21 Ekim 2024 Pazartesi

MÜŞRİKLERE BAZI CEVAPLAR

 

Allah’tan başkasının adını anmama

 

72/18 Ve doğrusu mescitler Allah içindir; öyle ki çağırmayın Allah ile birlikte birini.

19/65 Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir. Öyle ise yalnızca O'na kul ol ve kulluğunda sabırlı ol. İsmi O'nunla anılmaya değer bir başkasını biliyor musun?

Kuran hakkında

*Kuran musasdiktir. önceki kitaplari doğrulayıcı, onaylayıcı ve tasdik edicidir.

*Bazı ayetler muhkem bazıları da müteşabihtir.

*Kurandan başka hangi söze inanacaksınız.

*Uymamız gereken sadece Kurandır. Muhammed'de başka bişrey yapmadı zaten.

*Din tamamlanmıştır. Din yalnızca İslam'dır. Başka din kabul edilmeyecek.

*Kuran öğüt alınsın diye kolaylaştırılmıştır.

*Kuran apaçıktır.

*Kuran zikirdir, öğüttür, hatırlatmadır ve yalnız ondan sorulacağız.

*Kitap ayrıntılıdır. Tek hakem Allah’tır. Her şey için kaynak sadece Kurandır.

*Kuran mufassaldır. Yani açıklanmış olarak indirilmiştir.

*Kuranda her türlü açıklama yapılmıştır. Allah bizi hiç bir şeye (kişi, kurum, kitap) muhtaç etmemiştir.

*Allah’ın sözü en Yüce sözdür. Onun sözü yerine hadis gibi uydurmasyonları tercih edenlerin vay haline. Ashabı meşemede yerleri hazır.

*Allah kimsenin sözüne ihtiyaç duymaz bizi de kimseye muhtaç etmez. Kur'an'da İslam'ı, sorumlu olduğumuz her şeyi tam olarak anlatmıştır. Allah kelime sıkıntısımı (haşa) çekiyor ki dini bize açıklıyor diye iftira atılan nebi Muhamme'de dini anlatmasını istesin. O gelen vahyi iletiyordu sadece. Nebi de bir şey bilmezken bilmediklerini ona Allah öğretti. Kitabı eksik mi bıraktı ki nebinin hadisleri tamamlasın. Haşa bu düşünülemez. Dini Allahtan öğrendikten sonra, Allah’ın eksik bıraktığı şeylerimi (haşa) açıklıyor. Dini öğrendiği Allah’a dini mi öğretiyor (haşa). Bu hadis denen uydurmasyonlar, şeytan öğretileri açıkça nebi Muhammed'e iftira hatta Allah’a bizzat iftiradır. Bundan büyük zalimlik yoktur.

*Tek hüküm yetkisi Allah’ındır. Kur'an'dan başka hüküm koyucu yoktur. Kurandan başka dinde kaynak olarak hüküm koyan her şey (kişi, kurum, kitap v.s.) şirktir.

*Nebiye itaat Kurana itaatdir. Nebi Kuran ne dediyse on yapmış ve duyurmuştur. Kuranı işaret etmiştir. Parmağa değil parmağın işaret ettiği yere bakılması gerekir. Nebinin bizden tek farkı ona vahiy gelmesiydi.

 

3/7 Bu Kitap'ı sana indiren O'dur. O'nun bir kısım ayetleri muhkemdir ki bunlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetler de muteşabihtir. Böyleyken kalbinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına uydurmak için muteşabih ayetlere yönelirler. Oysa onun en doğru te'vilini ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: "Biz O'na iman ettik, bütün ayetler Rabb'imizdendir." derler. Bunu ancak selim akıl sahibi olanlar düşünüp öğüt alır.

2/41 Yanınızdakini "tasdik edici" olarak gönderdiğimize inanın. Onu Küfr edenlerin ilki siz olmayın. Ayetlerimi az bir değere değişmeyin. Ve Bana karşı takvalı olun.

45/6 İşte bunlar, Bizim sana hakk olarak anlattığımız Allah'ın ayetleridir. O halde Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi hadise (söz) inanacaklar?

7/185 Göklerin ve yerin melekutuna, Allah'ın yaratmış olduğu şeylere, sürelerinin yaklaşmış olabileceği ihtimaline hiç bakmazlar mı? Bundan sonra artık hangi hadise (söz) inanacaklar?

7/3 Rabb'inizden size indirilene uyun. O'nun yanı sıra başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt tutuyorsunuz!

5/3 ………. Bugün, sizin için dininizi kemale erdirdim/ikmal ettim ve sizin üzerinize nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslam'ı seçtim/ beğendim. ………..

54/17,22,32,40 Ant olsun Biz, Kur’an’ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?

2/99 Ant olsun Biz, sana apaçık ayetler indirdik. Ancak, onları, fasık olanlar Küfr eder.

43/44 Kuşkusuz o sana ve halkına bir öğüttür. Ondan sorulacaksınız.

39/55 Hiç beklemediğiniz bir anda, size ansızın azap gelmeden önce, Rabb'inizden size indirilen en iyi olana uyun.

7/3 Rabb'inizden size indirilene uyun. O'nun yanı sıra başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt tutuyorsunuz!

6/114 O, size Kitap’ı ayrıntılı (mufassal) olarak indirmişken, Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?” Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bilirler ki bu Rabb’inden hakk olarak indirilmiştir. O halde, sakın kuşku duyanlardan olma!

17/41 Ant olsun ki Biz, bu Kur’an’da öğüt alsınlar diye her türlü açıklamayı yaptık. Oysaki bu onların yalnızca nefretlerini arttırdı.

16/89 Biz, o gün, her ümmet için kendi aralarından üzerlerine bir tanık getireceğiz. Seni de teslim olanlar için yol gösterici, rahmet ve haber verici olarak sana indirdiğimiz kitap ile her şeyin açıklandığına dair bunlara tanıklık yapman için getireceğiz.

18/54 Ant olsun ki Biz, bu Kur'an'da her türlü örneği farklı farklı açıklamalarla verdik. Ne var ki insan bilir bilmez her şeye karşı çıkmayı çok sevmektedir.

39/27 Ant olsun ki Kur'an'da insanlar için her konudan örnekler verdik. Umulur ki böylece öğüt alırlar.

30/58 Ant olsun ki, insanlar için bu Kur'an'da her türlü örneği vererek gerçekleri anlattık. Sen onlara bir ayet de getirsen, Kafirler kesinlikle: "Siz, sadece, asılsız iddialarda bulunan kimselersiniz." derler.

9/40 ……. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

18/109 De ki: “Rabb’imin kelimeleri için denizler ve bir o kadar daha deniz mürekkep olsa; Rabb’imin kelimeleri bitmeden denizler biterdi.

5/50 Cahiliye hükmünü mü istiyorlar? Gerçeği kavramış bir toplum için, Allah'tan daha iyi hüküm veren kim olabilir?

31/27 Eğer yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem olsaydı; deniz ve yedi deniz daha ilave edilseydi, Allah’ın kelimeleri tükenmezdi. Kuşkusuz Allah, Mutlak Üstün Olan’dır, En İyi Hüküm Veren’dir

18/110  De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir beşerim. Sizden farkım; bana, ilâhınızın ancak tek ilâh olduğu vahyedilmiş olmasıdır. Onun için her kim Rabb’ine kavuşmayı umuyorsa, sâlihâtı yapsın ve Rabb’ine kullukta hiç kimseyi ortak koşmasın.

 7/174 İşte, doğruyu bulsunlar diye ayetlerimizi böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

 

 

 

Din yalnızca Allah’ındır / Çoğunluğa uyarsan yoldan çıkarsın

Din yalnızca Allah’ındır. Peygamberlere istinat edilemez. Resullerin kendine ait dini yoktur. Dinin tamamı Allah’ındır. Onlra dini öğreten Allah'tır. Onların hüküm koyma yetkisi yoktur. Hüküm yalnızca Allah’ındır.

Din ilahiyse kaynak da ilahi olmalıdır, hükmü de yalnız İlah belirler.

BIR KIMSE DIN ADINA KIMIN KOYDUGU KURALLARI DAVRANISA DONUSTURUYORSA ONA IBADET ETMIS OLUR. Neye inanırsa dini o olur.

93/7 Seni şaşırmış bulup, doğru yolu göstermedi mi?

42/52 İşte böylece sana buyruğumuzdan bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dilediğimiz kimseyi doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

39/11 De ki: "Ben, dini yalnızca Kendisine özgü kılarak, Allah'a kulluk etmekle emrolundum."

39/12 "Ve bana teslim olanların ilki olmam buyruldu."

16/52 Göklerde ve yerde ne varsa, yalnız O'nundur. Din de yalnızca O'nundur. Böyleyken, Allah'tan başkasından mı korkarsınız ?

30/32 Dinlerini parçalara bölen, gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.

6/116 Eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar, yalnız yalan söyleyip dururlar.

10/36 Onların çoğu, ancak zanna uyarlar. Kuşkusuz zan hakikatin yerini tutamaz. Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilendir.

12/103 Ama ne kadar çok istesen de insanların çoğu inanacak değildir.

103/2 Kuşkusuz o insan kesinlikle hüsrandadır.

 6/57 De ki: "Ben, Rabb'imden açık bir kanıt üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acelece istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm ancak Allah'a aittir. Zira O, hakkı anlatır. Ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır."

 

Resuller hakkaında birkaç şey

 

4/164 Senden önce gönderdiğimiz resullerden birçoğunu sana anlattık, birçoğunu da anlatmadık. Ve Allah, Musa'yla kelimelerle konuştu.

Kuranda 27 nebi/resul adı geçer geçmeyen başkaları da olduğunu Rabbimiz bize bildirir.

3/79 Allah'ın kendisine Kitap, Hüküm ve Nebi'lik verdiği bir beşerin, insanlara "Allah'ın yanı sıra bana da kulluk edin demesi yakışmaz. Ancak, okuyup öğrendiğiniz Kitap'ın gereği olarak, "Kulluğunuz yalnızca Rabb'inize ait olsun." demesi gerekir.

Eğer peygamberler dinde hüküm koysaydı, Allah’ın söylediğinden başka bişey söyleseydi tamda 

3/79 ayetindeki olurdu.

Nebi, dinde ikinci bir kaynak değil; yalnızca tek kaynak olan vahye çağıran bir elçidir.

3/80 O, sizden melekleri ve nebileri Rabb’ler edinmenizi istemez. Siz, Müslüman olduktan sonra, sizden kâfir olmanızı mı isteyecek?

72/21 De ki: “Doğrusu ben malik olmam/yetki sahibi olmam sizlere; bir zarara/hasara; ve ne de bir doğruya.”

 2/285 Resul, Rabb'inden kendisine indirilene iman etti, Mü'minler de. Hepsi; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine iman ettiler: "Biz, O'nun resullerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabb'imiz! Bizi bağışla, dönüşümüz ancak Sana'dır." dediler.

4/152 O kimseler ki Allah'a ve resullerine iman edip, resuller arasında hiçbir ayırım yapmazlar. İşte onlara, gelecekte ödülleri verilecektir. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.


Şefaat

 

Şefaat çalışmasını yaptık. Allahtan ve onun izni ile görevlendirdiği meleklerden başkasının şefaat edeceği düşüncesi şirktir. Allah nebiye deki diyor. Bana ve size ne yapılacağını bilmiyorum. Zamane şirk Müslümanları ne diyor? Nebi bize şefaat edecek, ateşten kurtaracak. Allah kulun kula şefaatinin olmayacağını, nebi de kendisine ne olacağını bilmediği, şefaat yetkisinin yalnızca Allah’ın kendisinde olduğunu söylediği halde inatla Allah’ın ayetlerini yalanlıyorlar. Bu müşriklerin bu söylediği şuna geliyor (haşa) nebi Allah’tan daha merhametli, insanları yaratan Allah’tan daha iyi tanıyor insanları ve hükmü Allah’tan daha önce geliyor. O zaman ilah (haşa) Allah değil nebi Muhammet. Zaten Allah derken pek ismin başında sonunda bişey demezlerken Muhammet derken ismin başına sonuna bir sürü şey eklerler. Bir Muhammet diyene kadar 10 tane ekleme ile söylerler. Allah’ı ve Muhammed'i hiç tanımayan biri (diyelim ki uzaydan gelmiş olsun) bu şekilde bu söylemleri duyduğunda Muhammedi ilah zanneder. Nebiyi bu iftiralardan tenzih ederim, kesinlikle böyle bir şey söylememiş, istememiş ve vadetmemiştir. Bunu Kurandan biliyoruz. Çünkü nebi Kuran dışına çıkmamıştır. Çıkarsa ne olacağını Allah söylemiştir. Allah’ı da tüm bu iftiralardan tenzih ederim. Bu şekilde yazmanın nedeni açıkça anlaşılması nedeniyledir. Yüce Rabbimden af dilerim. Rabbim onların tüm yakıştırmalarından ve her şeyden münezzehtir. Yüce Allah'ım seni bütün eksikliklerden, bütün noksanlıklardan, bütün yanlış yakıştırmalardan ve bütün kusurlardan tenzih ederim.

 

 

2/248 Hiç kimsenin başkası adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden şefaatin1 kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidyenin alınmayacağı ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden korunup sakının

39/44 De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir. Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz.

6/51 Rabb'lerinin huzurunda hesaba çekilme korkusu olanları, onunla uyar. Kendileri için O'ndan başka ne bir şefaatçi ne de bir veli yoktur. Umulur ki takva sahibi olurlar.

82/19 O, kimsenin kimseye yardım etmeye gücünün yetmeyeceği bir gündür. İzin Günü, karar vermek bütünüyle Allah'a aittir.

46/9 De ki: "İlk resul ben değilim. Bana ve size ne yapılacağını bilmiyorum. Ben, yalnızca bana vahyedilene uyuyorum. Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."

 

 

 

Yüce Allah’ın ayetlerine inanmayan akılsızlar için bazı ayetler

 

7/179 Gerçek şu ki, cinnden ve insten yaratılmış olanların birçoğu Cehennem’liktir. Ki onların kalpleri vardır onunla kavramazlar, gözleri vardır onunla görmezler, kulakları vardır onunla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler, hatta daha da basittiler. İşte gafil olanlar bunlardır.

8/22 Allah katında, yeryüzündeki canlıların en değersizi, aklını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir.

25/44 Yoksa onların çoğunun gerçeğe kulak verdiğini veya akıllarını kullandıklarını mı sanıyorsun? Onlar tıpkı hayvanlar gibidir. Hatta doğru yolu seçmede hayvanlardan daha yetersizlerdir.

 47/12 Allah, iman edip salihatı yapanları, içinden ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. Kafirler ise her şeyden yararlanıp, hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.

 


Belki Aklederler diye Bazı ayetler

 39/53 De ki: "Ey kendilerine karşı israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.                                      

39/54 Rabb'inize yönelin! Ve size azap gelmeden önce O'na teslim olun. Sonra yardım olunmazsınız.

 39/55 Hiç beklemediğiniz bir anda, size ansızın azap gelmeden önce, Rabb'inizden size indirilen en iyi olana uyun.                                                                                                                              

39/56 Sonunda: "Allah'a karşı aşırı gittiğimden dolayı yazıklar olsun bana! Doğrusu ben alay edenlerdendim." Dememeniz için;                                                                                           

39/57 Veya "Allah bana doğru yolu gösterseydi, takva sahibi olurdum." dememeniz için;            

39/58 Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden olurdum." dememeniz için.                                                                                 

39/59 Hayır, sana ayetlerim gelmişti de onları yalanlamıştın, büyüklük taslamış ve Kafirlerden olmuştun.                                                                                                                              

39/60 Kıyamet Günü, Allah hakkında yalan söyleyenlerin yüzlerini kararmış görürsün. Büyüklük taslayanların yeri Cehennem'de değil mi?                                                                                

39/61 Allah, takva sahiplerini, hak ettikleri kurtuluşa erdirecektir. Onlara kötülük dokunmaz. Onlar üzülmezler de.                                                                                                                          

39/62 Allah, her şeyin yaratıcısıdır. O, Her Şeye Vekil'dir.                                                        

39/63 Göklerin ve yerin kilidi O'na aittir. Allah'ın ayetlerini yalanlayanlar; işte onlar, hüsrana uğrayanlardır.   

  


Yüce Allah’ın ayetleri hakkında yalan uyduranlar için bazı ayetler

 

6/21 Uydurduğu yalanları Allah’a yakıştırandan veya O’nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalim kim olabilir? Zalimler kurtuluş yüzü görmezler.

10/17 Uydurduğu yalanı Allah’a dayandıran veya O’nun ayetlerini yalan sayandan daha zalim kim olabilir? O, suçluları kurtuluşa erdirmez.

11/18 Uydurduğu yalanı Allah’a dayandırandan daha haksız kim olabilir? Onlar, Rabb’lerinin huzuruna çıkarılacaklar ve tanıklar da: “Rabb’lerine karşı yalan uyduranlar işte bunlardır.” diyeceklerdir. İyi bilin ki Allah’ın laneti zalimlerin1 üzerinedir.

39/32 Öyleyse, Allah adına yalan uyduran ve kendisine gelen doğruyu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Gerçeği yalanlayan nankörlerin yeri Cehennem’de değil mi?

53/28 Oysaki onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca zanna uyuyorlar. Oysa ki zan “gerçekten” yana hiçbir değer taşımaz.

10/66 İyi bilin ki göklerde ve yerde kim varsa Allah'ındır. Oysaki Allah'ın yanı sıra başkasına tabi olanlar neye tabi oluyorlar? Onlar, ancak zanna tabi olmuş oluyorlar. Ve onlar ancak saçmalıyorlar.

10/69 De ki: "Allah hakkında yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler."

 

 

Müşrikler Allah tek başına anıldığı zaman rahatsız olur, illa Allah’ın yanında başkasını anma ihtiyacı duyarlar.

Müşrikler ahirete inanmazlar.

Rastgele müslümanım diyen birine soralım. Sen Müslümanım diyorsun acaba Müslüman mısın yoksa müşrik mi?

Allah’ın adının yanında Muhammet’te olsa birini anıyormusun, Allah’ın yanında Muhammed’in ismi anılmadığında rahatsız oluyormusun. Hayır derse kelimei şahaadet denen şirkle Müslüman olduğunu zanneden sen değil misin, namaz kılarken dualarında Muhammed’i anan sen değil misin, ibadet yapıyorum diye gittiğin camide daha girerken ve içerde Allah’ın adının yanında başka isimler yok mu, cami papazı içerde size din öğretiyorum diye Allah’ın yanında başka isimler anmıyor mu? Allah adına yalan uydurmuyor mu?

Allah yolunda olduğunu sanan sen Yüce Allah'ın öğrettiği şekilde bile abdest almıyorsun. Hangi İslamdan, hangi Kur'an'dan, hangi müslümanlıktan, hangi şirksiz inançtan bahsediyorsun? Sen dinde hüküm koyanı ilah edinmişsin.

Hani Allah’ı tek anıyordun, nerde tevhid inancın nerde Allah’ı birlemek.

Sen ahirete de inanmıyorsun desek. Önce ahiretin ne olduğunu biliyor mu sormak lazım zaten de, sonra da muhtemelen inanıyorum diyecek. Ahirete inanmak sadece öldükten sonra dirilip hesap gününe inanmakla sınırlı olmayıp, Yüce Rabb’imizin Kuranda ahiret ile anlattığı her şeye inanmak demek, bazılarına inanıp bazılarına inanmamak, yada Kuranda anlatılmayan bir şeyleri kendi kafasından uydurmak demek değildir. Eğer bu tarz bir şey yapılıyorsa ahirete inanmıyordur. Örnek olarak sormak lazım kabir azabını veya şefaati. Bunların varlığına inanıyorsa demek ki ahirete inanmıyordur. Günahları kadar yandıktan sonra cennete gireceğine inanıyorsa demekki ahirete inanmıyordur.

O halde soralım yerleri ve gökleri kim yarattı. Allah diyecekler. Peki nasıl döndürülüyorsunuz, peki nasıl çevriliyorsunuz ? Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

 

Yüce Rabbimizin ayetlerini yalanlayanlara, bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayanlara,Allah’ın astından ilahlar edinenlere, Allah’ın hudutlarını korumayanlara, Allah adına yalan ve iftira uyduranlara  Yüce Rabb’imizin ayetlerinden bir cevap.

 

Ben sizi apaçık sapkınlık içinde görüyorum. Ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım. Benim yaptıklarım bana sizin yaptıklarınız sizedir. Ben sizin yaptıklarınızdan sorumlu değilim sizde benim yaptıklarımdan sorumlu değilsiniz. Dinde zorlama yoktur. Dileyen inanır dileyen küfreder. Sizin dininiz size benim dinim bana. Selam üzerinize olsun. Benim cahillerle işim olmaz. Zamanı geldiğinde Yüce Rabbim sizinle benim aramda hükmünü verecek. Öyleyse bekleyin bende bekleyenlerdenim.

 

 

Bize gelen zikirden sonra (Kuran) Yalnız Kur’an deyip, en iyi söz Allah’ın sözüdür, en iyi hakem Allah’tır, tek hüküm koyucu Allah’tır, Allah’ın sözünden başkasına inanmayız, Allah’ın isminin yanında başka isim anmayız, Allah’ı birleriz, Kur’an apaçıktır, her şey Kur’anda vardır, yalnız Kur’an’dan sorulacağız, Kur’an bize yeter, Allah bize yeter dememize rağmen hala akletmeyecek misiniz, hala Müslüman olmayacak mısınız ?

Hala tartışırlarsa O zaman diyelim ki  (Ali İmran 61)

Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonrada Allah’ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim.

 

  

Tüm bunlara rağmen mücadeleyi bırakıp sadece kendimizi kurtarmaya mı bakacağız? Tabii ki hayır, Allah yolunda, Allah taraftarı, Allah’a çağıranlardan olucaz. Kitabımız ile, Şerefli Kur’an’ımız ile mücadele edicez, savaşıcaz. Doğru yolu bulmanın tüm anahtarları Biricik Kur’an’ımızda olduğu gibi müşriklere verilecek/verilmesi gereken tüm cevaplar ve davranışlarda yine Elçimiz Kur’an’da vardır.

Peki bu mücadeleye neden devam etmeliyiz diye kendimize soracak olursak, onun da cevabı Kerim Kur’an'ımız’da mevcuttur.

Rabb’imize mazeret beyan edebilmek için ve belki takvalı olurlar diye………

 

 

 

EN DOĞRUSUNU YÜCE ALLAH BİLİR

 

 











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder