BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Allah’ın
adıyla Rahman Rahim.
Salatlarımızda, salatımızı ikame ederken nasıl bir yol
izlememizi, bilmemiz gereken her şeyi bizlere öğreten Yüce Allah’ımız biricik
şerefli Kur’an’ımızda bize öğretmiştir. Kendi düşünceme göre dualarımızda da bu
şekilde olmalıdır. Dua konusunu ayrıca inceliycez. Nasıl dua edilir, dua nasıl
olur, hangi dua kabul edilir v.s. Ayrıntılı şekilde inceliycez Yüce Allah’ın
izniyle.
17/110 De ki: “Dua80 edin Allah
(diye) veya dua80 edin Rahman1 (diye); dua80 ettiğiniz
hangisiyse”; öyle ki O'nadır en güzel isimler49; sesini yükseltme salâtında5;
sessiz (de) etme onu; bakın/ara arasında bunun bir yol. (bisalatike)
17/110
Kulid'ullahe evid'ur rahman, eyyen ma ted'u fe lehul esmaul husna, ve la techer bi salatike ve la tuhafit biha vebtegı beyne
zalike sebila.
techer sade/açık/görünen/herkese
açık/gürültülü/keşfedilmiş olmak, büyük/hantal olmak, hoşluk/iyilik,
neredeyse/tamamen netleşmek, üstesinden gelmek/aşmak için çabalamak techer
kelimesi ses,bağırma gibi manalarda çevrilmektedir. Kanaatimce bu anlamada
gelmektedir. Ama tuhafiti kelimesi ile birlikte kullanılmaktadır. Onun
anlamınada bakalım.
tuhafit Sakin veya sessiz olmak, alçak/yumuşak/nazik
olmak, şiddetli açlıktan dolayı zayıf olmak, sefil olmak, susturmak veya
öldürmek (kılıç veya benzeri bir şeyle vurmak), iyi veya güzel olmak, dikkate
değer olmak. tuhafit kelimeside çok gizleme manasında çevrilmektedir ki
bu da kanaatimce doğrudur.
Bu iki kelimenin kelime anlamlarına ve kullanım şekline
bakarak ayeti anlamaya çalıştığımızda ayette direk ses kelimesine vurgu
yapılmamasına rağmen techer kelimesinin bir manası ses ve tuhafit kelimesinin
de bir manası sessizdir. İlk anlatılmak salattaki ses nasıl olmalıdır
olduğudur. Bu ayetin sadece ses oranını belirtmekle kalmadığını düşünüyorum.
Aynı zamanda salatı ve duayı da herkesten gizli veya ulu
orta yapma manasını da çıkarmaktayım. Salatlarını çok gizleme, seni görenler
belki feyz alırlar, çok da ulu orta yapma gösteriş yapmış olmayasın şeklinde de
anlamdırılabileceği kanaatindeyim. Aynı zamanda orta sesle olmalı. Ağzımızdan
çıkanı kulağımız duymalı fakat bağırmamalıyız diye anlamlandırıyorum ki buda
bilimsel yönden bakıldığında oldukça mantıklı. Yani her iki anlamda doğru
olmakla beraber her ikisini birden Yüce Rabb'imizin işaret ettiği düşüncesindeyim.
En doğrusunu Yüce Allah bilir.
Not: Kendimiz duyacak kadar sesli okumayı incelemeye çalıştık. Dua
çalışmasında da bu ayet özelinde kendi sesini duyacak şekilde konuşmayı
incelemeyece çalışıcaz.
7/205 Nefsinde tezarruan ve çekinerek,
yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabb'ini an. Umursamazlardan olma!
7/205 Vezkur rabbeke fi nefsike tedarruan ve hifeten ve dunel cehri minel kavli bil guduvvi vel asali ve la tekun minel gafilin.
Kavli : konuşmak /
söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir
durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. Kelime konuşma, söyleyiş, söylenen şey,
tebrik, söylem.
Tedarruan : alçak gönüllü olmak, kendini alçaltmak
Bu ayet salatdan bahsetmez. Rabbimizi anarken nasıl anmamız
gerektiğini söyler. Ama burada da aynı salatı ikame ederken ki yüksek olmayan
bir ses tonundan bahsettiğinden aldım.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder