23 Kasım 2024 Cumartesi

KUR'AN İLE İLGİLİ BU ÇALIŞMAM HAKKINDA

 KUR'AN ÜZERİNE YAPTIĞIM ÇALIŞMAM HAKKINDA DETAY

Biraz yaptığım çalışmayı az da olsa okuduysanız aşağıda kırmızı ile belirttiğim düşünceye sahip olduğumu anlamışsınızdır.

Bunu anladıysanız da aşağıdaki paragrafta yazdığım soru akıllara gelebilir. Hem bu soruya cevap olsun hemde çalışmam hakkında kısa bir  bilgilendirme amacı ile bu sayfayı oluşturma gereği duydum.


Şu sorulabilir. Hani sen Kur’an apaçıktır, her şeyden örnekler apaçıktır, Kur’an mubindir, mufassaldır, din tamamlanmış/Kemale ermiştir, hiç bir şey eksik kalmamıştır, her şeyden örnekler apaçık verilmiştir, Kur’an’ı anlamak için kimsenin Kur’an’dan başka bir kaynağa veya açıklayacak birine ihtiyacı yoktur demiyor muydun. Neden Bu açıklamaları veya bu çalışmayı yapıyorsun?  Neden ayetleri yorumluyorsun ?                                                                     

Şöyle izah etmeye çalışayım;                                                                                                 

Ben dahil (muhtemelen tüm Müslüman alemi) yıllarca okullarda din adı altında aldığımız eğitimlerle bize din diye sunulan, servis edilen ve yutturulan din İslam dini değildi. Fakat biz bunu İslam sandık. Ve bildiklerimiz ile Kur’an okumaya gerek görmedik aklımız dahi gelmedi. Bilgilerimizin doğruluğu sorgulamayı dahi düşünmedik. Çünkü yıllarca ince ince işlendiler. Kur'an'dan bir iki ayet koyup bizi şirke boğdular. Ama Kur’an açıp okuyunca İslam dininin bambaşka bir şey olduğunu her şeyin içinin (Kur'an'daki kavramların) boşaltıldığı şirk ile doldurulduğunu gördüm. Dolayısı ile hem ayetler çarptırılmış hem de kendi dinlerini ve şirkleri bize yutturmak için gerekli zemin hazırlanmıştır.

Tabii ki yukardaki soru kısmında yazdıklarım doğrudur. Aslında bu çalışmada ki amaçlarımdan biri Kur’an’da bildiğiniz gibi konular ilahi bir biçimde metnin içine yayılmış bir vaziyettedir. Ben bunları başlıklar altında toplayıp o konu ile ilgili tüm ayetleri bir araya getirip Yüce Rabb’imiz tam ne demek istemiş onu anlamaya çalışmak için yapıyorum. Aslında şahsi bir çalışmadır.

Diğer bir amacım da hadis gibi, mezhep gibi düşünceler ile çevrilen piyasada ki Kur’an meallerine inat hep beraber doğruyu bulabilmek adınadır.

Diğer bir amacım da Salatı ikame etmek adına, Allah’a çağırmak adına, Allah taraftarı olmak adına yapıyorum. İnsanları Kur’an’a çağırmak adına yapıyorum. Hep beraber Yüce Allah’ın izni ile arınabilmek amacı ile yapıyorum.

Tabii ki Kur’an’ın açıklanmaya ihtiyacı yok ama Kur’an’a atılan, Allah’a atılan iftiralardan ve şirkten arınmak için yüzyıllardır süre gelen hadis, sünnet, mezhep uydurmasyonlarından sıyrılmak adına ayetleri yorumlamak gerektiğine inanıyorum.

İnsanlarla paylaşmak, yeni düşünceler öğrenmek, doğruya daha da yaklaşabilmek, Kur’an üzerinde konuşmak, tartışmak bilgimi arttırmak istiyorum. Kur’an üzerine insanlarla buluşmak istiyorum. Üzerinde yalnız Allah’ın adının anıldığı yerler olsun, bu yerler çoğalsın salatımızı ikame edip gerçek hak yolunda olmak istiyorum.

Bu uydurmasyonların yanlış olduğunu anlatabilmek adına da yalnız Kur’an diyerek kavramları doğru anlamak, doğru anlatmak istiyorum. Buradan yola çıkarak da Kur’an’ı Kur’an ile anlayıp, uydurmasyon ve zanları elimin tersi ile itip asıl Yüce Rabb’imiz bize ne demiş onu anlamaya çalışıyorum.

Aslen bu çalışmayı Kur’an öğrencisi olmam ile alakalı kendim için yapmama rağmen, bildiğim, Rabb’imin bana öğrettiklerini saklamamak adına herkesle paylaşmak istiyorum. Olur da bir kişi bile Yalnız Kur’an deyip doğru yolu bulursa Yüce Rahman’ımdan ben daha ne isteyeyim. O’nun vereceği ecirin bu dünya da ahirette de bir benzeri olamaz. Yani kendi kazanımlarımızın karşılığından çok daha hayırlı olacağına inanıyorum.

Tekrar belirteyim Kur’an’ı aklı normal çalışan biri çok kolay anlar. Ben anlamam diyen zaten müşrik olmayı kabul eder. Fakat bizler yani yalnız Kur’an diyenler şu anki dinin, kendine Müslüman diyenlerin şirk içinde olduklarını ve Müslümanlıkla alakaları olmadığını Yüce Rabb’imizin ayetlerinden biliyoruz. Bu tabuları yıkıp insanları Kur’an’a davet etmemiz lazım. O nedenle de ayetlere yorum veya açıklama yapma gereği duydum.

 Benim her tespitim, açıklamam, yorumum doğrudur diye asla bir iddiam yoktur. Allah’ın izin verdiği kadarıyla elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Her türlü fikre de açığım fakat yalnız Kur’an’dır ilkem. Delilldir, kanıttır ilkem. Bana hadismiş, zanmış, sünnetmiş v.s. uydurmasyonlarıyla gelmedikten sonra, bunlarla fikirler desteklenmedikten sonra her türlü fikre açığım. 


Toparlamak gerekirse;
Aslında tüm çalışmalarımın ana mesajı Kur'an'a yani İslam'ın tek kaynağına yani Yüce Allah'a çağrıdır. İnsanların Kur'an'ı anlayacağı dilde okumaya davet etmektir. Anlayacağı dilde okurken de doğru meallerden yani uydurmasyonlara inanan, kendi inançlarını Kur'an'a söylettirmeye çalışan insanlardan değil, Kur'an'ı Kur'an ile açıklamaya gayret gösteren insanlardan okumalarıdır.

Hatta gene bile kimseye güvenmeyip kendi çevirisini, kendi çalışmasını yapmaya davet etmektir. Kur'an okumanın, anlamının, çalışmanın, öğrenmenin önemini belirtmektir. 

Dini yalnız Kur'an'dan öğrensini Kur'an kendisine ne anlatıyorsa onu almasını sağlamaya teşviktir. Kur'an evrenseldir ve kişiye özel hitap eder. Kendi okuduğun da ne anlıyor ise onu uygulaması gerektiği bilincini aşılamaktır. İnsanların Kur'an'dan çıkardığı kendi doğruları çerçevesinde dinini yaşaması gerektiğini anlatmaya çalışmaktır. 

Geri dönüşü olmayan ve affedilmeyecek şirk günahının ciddiyetini anlatmaya çalışmaktır. Hudut koyan, hüküm verenin yalnız Allah olduğunu ve tevhid inancını izah etmeye çalışmaktır.
Bu bağlamda dini bize öğreten, tek hüküm verecek olan, sınavımızda yol gösterecek kitabı indiren, yalnız O'na döneceğimiz Yüce Allah'a kavuşmadan önce vahiyle korunanlardan olabilmek, ikram edilenlerden olabilmek adına gayret göstermek gerekliliğini anlatabilmektir. 

Sonuçta hakkımızda hükmü verecek Yüce Allah'a, Rabb'im senin kitabından öğrendik, yalnız senin yolunda olmaya gayret gösterdik, çabamız bu şekildeydi, yanlış da anladıysam vahyin dışına çıkmadım demek var, birde Rabb'im sen kitap indirdin de bu bana yeterli gelmedi, sen yeterli dedin ona da kulak asmadım, ebu bilmemne, ibni bilmemnenin kitabına göre hareket ettim demek var. 
Bilmem anlatabildim mi?


Son olarak bu çalışmaya başlama gerekliliğimi anlatmaya çalışayım. Zaten eskiden de hadis, sünnet gibi uydurmasyonlara inanmasam da Kur'an okumadığımdan hangi bildiğim bilgi doğru hangisi yanlış bilmiyordum. Sonra bir gün İbrahim Esinlerin videolarına rastladım. Çok güzel anlatıyordu. Her anlattığında ayetlerle izah ediyordu. Her ayet ile ilgili konuştuğunda açıp meallere bakıyordum. Kafamda Kur'an okumam gerektiğini anlamıştım. Çünkü Rabb'imin ayeti ile benim bildiğim uyuşmuyordu. Okumayada Yüce Rabb'imin izni ile başlamıştım.

Ama asıl çalışmaya başlamamın nedeni ise bir videosunda İbrahim hoca dedi ki; Kur'an'da rekat yoktur, rekat diye bişey geçmez. İçimden dedim bak diğerleri gibi saçmalamaya mı başladı. Nasıl geçmez ya. Namaz kılıyoz ya. Rekat geçmemesi olabilir mi. Mümkün değil.
Sonra baktım ve hakikaten yoktu. Dedim bu böyle olmayacak. Kendi araştırmama başladım. Ve net söylüyorum kendine Müslüman deyip de yapılan şeyler İslam ile alakası yok. Benzeyenler olsa bile içine şirk karışmış. Ne dümenler dönmüş hayret edersiniz. Nasıl ustalıkla dini bozmuşlar ağzınız açık kalır. Daha da üzücü olanı tüm bunları yutturmuşlar da.

Herkes kendi kararını vermek de özgür tabii ki. Allah hak edene doğru yolu gösterecektir. Hak etmek için gayret göstermek lazım. İnşaallah Yüce Rabb'im gayret göstermenizi diler. Furkan sahibi olursunuz bi nasrillah.

Herkesten Allah razı olsun, saygı ve selamlarımla.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder