Allah’tan
başkasının adını anmama
72/18 Ve doğrusu mescitler Allah içindir; öyle ki çağırmayın Allah
ile birlikte birini.
19/65 Göklerin, yerin
ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir. Öyle ise yalnızca O'na kul ol ve
kulluğunda sabırlı ol. İsmi O'nunla anılmaya değer bir başkasını biliyor musun?
Kuran hakkında
*Kuran musasdiktir. önceki kitaplari doğrulayıcı, onaylayıcı ve
tasdik edicidir.
*Bazı ayetler muhkem
bazıları da müteşabihtir.
*Kurandan başka hangi söze inanacaksınız.
*Uymamız gereken sadece Kurandır. Muhammed'de başka bişrey yapmadı
zaten.
*Din tamamlanmıştır. Din yalnızca İslam'dır. Başka din kabul
edilmeyecek.
*Kuran öğüt alınsın diye kolaylaştırılmıştır.
*Kuran apaçıktır.
*Kuran zikirdir, öğüttür, hatırlatmadır ve yalnız ondan
sorulacağız.
*Kitap ayrıntılıdır. Tek hakem Allah’tır. Her şey için kaynak
sadece Kurandır.
*Kuran mufassaldır. Yani açıklanmış olarak indirilmiştir.
*Kuranda her türlü açıklama yapılmıştır. Allah bizi hiç bir şeye
(kişi, kurum, kitap) muhtaç etmemiştir.
*Allah’ın
sözü en Yüce sözdür. Onun sözü yerine hadis gibi uydurmasyonları tercih
edenlerin vay haline. Ashabı meşemede yerleri hazır.
*Allah
kimsenin sözüne ihtiyaç duymaz bizi de kimseye muhtaç etmez. Kur'an'da İslam'ı,
sorumlu olduğumuz her şeyi tam olarak anlatmıştır. Allah kelime sıkıntısımı
(haşa) çekiyor ki dini bize açıklıyor diye iftira atılan nebi Muhamme'de dini
anlatmasını istesin. O gelen vahyi iletiyordu sadece. Nebi de bir şey bilmezken
bilmediklerini ona Allah öğretti. Kitabı eksik mi bıraktı ki nebinin hadisleri
tamamlasın. Haşa bu düşünülemez. Dini Allahtan öğrendikten sonra, Allah’ın
eksik bıraktığı şeylerimi (haşa) açıklıyor. Dini öğrendiği Allah’a dini mi
öğretiyor (haşa). Bu hadis denen uydurmasyonlar, şeytan öğretileri açıkça nebi Muhammed'e
iftira hatta Allah’a bizzat iftiradır. Bundan büyük zalimlik yoktur.
*Tek
hüküm yetkisi Allah’ındır. Kur'an'dan başka hüküm koyucu yoktur. Kurandan başka
dinde kaynak olarak hüküm koyan her şey (kişi, kurum, kitap v.s.) şirktir.
*Nebiye
itaat Kurana itaatdir. Nebi Kuran ne dediyse on yapmış ve duyurmuştur. Kuranı
işaret etmiştir. Parmağa değil parmağın işaret ettiği yere bakılması gerekir.
Nebinin bizden tek farkı ona vahiy gelmesiydi.
3/7 Bu Kitap'ı sana
indiren O'dur. O'nun bir kısım ayetleri muhkemdir ki bunlar Kitap'ın anasıdır.
Diğer ayetler de muteşabihtir. Böyleyken kalbinde eğrilik bulunanlar, fitne
çıkarmak ve kendi anlayışlarına uydurmak için muteşabih ayetlere yönelirler.
Oysa onun en doğru te'vilini ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar:
"Biz O'na iman ettik, bütün ayetler Rabb'imizdendir." derler. Bunu
ancak selim akıl sahibi olanlar düşünüp öğüt alır.
2/41 Yanınızdakini
"tasdik edici" olarak gönderdiğimize inanın. Onu Küfr edenlerin ilki
siz olmayın. Ayetlerimi az bir değere değişmeyin. Ve Bana karşı takvalı olun.
45/6 İşte bunlar, Bizim sana hakk olarak
anlattığımız Allah'ın ayetleridir. O halde Allah'tan ve O'nun ayetlerinden
sonra hangi hadise (söz) inanacaklar?
7/185 Göklerin ve yerin
melekutuna, Allah'ın yaratmış olduğu şeylere, sürelerinin yaklaşmış olabileceği
ihtimaline hiç bakmazlar mı? Bundan sonra artık hangi hadise (söz) inanacaklar?
7/3 Rabb'inizden size
indirilene uyun. O'nun yanı sıra başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt
tutuyorsunuz!
5/3 ………. Bugün, sizin için dininizi kemale
erdirdim/ikmal ettim ve sizin üzerinize nimetimi tamamladım. Sizin için din
olarak İslam'ı seçtim/ beğendim. ………..
54/17,22,32,40 Ant olsun Biz,
Kur’an’ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
2/99 Ant
olsun Biz, sana apaçık ayetler indirdik. Ancak, onları, fasık olanlar Küfr
eder.
43/44 Kuşkusuz o sana ve halkına bir öğüttür. Ondan
sorulacaksınız.
39/55 Hiç beklemediğiniz
bir anda, size ansızın azap gelmeden önce, Rabb'inizden size indirilen en iyi
olana uyun.
7/3 Rabb'inizden
size indirilene uyun. O'nun yanı sıra başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt
tutuyorsunuz!
6/114 “O, size Kitap’ı ayrıntılı
(mufassal) olarak indirmişken, Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?”
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bilirler ki bu Rabb’inden hakk olarak
indirilmiştir. O halde, sakın kuşku duyanlardan olma!
17/41 Ant olsun
ki Biz, bu Kur’an’da öğüt alsınlar diye her türlü açıklamayı yaptık. Oysaki bu
onların yalnızca nefretlerini arttırdı.
16/89 Biz, o gün, her ümmet
için kendi aralarından üzerlerine bir tanık getireceğiz. Seni de teslim olanlar
için yol gösterici, rahmet ve haber verici olarak sana indirdiğimiz kitap ile
her şeyin açıklandığına dair bunlara tanıklık yapman için getireceğiz.
18/54 Ant olsun ki Biz, bu
Kur'an'da her türlü örneği farklı farklı açıklamalarla verdik. Ne var ki insan
bilir bilmez her şeye karşı çıkmayı çok sevmektedir.
39/27 Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.
30/58 Ant olsun ki, insanlar için bu
Kur'an'da her türlü örneği vererek gerçekleri anlattık. Sen onlara bir ayet de
getirsen, Kafirler kesinlikle: "Siz, sadece, asılsız iddialarda bulunan
kimselersiniz." derler.
9/40 ……. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
18/109 De ki:
“Rabb’imin kelimeleri için denizler ve bir o kadar daha deniz mürekkep
olsa; Rabb’imin kelimeleri bitmeden denizler biterdi.
5/50 Cahiliye hükmünü mü istiyorlar? Gerçeği
kavramış bir toplum için, Allah'tan daha iyi hüküm veren kim olabilir?
31/27 Eğer
yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem olsaydı; deniz ve yedi deniz daha ilave
edilseydi, Allah’ın kelimeleri tükenmezdi. Kuşkusuz Allah, Mutlak Üstün
Olan’dır, En İyi Hüküm Veren’dir
18/110 De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir beşerim.
Sizden farkım; bana, ilâhınızın ancak tek ilâh olduğu vahyedilmiş olmasıdır.
Onun için her kim Rabb’ine kavuşmayı umuyorsa, sâlihâtı yapsın ve Rabb’ine
kullukta hiç kimseyi ortak koşmasın.
Din yalnızca Allah’ındır / Çoğunluğa
uyarsan yoldan çıkarsın
Din
yalnızca Allah’ındır. Peygamberlere istinat edilemez. Resullerin kendine ait
dini yoktur. Dinin tamamı Allah’ındır. Onlra dini öğreten Allah'tır. Onların hüküm koyma yetkisi yoktur.
Hüküm yalnızca Allah’ındır.
Din
ilahiyse kaynak da ilahi olmalıdır, hükmü de yalnız İlah belirler.
BIR
KIMSE DIN ADINA KIMIN KOYDUGU KURALLARI DAVRANISA DONUSTURUYORSA ONA IBADET
ETMIS OLUR. Neye inanırsa dini o olur.
93/7 Seni şaşırmış bulup, doğru yolu göstermedi mi?
42/52 İşte böylece sana buyruğumuzdan bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dilediğimiz kimseyi doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.
39/11 De ki: "Ben, dini yalnızca Kendisine özgü kılarak, Allah'a kulluk etmekle emrolundum."
39/12 "Ve bana teslim olanların ilki olmam buyruldu."
16/52
Göklerde ve yerde ne varsa, yalnız O'nundur. Din de yalnızca O'nundur.
Böyleyken, Allah'tan başkasından mı korkarsınız ?
30/32 Dinlerini parçalara bölen, gruplara ayrılan
ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.
6/116 Eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar, yalnız yalan söyleyip dururlar.
10/36 Onların çoğu, ancak zanna uyarlar. Kuşkusuz zan hakikatin yerini tutamaz. Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilendir.12/103 Ama ne kadar çok istesen de insanların çoğu
inanacak değildir.
103/2
Kuşkusuz o insan kesinlikle hüsrandadır.
Resuller hakkaında birkaç şey
4/164 Senden önce
gönderdiğimiz resullerden birçoğunu sana anlattık, birçoğunu da anlatmadık. Ve
Allah, Musa'yla kelimelerle konuştu.
Kuranda 27 nebi/resul adı
geçer geçmeyen başkaları da olduğunu Rabbimiz bize bildirir.
3/79 Allah'ın kendisine
Kitap, Hüküm ve Nebi'lik verdiği bir beşerin, insanlara "Allah'ın yanı
sıra bana da kulluk edin demesi yakışmaz. Ancak, okuyup öğrendiğiniz Kitap'ın
gereği olarak, "Kulluğunuz yalnızca Rabb'inize ait olsun." demesi
gerekir.
Eğer peygamberler dinde hüküm koysaydı, Allah’ın söylediğinden başka bişey söyleseydi tamda
3/79
ayetindeki olurdu.
Nebi, dinde ikinci bir kaynak değil; yalnızca tek kaynak olan
vahye çağıran bir elçidir.
3/80 O, sizden melekleri ve nebileri
Rabb’ler edinmenizi istemez. Siz, Müslüman olduktan sonra, sizden kâfir
olmanızı mı isteyecek?
72/21 De ki:
“Doğrusu ben malik olmam/yetki sahibi olmam sizlere; bir zarara/hasara; ve ne
de bir doğruya.”
4/152 O kimseler ki Allah'a ve resullerine iman edip,
resuller arasında hiçbir ayırım yapmazlar. İşte onlara, gelecekte ödülleri verilecektir.
Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Şefaat
Şefaat
çalışmasını yaptık. Allahtan ve onun izni ile görevlendirdiği meleklerden
başkasının şefaat edeceği düşüncesi şirktir. Allah nebiye deki diyor. Bana ve
size ne yapılacağını bilmiyorum. Zamane şirk Müslümanları ne diyor? Nebi bize
şefaat edecek, ateşten kurtaracak. Allah kulun kula şefaatinin olmayacağını,
nebi de kendisine ne olacağını bilmediği, şefaat yetkisinin yalnızca Allah’ın
kendisinde olduğunu söylediği halde inatla Allah’ın ayetlerini yalanlıyorlar.
Bu müşriklerin bu söylediği şuna geliyor (haşa) nebi Allah’tan daha merhametli,
insanları yaratan Allah’tan daha iyi tanıyor insanları ve hükmü Allah’tan daha
önce geliyor. O zaman ilah (haşa) Allah değil nebi Muhammet. Zaten Allah derken
pek ismin başında sonunda bişey demezlerken Muhammet derken ismin başına sonuna
bir sürü şey eklerler. Bir Muhammet diyene kadar 10 tane ekleme ile söylerler.
Allah’ı ve Muhammed'i hiç tanımayan biri (diyelim ki uzaydan gelmiş olsun) bu
şekilde bu söylemleri duyduğunda Muhammedi ilah zanneder. Nebiyi bu
iftiralardan tenzih ederim, kesinlikle böyle bir şey söylememiş, istememiş ve
vadetmemiştir. Bunu Kurandan biliyoruz. Çünkü nebi Kuran dışına çıkmamıştır.
Çıkarsa ne olacağını Allah söylemiştir. Allah’ı da tüm bu iftiralardan tenzih
ederim. Bu şekilde yazmanın nedeni açıkça anlaşılması nedeniyledir. Yüce
Rabbimden af dilerim. Rabbim onların tüm yakıştırmalarından ve her şeyden
münezzehtir. Yüce Allah'ım seni bütün eksikliklerden, bütün noksanlıklardan,
bütün yanlış yakıştırmalardan ve bütün kusurlardan tenzih ederim.
2/248 Hiç kimsenin başkası adına
bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden şefaatin1 kabul edilmeyeceği, hiç
kimseden bir fidyenin alınmayacağı ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden
korunup sakının
39/44 De ki: "Şefaat etme
tamamıyla Allah'ın elindedir. Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na
aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.
6/51 Rabb'lerinin huzurunda hesaba çekilme korkusu
olanları, onunla uyar. Kendileri için O'ndan başka ne bir şefaatçi ne de bir
veli yoktur. Umulur ki takva sahibi olurlar.
82/19 O, kimsenin kimseye yardım etmeye gücünün
yetmeyeceği bir gündür. İzin Günü, karar vermek bütünüyle Allah'a aittir.
46/9 De ki: "İlk resul ben değilim. Bana ve
size ne yapılacağını bilmiyorum. Ben, yalnızca bana vahyedilene uyuyorum. Ben,
yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."
Yüce Allah’ın ayetlerine inanmayan akılsızlar
için bazı ayetler
7/179 Gerçek şu
ki, cinnden ve insten yaratılmış olanların birçoğu
Cehennem’liktir. Ki onların kalpleri vardır onunla kavramazlar, gözleri vardır
onunla görmezler, kulakları vardır onunla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar
gibidirler, hatta daha da basittiler. İşte gafil olanlar bunlardır.
8/22 Allah
katında, yeryüzündeki canlıların en değersizi, aklını kullanmayan sağırlar ve
dilsizlerdir.
25/44 Yoksa
onların çoğunun gerçeğe kulak verdiğini veya akıllarını kullandıklarını mı sanıyorsun?
Onlar tıpkı hayvanlar gibidir. Hatta doğru yolu seçmede hayvanlardan daha
yetersizlerdir.
Belki Aklederler diye Bazı ayetler
39/53 De ki: "Ey kendilerine karşı israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
39/54 Rabb'inize yönelin! Ve size azap gelmeden önce O'na
teslim olun. Sonra yardım olunmazsınız.
39/55 Hiç beklemediğiniz
bir anda, size ansızın azap gelmeden önce, Rabb'inizden size indirilen en iyi
olana uyun.
39/56 Sonunda: "Allah'a karşı aşırı gittiğimden dolayı
yazıklar olsun bana! Doğrusu ben alay edenlerdendim." Dememeniz için;
39/57 Veya "Allah bana doğru yolu gösterseydi, takva
sahibi olurdum." dememeniz için;
39/58 Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha
dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden olurdum." dememeniz
için.
39/59 Hayır, sana ayetlerim gelmişti de onları
yalanlamıştın, büyüklük taslamış ve Kafirlerden olmuştun.
39/60 Kıyamet Günü, Allah hakkında yalan söyleyenlerin
yüzlerini kararmış görürsün. Büyüklük taslayanların yeri Cehennem'de değil mi?
39/61 Allah, takva sahiplerini, hak ettikleri kurtuluşa
erdirecektir. Onlara kötülük dokunmaz. Onlar üzülmezler de.
39/62 Allah, her şeyin yaratıcısıdır. O, Her Şeye
Vekil'dir.
Yüce Allah’ın ayetleri hakkında yalan
uyduranlar için bazı ayetler
6/21 Uydurduğu
yalanları Allah’a yakıştırandan veya O’nun ayetlerini yalanlayanlardan daha
zalim kim olabilir? Zalimler kurtuluş yüzü görmezler.
10/17 Uydurduğu
yalanı Allah’a dayandıran veya O’nun ayetlerini yalan sayandan daha zalim kim
olabilir? O, suçluları kurtuluşa erdirmez.
11/18 Uydurduğu
yalanı Allah’a dayandırandan daha haksız kim olabilir? Onlar, Rabb’lerinin
huzuruna çıkarılacaklar ve tanıklar da: “Rabb’lerine karşı yalan uyduranlar
işte bunlardır.” diyeceklerdir. İyi bilin ki Allah’ın laneti zalimlerin1 üzerinedir.
39/32 Öyleyse,
Allah adına yalan uyduran ve kendisine gelen doğruyu yalanlayandan daha zalim
kim olabilir? Gerçeği yalanlayan nankörlerin yeri Cehennem’de değil mi?
53/28 Oysaki onların bu konuda hiçbir
bilgileri yoktur. Onlar yalnızca zanna uyuyorlar. Oysa ki zan “gerçekten” yana
hiçbir değer taşımaz.
10/66 İyi bilin ki göklerde ve yerde kim varsa Allah'ındır.
Oysaki Allah'ın yanı sıra başkasına tabi olanlar neye tabi oluyorlar? Onlar,
ancak zanna tabi olmuş oluyorlar. Ve onlar ancak saçmalıyorlar.
10/69
De ki: "Allah hakkında yalan uyduranlar
kurtuluşa eremezler."
Müşrikler Allah tek başına
anıldığı zaman rahatsız olur, illa Allah’ın yanında başkasını anma ihtiyacı
duyarlar.
Müşrikler ahirete inanmazlar.
Rastgele müslümanım diyen birine
soralım. Sen Müslümanım diyorsun acaba Müslüman mısın yoksa müşrik mi?
Allah’ın adının yanında Muhammet’te
olsa birini anıyormusun, Allah’ın yanında Muhammed’in ismi anılmadığında
rahatsız oluyormusun. Hayır derse kelimei şahaadet denen şirkle Müslüman
olduğunu zanneden sen değil misin, namaz kılarken dualarında Muhammed’i anan
sen değil misin, ibadet yapıyorum diye gittiğin camide daha girerken ve içerde
Allah’ın adının yanında başka isimler yok mu, cami papazı içerde size din
öğretiyorum diye Allah’ın yanında başka isimler anmıyor mu? Allah adına yalan
uydurmuyor mu?
Allah yolunda olduğunu sanan sen Yüce Allah'ın öğrettiği şekilde bile abdest almıyorsun. Hangi İslamdan, hangi Kur'an'dan, hangi müslümanlıktan, hangi şirksiz inançtan bahsediyorsun? Sen dinde hüküm koyanı ilah edinmişsin.
Hani Allah’ı tek anıyordun, nerde
tevhid inancın nerde Allah’ı birlemek.
Sen ahirete de inanmıyorsun
desek. Önce ahiretin ne olduğunu biliyor mu sormak lazım zaten de, sonra da
muhtemelen inanıyorum diyecek. Ahirete inanmak sadece öldükten sonra dirilip
hesap gününe inanmakla sınırlı olmayıp, Yüce Rabb’imizin Kuranda ahiret ile
anlattığı her şeye inanmak demek, bazılarına inanıp bazılarına inanmamak, yada
Kuranda anlatılmayan bir şeyleri kendi kafasından uydurmak demek değildir. Eğer
bu tarz bir şey yapılıyorsa ahirete inanmıyordur. Örnek olarak sormak lazım
kabir azabını veya şefaati. Bunların varlığına inanıyorsa demek ki ahirete inanmıyordur. Günahları kadar yandıktan sonra cennete gireceğine inanıyorsa demekki ahirete inanmıyordur.
O halde soralım yerleri ve
gökleri kim yarattı. Allah diyecekler. Peki nasıl döndürülüyorsunuz, peki nasıl
çevriliyorsunuz ? Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
Yüce Rabbimizin ayetlerini yalanlayanlara, bir kısmına
inanıp bir kısmına inanmayanlara,Allah’ın astından ilahlar edinenlere, Allah’ın
hudutlarını korumayanlara, Allah adına yalan ve iftira uyduranlara Yüce Rabb’imizin ayetlerinden bir cevap.
Ben sizi
apaçık sapkınlık içinde görüyorum. Ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım. Benim
yaptıklarım bana sizin yaptıklarınız sizedir. Ben sizin yaptıklarınızdan
sorumlu değilim sizde benim yaptıklarımdan sorumlu değilsiniz. Dinde zorlama
yoktur. Dileyen inanır dileyen küfreder. Sizin dininiz size benim dinim bana.
Selam üzerinize olsun. Benim cahillerle işim olmaz. Zamanı geldiğinde Yüce
Rabbim sizinle benim aramda hükmünü verecek. Öyleyse bekleyin bende
bekleyenlerdenim.
Bize gelen zikirden sonra (Kuran) Yalnız Kur’an deyip, en iyi
söz Allah’ın sözüdür, en iyi hakem Allah’tır, tek hüküm koyucu Allah’tır, Allah’ın
sözünden başkasına inanmayız, Allah’ın isminin yanında başka isim anmayız,
Allah’ı birleriz, Kur’an apaçıktır, her şey Kur’anda vardır, yalnız Kur’an’dan
sorulacağız, Kur’an bize yeter, Allah bize yeter dememize rağmen hala
akletmeyecek misiniz, hala Müslüman olmayacak mısınız ?
Hala tartışırlarsa O zaman diyelim ki (Ali İmran 61)
Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonrada Allah’ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim.
Tüm bunlara rağmen mücadeleyi bırakıp sadece kendimizi
kurtarmaya mı bakacağız? Tabii ki hayır, Allah yolunda, Allah taraftarı,
Allah’a çağıranlardan olucaz. Kitabımız ile, Şerefli Kur’an’ımız ile mücadele
edicez, savaşıcaz. Doğru yolu bulmanın tüm anahtarları Biricik Kur’an’ımızda
olduğu gibi müşriklere verilecek/verilmesi gereken tüm cevaplar ve
davranışlarda yine Elçimiz Kur’an’da vardır.
Peki bu mücadeleye neden devam etmeliyiz diye kendimize soracak
olursak, onun da cevabı Kerim Kur’an'ımız’da mevcuttur.
Rabb’imize mazeret beyan edebilmek için ve belki takvalı olurlar
diye………
EN DOĞRUSUNU
YÜCE ALLAH BİLİR
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder