8 Kasım 2024 Cuma

SALAT ÇALIŞMASI / 11/14 SALATTA SES

 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM                                      

Allah’ın adıyla Rahman Rahim.                                   

                                              

 

Salatlarımızda, salatımızı ikame ederken nasıl bir yol izlememizi, bilmemiz gereken her şeyi bizlere öğreten Yüce Allah’ımız biricik şerefli Kur’an’ımızda bize öğretmiştir. Kendi düşünceme göre dualarımızda da bu şekilde olmalıdır. Dua konusunu ayrıca inceliycez. Nasıl dua edilir, dua nasıl olur, hangi dua kabul edilir v.s. Ayrıntılı şekilde inceliycez Yüce Allah’ın izniyle.                                                    

 

17/110 De ki: “Dua80 edin Allah (diye) veya dua80 edin Rahman1 (diye); dua80 ettiğiniz hangisiyse”; öyle ki O'nadır en güzel isimler49; sesini yükseltme salâtında5; sessiz (de) etme onu; bakın/ara arasında bunun bir yol. (bisalatike)

17/110 Kulid'ullahe evid'ur rahman, eyyen ma ted'u fe lehul esmaul husna, ve la techer bi salatike ve la tuhafit biha vebtegı beyne zalike sebila.

 

techer  sade/açık/görünen/herkese açık/gürültülü/keşfedilmiş olmak, büyük/hantal olmak, hoşluk/iyilik, neredeyse/tamamen netleşmek, üstesinden gelmek/aşmak için çabalamak techer kelimesi ses,bağırma gibi manalarda çevrilmektedir. Kanaatimce bu anlamada gelmektedir. Ama tuhafiti kelimesi ile birlikte kullanılmaktadır. Onun anlamınada bakalım.                   

tuhafit Sakin veya sessiz olmak, alçak/yumuşak/nazik olmak, şiddetli açlıktan dolayı zayıf olmak, sefil olmak, susturmak veya öldürmek (kılıç veya benzeri bir şeyle vurmak), iyi veya güzel olmak, dikkate değer olmak. tuhafit kelimeside çok gizleme manasında çevrilmektedir ki bu da kanaatimce doğrudur.

 

Bu iki kelimenin kelime anlamlarına ve kullanım şekline bakarak ayeti anlamaya çalıştığımızda ayette direk ses kelimesine vurgu yapılmamasına rağmen techer kelimesinin bir manası ses ve tuhafit kelimesinin de bir manası sessizdir. İlk anlatılmak salattaki ses nasıl olmalıdır olduğudur. Bu ayetin sadece ses oranını belirtmekle kalmadığını düşünüyorum.                                     

Aynı zamanda salatı ve duayı da herkesten gizli veya ulu orta yapma manasını da çıkarmaktayım. Salatlarını çok gizleme, seni görenler belki feyz alırlar, çok da ulu orta yapma gösteriş yapmış olmayasın şeklinde de anlamdırılabileceği kanaatindeyim. Aynı zamanda orta sesle olmalı. Ağzımızdan çıkanı kulağımız duymalı fakat bağırmamalıyız diye anlamlandırıyorum ki buda bilimsel yönden bakıldığında oldukça mantıklı. Yani her iki anlamda doğru olmakla beraber her ikisini birden Yüce Rabb'imizin işaret ettiği düşüncesindeyim. En doğrusunu Yüce Allah bilir.                                        

Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalara bakıldığında örneğin Waterloo Üniversitesinin çalışmasında bir şeyi yüksek sesle (dışardan gelen sesi kesecek yükseklikte ) okuduğumuzda onu hatırlama olasılığımız daha yüksek olduğunu ortaya çıkarmıştır. Yüksek sesle okunan şeyin kelimelerinin uzun süreli hafızaya yerleşmesine yardımcı olduğunu bulmuşlardır. Buna üretim etkisi adı verilmiştir. Konuşma ve kendini duymanın ikili eyleminin hafıza üzerinde en yararlı etkiye sahip olduğunu belirlemişlerdir.  



Yukarıdaki tabloda (Study Condition) 75 üniversite öğrencisine 15 dakikalık bir okuma testi yapılmış olup (detaya girmeyeceğim) kendi duyacağı ve dışardan gelen sesleri duyamayacakları kadar yani çok yüksek olmayan bir sesle okuyanların çok daha iyi okudukları anlaşılmaktadır.  Ayrıca sesli okurken beyin dışardan gelen sesleri kapatıp duymamaktadır.   





Yukarıdaki tabloda da 2018 yılında yapılan çalışma this time its personal the memory benefit of hearing one self çalışmasının sonuçları da aynıdır. Bir şeyin sesli okunması hafızada kalıcılığını arttırmaktadır.                               
Ayrıca 2010 yılında Kaliforniya üniversitesi ve Johns Jopkins üniversitesinin görevli noröbilim insanlarının yaptığı yeni bir keşfe göre, insanın kendi konuşmasını takip etmesi insanın beyninde çok karmaşık bir mekanizmayı aktive etmektedir. İnsanın kendi sesini duyması ve takip etmesi beyinde ses ayarları ağını aktive etmekte ve dilediğimiz sesleri yükseltme dilediğimiz sesleri sessiz hale getirme imkanı sağlar. Bu ne demek. Yani kabaca dışardan gelen sesleri beyin silence ediyor. Dışardan ses gelse de beyin bunu duymayı mute ediyor.


Not: Kendimiz duyacak kadar sesli okumayı incelemeye çalıştık. Dua çalışmasında da bu ayet özelinde kendi sesini duyacak şekilde konuşmayı incelemeyece çalışıcaz.







7/205 Nefsinde tezarruan ve çekinerek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabb'ini an. Umursamazlardan olma!                            

7/205 Vezkur rabbeke fi nefsike tedarruan ve hifeten ve dunel cehri minel kavli bil guduvvi vel asali ve la tekun minel gafilin.                                          

 

Kavli : konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. Kelime konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem.

Tedarruan : alçak gönüllü olmak, kendini alçaltmak                 

 

Bu ayet salatdan bahsetmez. Rabbimizi anarken nasıl anmamız gerektiğini söyler. Ama burada da aynı salatı ikame ederken ki yüksek olmayan bir ses tonundan bahsettiğinden aldım.                             

Gerçi diğer ayette de ses geçmez. Ses olabileceği anlaşılacağı gibi salatı gizleme ve ulu orta yapma manası da çıkabilir kanaatindeyim.






EN DOĞRUSUNU YÜCE ALLAH BİLİR.













 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder