah yaptıklarınızdan
haberdardır.
*Örter, gizler.
Sadakaları açık olarak verirsek yani verdiğimizi insanlar
bilirse bu bizim için hoş olacağını söyleyen Yüce Rahman, gizlersek de kimsenin
haberi olmadan verirsek de bizim için hayır olduğunu belirtir. Sadakayı açık ve
gizlide verebilirmişiz. Bu ayetten anladığım sanki gizli sadaka bir tık daha
iyi olur gibi anlıyorum. Yalnız her iki şekilde de verilmesini teşvik eder Rabb'imiz.
Gizli verilen sadaka, alanı rencide etmeyecektir açık
verdiğimizde de asla rencide edilmemeli fakat diğer insanları da sadaka vermeye
teşvik etmesi muhtemeldir.
O bakımdan her iki şekilde de sadaka verilmeli diye
anlıyorum.
Buradaki öğreti fakirler üzerinden gelir. O zaman
diyebilirim ki bu ayet özelinde gizli ve açık sadaka verilmesi fakirlere
verildiğinde geçerli olacaktır diye anlamlandırıyorum.
Elbette En doğrusunu Yüce Allah bilir.
Sohbetlerimizde bu tarz yapılan yardımların hem açık hem de
gizli yapılması konusu özelinde, açık yapılan kısmı için muhtemelen Yüce Allah
diğer insanların teşviki için bu şekilde istemiştir diye bir çıkarımım vardı
belki hatırlarsınız.
Rabb’im bu konu ile ilgili ayetlerini bu çalışmada bana ve
sizlere nasip etti. Bazen gözümün önündeki ayetleri hatırlayamıyorum. Ama gene
de Kur’an hudutları içinde yaptığım çıkarımların Rabb’imin bana nasip ettiği
Kur’an ilmi ve Furkan ile doğru çıktığını görüyorum.
Yaptığım çıkarımların ayetlerle sabit olduğunu gördüğümde
de Rabb’imin bizlere razı olduğu İslam dini için, basiret üzerine Allah’a davet
etme yolunda olduğuma kanıt olarak alıyorum şahsım adına.
Konu ile ilgili bahsettiğim Rabb'imizin ayetlerine bakalım;
89/18 Yoksulu yedirmede birbirinizi teşvik
etmiyorsunuz.
107/3 Miskini doyurmaya teşvik etmez.
Olumsuz davranan kimselerden örneklendiren Yüce Rahman,
89/18 de sınamak için rızkını ölçülü verdiği kimsenin
yoksulu yedirmede birbirlerini teşvik etmediğini öğretir. Demek ki Rabb'imiz
sınırlı ölçüde rızık verdiğinde sınav olabileceğini bilmeliyiz ve ona göre
davranmalıyız. Yardımlar konusunda birbirimizi teşvik etmeliyiz. Açıktan
vereceğimiz sadaka veya infakda teşvik vesilesidir.
107/3 de Yüce Allah dini yalanlayanın miskini doyurmaya
teşvik etmediği söyler. Demek ki dini yalanlamıyorsak miskini doyurmaya teşvik
edicez. Dini yalanlamamak, kabul etmek demektir. Kabul ettiğin dinin tek
hükümleri de Kur’an’dadır diye açıkça belirtelim.
Eğer yalanlıyorsakda Allah’ın doyuracağını biz mi
doyuracağız diyen müşriklerin yoluna uymuş olucaz. Tercih kişinindir, yol
bellidir, varılacak yer de belldir. Apaçık öğretilmiştir.
Genede insan Allah’a çağırıp da ikram edilenlerden olma
yolunda değilde, ateşe çağıranlara hazır sekerler olmayı tercih ederler.
Bu konuda da Yüce Allah, hatırlarsanız der ki ayetlerinde,
insanların çoğu hüsrandadır, insanların çoğu iman etmez, iman edenlerin çoğu da
şirk koşmadan iman etmez.
Gönül ister ki her kez doğru yola klavuzlansın fakat,
Rabb’im çoğu kimsenin gözlerini kör, kulaklarını sağır ve kalplerini akletmez
kılmıştır. Tevbe kapılasını kapamış ve kafir olarak ölmelerine karar vermiştir.
*
2/196 Ve tamamlayın haccı327 ve
umreyi337 Allah için; öyle ki eğer kısıtlanırsanız o durumda kolayınıza
gelenidir* hediyeden338; tıraş etmeyin başlarınızı339; ta ki ulaşır
hediye338 kendi mahalline/yerine; öyle ki kim oldu sizlerden bir hasta ya
da (oldu) onda (kimsede) başından bir rahatsızlık341; öyle ki (vardır) bir
fidye siyamdan/oruçtan322 ya da
sadakadan342** ya da nusuktan169; öyle ki emin olduğunuz zaman öyle
ki kim metalandı/faydalandı umreyle doğru/kadar hacca; öyle ki (vardır)
kolayına geldiği* hediyeden338; öyle ki kim asla bulamaz
(hediye)340 öyle ki (vardır) bir siyam/oruç üç gün hacta; ve (vardır) yedi
döndüğünüz zaman; işte şu (ki) ondur tamamı340; işte bu***; kimseleredir (ki)
asla olmaz ahalisi onun hazır (da) haram mescitte; ve takvalı21 olun
Allah'a; ve bilin; doğrusu Allah şiddetlidir akabinde.
*Gücünüzün yettiğidir
**Tip 3 sadaka.
***Ayette işaret edilenler haram mescitte oturmayan,
kendisinin bakımını sağlayacak olan hazırda akrabaları veya tanıdıkları olmayan
kimseler içindir.
Hac ibadetini yapmakta kısıtlanan kimseler için hacca
hediye göndermesi tavsiye edilir. Bu kısıtlamanın ne olduğu da gene ayetimizde
belirtilir. Bir hastalık veya başından bir rahatsızlıktır bu kısıtlama. Hac
konusunda detaylı inceleyeceğiz, başından rahatsızlık nedir, baş tıraş etme
gibi detaylara konu özelinde konuşucaz Rabb’imiz nasip ederse.
Bu kısıtlama kapsamına girende bir fidye olarak oruç tutacak
(oruç konusunda inceledik konu bağlamını) yada sadaka verecektir.
Bu sadaka için bir ölçü belirtilmediğinden, sadakanın
birine fayda sağlaması gerektiğini bildiğimizden, hacdakilerinde onlara gelen
hediyeden, kurbandan, adaktan yararlandıklarını da bildiğimizden, kişinin
gönlünden koptuğu kadar ve hacdakilere fayda sağlayacak ölçüde verilecektir
çıkarımını kolaylıkla yapabiliriz. En doğrusunu Yüce Allah bilir.
Sadaka
ile ilgili diğer işaretler veren ayetler :
3 tip sadaka konusunu inceledik. Hangi ayetler hangi
kapsama girer detaylandırmaya çalıştık. Şimdi de sadaka geçen diğer
ayetlerimize bakalım ve konu ile ilgili tüm öğretilerimizi her şeyi bilenden
öğrenelim.
2/276 Siler Allah ribayı383;
ve riba383 eder sadakaları342*; ve
Allah sevmez hiçbir günahkar kâfiri25.
*Çoğul olarak gelmesi dikkat çekicidir.
2/276 Yemhakullahur riba
ve yurbi sadakat, vallahu la yuhıbbu kulle
keffarin esim.
Riba çalışmasına bakınız. Riba bir uygulamanın adıdır. Bu
uygulama anlatılırken riba kelimesi ile gelir. Oysa aynı kökten gelmelerine
rağmen yurbis, yerbu gibi türemiş kelime olduğunda artık bu riba uygulamasını
anlatmaz. Arttırmak, artmak manasına gelir.
Yani Yüce Allah sadakaları arttırırmış. Sadakaları
arttırmak artık size neyi ifade ediyorsa. Ben 2 şekilde anlam çıkarıyorum.
Sadakayı alan içinde veren içinde bir arttırım söz
konusudur. Alan için aldığı sadaka bereketli olur ve veren içinde verdiğinin
karşılığı fazlasıyla kendisine geri verilir şeklinde anlamlandırabilirim. En
doğrusunu Yüce Allah bilir.
*
2/280 Ve eğer oldu (o borç alan) bir zorluk sahibi;
öyle ki bakıp beklemedir bir kolaylığa doğru; ve ki sadaka378 ederseniz bir
hayırdır sizlere; eğer olduysanız bilirler.
Borçlunun borcunun bağışlanmasının, borcu veren için
hayırlı olduğunu daha önce sohbetlerimizde Yüce Allah'ın öğretilerinden öğrenmiştik.
Bu ayetimizde ki farklı öğretimiz ise borçlu olan eğer zorlanırsa, borcu veren borcu
almak için acele etmemeli, borçlunun kolaya çıkmasını beklemelidir. Eğer ki bu
borcu bağışlarsanız daha doğrusu sadaka ederseniz, sadaka verdim diye kabul
edip borcu almazsanız bir hayırdır bu size der Yüce Rahman. Tabii ki
bilenlerdenseniz. Tabii ki nerden bilicez, Biricik Kur'an'ımızdan,
bilmediklerimizi bize öğreten, her şeyi bilenden öğrenicez.
Artık biliyoruz. Borç verdik, borcu geri ödemede zorlandı,
bekleme süresi verdik sonrasında bu borcu affettik, sadaka ettik, işte bu bize
bir hayırdır.
Bunun sözünü Rabb'imiz veriyor. Hayrı da Rabb'imiz nasip
edecek. Şahsım için böyle bir hayır nasip ederse Rabb’im bu hayrı ahiret için
isterim diye şahsım adına söyleyebilirim.
*
5/45 Ve
yazdık üzerlerine onda (Tevrât’ta) ki nefis201 nefsedir201; ve göz
gözedir; ve burun burunadır; ve kulak kulağadır; ve diş dişedir; ve yaralara
(da) bir kısas320; öyle ki kim sadaka378 etti bunu öyle ki o bir
kefarettir* ona; ve kim asla hükmetmez Allah'ın indirdiğiyle544; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler257.
*İşlenmiş bir günah, suç veya kabahatin bağışlanması.
Zebur’da (taş tabletler), Terat'ta, İncil'de, Kur'an'da yani
tüm kutsal kitaplar Yüce Allah'ın indirdiğidir. Zalim olanlar Allah'ın
indirdikleri ile hükmetmeyenlerdir. Şu an değişmeyen Allah'ın indirdiği ve
O'nunla hükmedilecek tek gerçek kaynak Şerefli Kur'an'ımızdır. Bu hükmetme hem
toplum, hem insan, hem doğa hem din olarak tüm hükmedilecek konuları kapsar.
Hükmü Yüce Allah verir. Bu hüküm kutsal kitaptadır.
Uygulanacak olan da yalnız ve sadece kutsal kitaplarda yazan, yazdığı kadar,
yazdığı ölçüde, yazdığı şekliyledir. En ufak sapma kutsal kitap hudutlarına
çıkmadır, Allah’tan başka hüküm koyucuyu kabul edip uymaktır, farklı bir dinin
uyduruk hükümlerine uymaktır, bu hüküm koyucuyu Allah’ın astından ilah
edinmektir diye net bir şekilde belirteyim.
Eğer bir kişi, bir kurum, bir kitap v.s. her kim ve her ne
olursa olsun Kur'an hudutları dışında ise Allah'ın indirmediği ile hükmetmiş
olur. Allah’ın hudutlarından çıkılmış olur. Kendi hüküm koymuş olur. İslam dini
için konuşacak olursak işte bu hüküm koyucuya uyanlarda hem Yüce Allah'ın
dininden çıkmış olur hem de Allah'ın astından ilahlar edinmiş olur.
Defalarca örnekledim gene kısaca örnekleyeyim, başta hadis
kitapları, peygamberin sünneti denilenler, mezhep imamları, hocaları,
şeycikler, şıhcıklar, sözde tarikat liderleri v.s say say bitmez. Kutsal
kitabımızda olmayan din adına söylenen, uygulanan, inanılan, takip edilen,
idolleştirilen, putlaştırılan her şey bu tanıma girer. Allah'a iftira atmaktır,
Allah adına yalan uydurmaktır, uydurdukları bu yalanı da Allah'a dayandırmaktır.
Öyle ki İşte bunlar, onlar
zalimlerdir.
Bu ayette kendilerine yapılan şeye aynı şekilde karşılık
verme yetkisi verir Rabb'imiz. Fakat daha iyisini de bizlere öğretir, daha
iyisine teşvik eder. Eğer aynı şekilde karşılık verme yetkisi olduğu halde bu
karşılık vermeyi kim sadaka ederse, yani vazgeçerse, yani bu yetkisini
harcarsa, bu işten affederse o bir kaferettir der Rabb'imiz. Yani o kişi için o
bir bağışlamadır, bağışlanmadır.
Yani kendisine yapılanın misli/aynısı ile karşılık verme
yetkisi verilmesine rağmen, kişi bağışlamayı seçerse Yüce Allah’tan, bu affeden
kişi bir bağışlanma alacaktır. Bağışlanması için bu olay vesile olacaktır,
sebep olacaktır, bağışlanmayı hak etmesine neden olacaktır diye net bir şekilde
anlıyorum. En doğrunu Yüce Allah bilir.
*
9/104 Hiç
bilmezler mi ki Allah; O; kabul eder tevbeyi33 kullarından; ve
edinir/tutar* sadakaları342; ve ki Allah; O; Tevvâb’tır191; Rahîm’dir2
*Sadakalar Yüce Allah'ın rızası için verilir.
Anlarız ki sadakalar Yüce Allah'ın rızası gözetilerek, Yüce
Allah'ı hoşnut etme amaçlı verilir. Yalnız Yüce Allah'ın rızası için verilen bu
sadakalar için edindiğimiz haklar da Yüce Allah tarafından korunur. Zamanı
geldiğinde tarafımıza ödenir. Hani bazı yerlerde her hakkı saklıdır diye yazı
görürüz ya. Tüm haklarının kasıtlı olarak elinde tutulduğu ifadesidir bu. İşte
Yüce Allah'da bu sadakadan doğacak hakkı tutmayı kendi üzerine yazmıştır.
*
57/18 Sadaka
veren erkeklerin, sadaka veren kadınların ve Allah'a iyi bir ödünç verenlerin,
verdikleri katlanarak geri ödenir. Ve ayrıca onlar için çok şerefli bir ödül
vardır.
9/104 de sadakadan kazanılan hakkı saklı tutan Yüce
Allah'ın zamanı geldiğinde bu hakkı, ilgili kişiye katlayarak, fazlasıyla geri
verdiğini görürüz. Sadakadan doğan hakkı saklı tutmayı kendi üzerine yazan Yüce
Allah elbette bunun hakkını da Kendisi adaletli bir şekilde verecektir,
beklenen de budur fakat Rabb'imiz kendi lütfundan hak edilen haktan çok daha
fazlasını vereceğini işaret eder.
Rabb'imiz bu verilen sadakayı kendisine borç verilmiş gibi
değerlendirir. Bunun karşılığını da kat kat verir. Buda Yüce Allah'ın lütfundandır.
Tüm canlılara rızkını veren Allah bizim birine sadaka vermemize elbette
ihtiyacı yoktur. Biz verelim yada vermeyelim ihtiyaç sahibine rızkını elbette
verecektir. Ama iman edenleri en iyi şekilde ödüllendirmek, cennetlerine koymak
ve derecelerini arttırmak isteyen Yüce Rahman bu tarz şeylerle bize bu yolların
kapılarını açmıştır. Belki yapacağımız en ufak bir şey bile günahlarımızın bağışlanmasına
veya suçlarımızın ötülmesine vesile olacaktır, Yüce Allah’ın şefaatini
kazanmamıza sebep olacaktır ki bu şekilde dilemiştir Rabb'imiz biz bilemeyiz.
Bize düşen Rabb'imizin azabından asla emin olamayacağımızı
bilerek fakat Rabb'imizin makamından ve uyarılandan korkarak ve
bağışlanacağımız umudunu asla kaybetmeden, yalnız Kur'an deyip, Kur'an
hudutlarından çıkmadan, Kur'an öğretilerini elimizden geldiği kadar hayatımıza
empoze etmek olacaktır.
Şerefli
Kur'an'ımızda sadaka kelimesinin geçtiği diğer ayetler:
4/114 Onların gizli konuşmalarından çoğunda olmaz
(bir) hayır; dışındadır kimse (ki) emretti sadakayı342 ya
da marufu291 ya da ıslahı360 insanlar arasında; ve kim faaliyet
içinde olursa buna aranarak/bakınarak Allah'ın
rızasını; öyle ki yakında vereceğiz ona büyük bir ecir820.
9/58 Ve
onlardan kimi mızırdanır/dırdır eder sana sadakalarda39 ;
öyle ki eğer sunulsa ondan*; razı olurlar; ve
eğer hiç sunulmasa ondan*; o zaman onlar gıcık** olurlar.
9/58 de 1 nolu sadakadan bahsedilir.
*Sadakadan pay.
**Rahatsız, kızgın, sinirli, gergin, huysuz, mutsuz.
9/75 Ve
onlardan kimi ahit* verdi Allah'a; muhakkak ki eğer verirse** bizlere fazlından202 mutlak sadaka39 veririz; ve mutlak oluruz
sâlihlerden217 (diye).
*Antlaşma, anlaşma.
**Allah.
Allah
ile anlaşma yapanlardan bahseder. Bize fazlından ver bizlerde sadaka verelim
diye. Sonraki ayette öğreniriz Allah fazlından verir ama bu kimseler ise
anlaşmalarına uymazlar.
Bu
yapılan anlaşmayı adak olarak da düşünebiliriz. Adak konusunda salih evlat
isteyipde verilirse şükredenlerden oluruz diyenler örneği gibi.
9/79 Kimseler
(ki) mırıldanırlar müminlerden27 itaatkarlar (olan
kimseleri) sadakalarda342; ve kimseleri (ki) bulamazlar
cihatları/mücadeleleri dışında; öyle ki alay ederler
onlardan (olanla); (oysa) alay etti Allah onlardan (olanla); ve
onlaradır elim/acıklı bir azap.
Sadaka veren müminlerle alay edildiğini öğretir
Yüce Rahman. Oysa o alay edenlerle Allah alay edermiş onuda öğretir Yüce Allah
bizlere.
33/35 Doğrusu müslim45 (erkekler) ve
müslim45 (kadınlar); ve mümin27 (erkekler) ve
mümin27 (kadınlar); ve kanaat eden (erkekler) ve kanaat eden (kadınlar);
ve sâdık182 (erkekler) ve sâdık182 (kadınlar); ve
sabreden51 (erkekler) ve sabreden51 (kadınlar); haşyet53 duyan
(erkekler) ve haşyet53 duyan (kadınlar); sadaka342 veren
(erkekler) ve sadaka342 veren (kadınlar); ve siyam322 eden
(erkekler) ve siyam322 eden (kadınlar); ve koruyan (erkekler)
fürûclarını110 ve koruyan (kadınlar); ve Allah'ı çokça
zikreden78 (erkekler) ve zikreden78 (kadınlar); hazırlardı Allah onlara* bir mağfiret319 ve büyük
bir ecir820 .
*Eril çoğul gelen zamir. İşaret edilen erkek ve
kadınların tümümü kapsar. Bu da bizlere Arapça gramer olarak eril
çoğulla gelen zamirlerin sadece erkekleri değil hem erkekleri hem de kadınları
işaret ettiğine güzel bir delil olur.
İnfak
konusu sonunda hatırladığımız ayetleri bu konu başlığı altında da hatırlayalım. 36/47 ayet açıklaması infak konusunda mevcut.
36/47 Onlara: "Allah'ın sizi
rızıklandırdığı şeylerden ihtiyaç sahiplerine yardım edin dendiği zaman,
Kafirler, İman Edenler'e: "Allah'ın dileseydi doyuracağı kimseyi biz mi
doyuracağız? Siz ancak apaçık bir sapkınlık içindesiniz." dediler.
57/7 Allah'a ve Resul'üne iman edin.
Sizi sahip kıldığı şeylerden, ihtiyaç sahiplerine yardım edin. Bilin ki sizden
iman edip, ihtiyaç sahiplerine yardım edenler için büyük ödül vardır.
76/9 Biz, sizi yalnızca Allah için
doyuruyoruz. Sizden bir karşılık veya bir teşekkür beklemiyoruz. 76/10 Biz; yüzlerin asık olduğu, belalı, zor
günde Rabb'imizin azabından korkarız.
76/11 Allah da bu nedenle onları, o
günün kötülüğünden koruyacak. Ve onları, mutluluk ve sevince kavuşturacak.
Sadaka özet:
9/103 Sadaka, sadaka vereni temizler, arındırır.
9/60 Sadakalar fukaralara, miskinlere, onun
üzerine amel edenlere, kalpleri alıştırılanlara, boyunduruk altında olanlara,
borçlulara, Allah yolunda olanlara ve yolun oğluna verilir.
9/60 9/60 öğretisinin Yüce Allah'tan bir farz
olduğunu öğretir Rabb'imiz.
2/263 Sadakaya bir eziyete tabi olmadan
verilmelidir.
2/263 Eziete tabi olaunarak verilen sadakadan,
maruf bir kelime ve mağfiret daha iyidir.
2/264 Minnete ve eziyete tabi olan sadakalar boşa
gider.
2/264 Sadaka verme tavsiyesi iman edenlere gelir.
2/264 Gösteriş için verilen sadaka veya Yüce
Allah'a iman etmeden, ahirete iman etmeden verilen sadaka boşa çıkacaktır.
2/271 Sadakalar gizlide verilebilir, açıkçada
verilebilir. Her iki şekilde de sadaka verilmelidir.
2/271 Gizli verilen sadaka, insan için nimettir,
hoştur, açıktan verilen sadaka da hayırlıdır.
2/276 Allah sadakaları artırır.
2/280 Borç verilen şey eğer sadaka edilirse bu
hayırdır, sadaka edene.
5/45 Karşılık verme yetkisi olduğu halde, bu
yetkiyi affetmeye çeviren için Allah tarafından bir bağışlanma olacaktır.
9/104 Sadakalardan doğacak haklar Yüce Allah
tarafından tutulur, saklanır.
57/18 Sadaka verenlerin karşılıklarını Yüce Allah
katlayarak geri öder.
AYETLERDE GEÇEN NUMARALARIN AÇIKLAMALARIDIR
2Yüce merhameti
tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş
hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut
bulduran.
5Müminlerin
belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi
yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve
havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık
olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).
6Affedilen,
gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için
harcama.
8Bilen.
9Bilge/bilgelikle
hükmeden.
10Arınma; her
türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın
arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan
payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca
göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri
döndürülür.
21Sakınmak,
çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın
emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.
25Örten,
gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma
kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel
olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin
gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.
27İtimat
eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak
delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat
getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.
33Dönmek,
vazgeçmek.
39Sadaka-1; kamu
otoritesinin belirlediği bir oranda alınan özel bir vergi türü. Zekâttan ayrı
olarak bu toplanan sadaka vergisi sadece 9:60 ayetinde işaret edilenler
için harcanır.
41İşiten.
47Akılcı delillerle/kanıtlarla
emin olma.
58Yumuşak huylu.
76Resule/elçiye
itaat etmek sadece Kur'an'a itaat etmektir. Kur'an=Resul; Resul=Kur'an.
Resule itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir.
95Kur'an'da 3
tür sadaka işaret edilmiştir. Bu ayetteki sadaka kamu hizmetinden, kamu
görevlisinden faydalananların kamuya verdikleri harçtır.
106Zengin.
113Açlık
sınırında yaşayan. Açlıktan hareketleri kısıtlanmış.
141İlgilenmek,
alakadar olmak, kale almak, dikkate almak, ilgiyle takip etmek, üzerlerine
titremek.
142O
insana/insanlara ilgi-alaka gösterme, kale alma, dikkate alma, ilgiyle takip
etme, üzerlerine titreme.
169Dine,
İslam'a, sadece Kur'an'a adanmış hayat tarzı. Sadece Kur'an'ın emir ve
yasaklarına dayanarak yapılan tüm eylemler.
191Yaptıkları
hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten
vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani
vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.
201Benlik,
kişilik, öz varlık.
202İyi olan
şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla
yapmak.
257Zulmeden,
acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak
koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği
şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere
ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar
haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları
gibi kitaplara tabi olmaktır.
291Evrensel
kabuller, evrenin işleyişine uygun davranışlar, normlar.
320Tam karşılık,
misilleme, tam karşılıklı öç/intikam.
322İmtina etmek,
çekinmek, sakınmak, uzak durmak anlamındadır. Ramazan ayında (30 gün)
siyam/oruç tutulur. Şafağın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt olunca -gün
ışığı karanlıkta ilk belirginleştiğinde- başlar ve Güneş batınca biter. Siyam
yemekten, içmekten ve cinsel yakınlaşmadan uzak durmaktır. Hasta veya seferde
olanlar tutamadıkları günleri Ramazan ayı dışında tutarlar. Tâkatını kullanarak
tutabilenlerse bir miskini/açlık sınırında yaşayanı doyurarak bir fidye
verirler. Siyam/oruç tutmak da hayırlıdır; fidye vermek de hayırlıdır. Birbirlerine
üstünlükleri yoktur. Siyam/oruç gecesi cinsel yakınlaşma serbesttir.
327Kur'an
ayetlerinin delillerle tartışıldığı, öğrenildiği; belirlenmiş bir mekanda
ve zamanda gerçekleştirilen, önceden duyurusu yapılan toplanma, bir araya gelme;
kongre.
337Vizit,
ziyaret, amaç edinme, onarmak.
338Hac veya
umre için haram mescide gelen kimselerin kendileri ve
başkaları için yanlarında getirdikleri ihtiyaç giderici şeyler. Canlı
hayvan mantıken en iyi hediyedir. İyi bir besin kaynağı olan et çölde çok hızlı
bozulacağı için et verecek olan hayvanın canlı olarak haram mescide
getirilmesi en güzelidir. Bu hayvanlar oraya gelen insanların doyurulması
içindir. İhtiyaç oluştukça Yüce Allah adına kesilirler.
339Hac ve umre
için gelenlerin haram mescide girmeden önce baş tıraşı oldukları
anlaşılmaktadır. Saçların çok kısa kalacak şekilde kesilmesi bit ve pire
gibi parazitlerin yayılmasını büyük ölçüde azaltır. Benzer
uygulamalar antik uygarlıklarda da mevcuttu. Şehre gelen yabancılar
hamamda yıkanmadan şehre giremezlerdi.Baş tıraşının aynı zamanda damga gibi bir
işaret olduğunu da anlıyoruz. Hediye olarak getirilen şey hediyelerin kabul
edilerek kayıt altına alındığı alana gelinceye kadar baş tıraşı olunmazdı.
Hediye kendi mahalline ulaşıp
o kimse adına kayıt yapıldığında artık o kimse baş tıraşı olabilir
ve haram mescide girebilirdi. Anlarız ki baş tıraşı sağlık açısından
önemli olduğu kadar işaretleme amaçlı da kullanılmıştır. Başları tıraşlı olan
kimseler toplum için hediye sunmuş kimselerdir.
340Hac ve umrede
asla hediye getirme imkanı olmayan kimseler de baş tıraşı
olur. Haram mescide girer. Ancak hediye fideye olarak 3 gün hac
zamanında, 7 gün de evine döndüğünde olacak şekilde toplam 10 gün
siyam/oruç tutar.
341Bir kimse
hastaysa ya da başı tıraş edildiğinde başında bir deri hastalığı görülürse o
kimseler hac ve umre yapamaz. Haram mescide giremez. Fidye olarak siyamdan/oruçtan ya da sadakadan ya da nusuktan
bir karşılık/ödeme verir. Kişinin iyileştiğinden ve başındaki deri hastalığının
geçtiğinden emin olunursa o durumda hediyesi kabul edilir ve haram mescide
girebilir. Hediyede zorlanırsa kendisine kolay geleni verir.Rabbimiz bu fidyenin
miktarını rahmetinin gereği bildirmemiştir. Bu nedenle bizlere en kolay geleni
tercih edebiliriz. Tek günlük bir siyam/oruç tutmak da ayetin tecelli etmesine
yeterlidir. Ya da 3. tip bir sadaka verilebilir. Ya da adanılmış hayat tarzında
devam edilebilir. Hastalığı nedeniyle mağdur olmuş bir kimseye Yüce Allah asla
zorluk yüklemez. Adanmış hayatına devam etmesi bile bir fidye olur.
342Kur’an’da 3
tip sadaka vardır. Bunlar;
1-Sadaka-1: Kamu
yönetiminin topladığı bir gelir vergisi türü.
Kamu yönetimini
9:60 ayetinde Rabbimiz tarafından zikredilen gruplar için topladığı özel bir
kamu vergisi (9:103, 9:58 ve 9:60).
2-Sadaka-2:
Kamudan talepleri olan kişi ve kurumların kamu yönetimi ile görüşmeden önce
vermesi gereken sadaka vergisi (Kamu harcı).
58:12 ayeti; bu
fonda toplanan harç vergileri Sadaka-1 fonuna aktarılır.
3-Sadaka-3:
Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi.
Kamu yönetiminin
Sadaka-1’deki gibi bir vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma
kazandırarak verdiği sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça
verilebilir. Ama gizli verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka
vergisi kesinlikle incitici ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)
354Evsiz barksız
olan.
360İyileştirme,
düzeltme.
378Kişinin
kendisinin sadaka vergisi vermesi. Kamu yönetiminin Sadaka-1’deki gibi bir
vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma kazandırarak verdiği
sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça verilebilir. Ama gizli
verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka vergisi kesinlikle incitici
ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)
383Artırmak,
büyütmek, ilave etmek. Borç olarak verilen bir malın artarak,
çoğalarak geri alınmasıdır. Örneğin; 10 ekmek borç verildiyse ve süre
sonunda geriye 11 ekmek alındıysa bu durumda artan, çoğalan, ilave olan o
1 ekmek riba olur. Dönen mal artmamalıdır. Günümüzde mal yerine çoğunlukla
değeri değişken olan para kullanıldığı için kafa karışıklığı yaşanmaktadır. Örnek; 10 ekmek
değerinde olan para süre sonunda yine aynı para olarak geri alınırsa
enflasyon nedeniyle paranın değer kaybetmesi sonucu borç veren geri aldığı
parayla 10 ekmek alamayacaktır. Örneğin 9 ekmek alabilecektir. Borç verenin 1
ekmek hakkı yenmiş olacaktır. Merkez bankaları yıllık enflasyonun değerini
belirler yani paranın değer kaybını belirlerler. O durumda borç para
olarak verilecekse enflasyon değerinde paranın artarak geri alınması asla
riba olmaz. Aslında malın artması değil korunması söz konusu olur. Ancak
enflasyonun üstündeki her değer riba olacaktır. Enflasyon değerinde
faiz kesinlikle riba değildir. Ancak faizin ribalaşma durumuna dikkat
edilmelidir. Enflasyon üstünde gelir getiren faizlerin enflasyon üstü
getirisi riba olmaktadır.
497Uygulamaya
koymak, belirlemek, önceden fikslemek/sabitlemek, zorunlu olarak uygulamaya
koymak.
544Sadece kutsal
kitaplar demeyip onun yanında tamamı zan olan hadis/söylenti/Talmud
uydurmalarıyla hükmederek kitabın ayetlerine kâfirlik edenler.
572Ayağa
kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak,
ayakta tutmak.
700Yüce Allah'ın
mesajı olan sadece Kur'an. Yüce Allah'la resûllerinin arası asla ayrılamaz.
Muhammed resûl kendisine şerefli elçi aracılığıyla indirilen Yüce Allah'ın
mesajını direkt olarak okumuştur. Resûl olarak okuduğu ayetler Yüce Allah'ı
temsil ettiği için Allah ve resûlü denildiğinde sadece Kur'an anlarız.
Kur'an'ın hükümleri anlarız.
820Ödül,
mükafat.
EN DOĞRUSUNU
YÜCE ALLAH BİLİR.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder