26 Kasım 2024 Salı

KUR'AN'DAN KOPARILAN ADEMOĞLU

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM                    

Allah’ın adıyla Rahman Rahim.                          

 

 

 

KUR’AN’DAN KOPARILAN ADEMOĞLU

Kısaca ana hatlarıyla detaylara girmeden insanların Kur’an’dan koparılma yöntemlerini ve sürecini dilim döndüğünce, analiz edebildiğim kadarıyla Allah’ın izni ile anlatmaya çalışalım.

Şeytanların ve velilerinin 2 basit adımda insanları Kur’an’dan uzaklaştırıp şirke sokmalarını anlamaya çalışalım.

 

KUR'AN'DAN KOPARILAN ADEMOĞLU - YASİN ÖZKAN


1.Adım :

Bu adım 2. Adımın ön hazırlığıdır. Öncelikle insanları Kur’an’a bakmaktan, okumaktan, anlamaktan uzaklaştırmak gerekir ki kendi dinlerini insanlara İslam diye yuttururken insanlar doğru yola ulaşamasın, sorgulayamasın ve bunu anlatanlara inanarak, bu anlatılanları Allah yolu sansınlar. Bunu da ana adımları şu şekildedir.

1- Öncelikle Kur’an el altından çekilmeli.

a- Kur’an’ın üzerine bir şey koyulmaz, bel altında tutulmaz, temiz tutulmalı, abdest almadan dokunulmaz, Kur'an ölülere okunur diye asılsız şeyler yayılır

b- Bu sayede insanların Kur’an’ı sarıp sarmalayıp, dolapların üzerine kaldırarak Kur’an’ın kılavuz olma olgusunu yok ederler. Kur'n okumak için abdest almak insanlara zor geldiği gibi ölü arkasından okumak harici genelde Kur'an okunmaz.

 

2- Kur’an'ı anlamadıkları dilde okumaya teşvik ederler.

a- Türkler için söylersek; Kur’an’ı Arapça okuyun, bu şekilde her harf şu kadar sevap, Kur’an’ı Arapçada okursanız kalbinize iner gibisinden asılsız bir algı oluşturulur.

b- İnsanlar Kur’an’ı anlayacakları dilde okuyup, anlayıp, araştıracakları zaman mesaisini Arapça harfleri öğrenip hiçbir şey anlamadan okumaya çevirirler.

 

3- Sonrasında siz Kur’an’ı anlamazsınız biz anlarız siz sorun biz söyleyelim algısı oluştururlar. Bunun sonucu da;

a- İnsanlar hazır soracak birileri varken neden açıp okuyalım diye kolaya kaçarlar.

b- Bir süre sonra Kur’an’ı anlamayız olgusu yayılır ve bir bilene soralım okusak da anlamayız düşüncesi hakim olur.

c- Bir konuda bilgi sahibi olmak istedikleri, akıllarına takılan bir şey olduğunda gerçek hak kılavuzuna bakmak yerine bu şeytanın velilerine danışırlar.

d- Böyle olunca da artık bu din tüccarları hem kazanç elde ederler dinden, hem kendi dinlerini yayarlar, hem de insanları kolaylıkla şirke sürüklerler.

 

 

2.Adım ;

İlk adım başarıyla tamamlama süreci bittikten sonra artık bu adım çok kolay olacaktır. Çünkü artık kılavuz Kur’an değil bu şeytanın velileridir. Kur’an tozlanmasın diye sarıp sarmalanan, dolap üstü süsüdür. Ancak biri ölürse çıkan bir eşyadır.

Yalnız bu adımda dikkat edilecek şey Kur’an’ı tamamen silmek olmamalıdır, yoksa sorgulanır Kur’an’a dönülebilir. Ayrıca başka bir din yada dinler oluştururken bunu İslam’mış gibi göstermek hem kendilerine kazanç kapısı olacak hem de insanlar doğru yolda olduklarını zannettirmeleri gerekecekti. Yoksa bu zalimlikleri boşa gidecekti ve bunun farkındaydılar.

Bu noktada da kurnazlık ile şu yollar uygulandı.

 

1- Nebi kullanıldı

a- Nebi hem putlaştırıldı hem de Allah’ın isminin yanında kullanıldı. Ayrıca da diğer nebi ve resullerden üstün gösterildi. İsminin önüne arkasına bir şeyler eklenerek sözde saygı ifadesi denilen bazı kelime veya cümlelerde hem diğer nebilerden ayrıldı hem de ilahlaştırıldı.

b-Nebinin sözleri diye hadisler uyduruldu. Bu uydurmasyonlar dine eklendi. Tamamı uydurmasyon ve tamamı zan olan bu söylentiler dinde hüküm koyucu yapıldı.


2- Ayetler anlamlarından ayrıldı, işlerine geldiği gibi kullanıldı

a- Ayetler cımbızlandı. İşine gelen ayeti işine gelen yerden ayırarak insanlara servis edildi.

b- Anlamlarından koparılan ayetler kendi hevalarına göre eğip büküldü, ayrıca dinde olmayan bir sürü şirk (kabir azabı, şefaat inancı v.s.) içeren İslam ile alakası olmayan içerikler üretildi.


3- Mealler değiştirildi

- Mealler Kur’an’ın bütünlüğü değil de kendi dinlerinin söylediğine göre anlam değiştirilerek sunuldu.


4- Hadis gibi, sünnet gibi zırvalıklar uyduruldu

- Peygamber bunları söyledi diye sözler uyduruldu. Bu sözlere yeri geldi Kur’an ayetleri boğduruldu, nesh ettirildi. Asılsız saçma sapan laflar peygamber söyledi diye kendi dinlerinin öğretileri insanlara yutturuldu. Neticesine bir çok İslam harici din ortaya çıktı. Sonrasında mezhepler oluşturuldu. Bu sözde dinlerin, sözde mezheplerinin sözde alimleri türedi. Allah adına peygamber söyledi deyip peygambere iftira atarak Allah adına hüküm koydular. Peygambere bizzat Allah’a iftira atarak Allah adına yalan uydurdu bu zalimler.


5- Kur’an kavramları değiştirildi yada içi boşaltıldı.

- Bu noktada bir emniyet sibobu oluşturuldu. Ola ki tüm bu önlemlere rağmen Kur’an açıp okunursa söyledikleri yalanlar ortaya çıkabilirdi. Bu noktada da kavramların içini boşaltma yöntemini uyguladılar. Zaten hacı, hoca tayfası, sorulan Kur’an kavramlarını tamamen içi boşaltılmış ve değiştirilmiş olarak servis ettiler/ettirildiler.  Kur’an’da bu kavramlar açıkça belirtildiği halde Kur’an okumayan okusa da anlamadığı dilde okuyanlar hacı, hoca tayfasının sözde din adamlarının dediklerine inanarak gerçek kavramların anlamına ulaşamadılar. Eğer bu kavramların gerçek anlamlarına ulaşsalardı bu zalimlerin yaptığı her şey boşa gidecekti. Bunların din adına yalan uydurdukları, kendilerine çağırdıkları ve bunlardan para kazandıkları ortaya çıkacaktı.


6- Kur’an ölülere okunacak bir kitap haline getirilerek, zikir kavramı yok edildi.

- İnsanları tamamen Kur’an’dan koparmak tüm bu işerin boşa gitmesine neden olabilirdi. O bakımdan insanlara Kur’an yolunda olduklarını düşündürürken aynı zamanda da şirk koşmalarını sağlamak lazımdı. O zaman bu insanlar Kur’an’ı bırakmasınlar da ama Allah yolunda da olmasınlar nasıl olmalıydı. Bunu bile Allah’ın öğüdüne karşı olarak becerdiler. Kur’an’ın zikir, öğüt olduğunu, ölülerin duymayacağını söyleyen Yüce Rabb’imize inat Kur’an’ı ölülere okunan bir ölü kitabı haline getirdiler. Okunup, anlaşılması, öğüt alınması ve O’na göre yaşanması gereken Kur’an artık sadece ölünün arkasından okunan bir ölü kitabıydı. Hem insanlar Kur’an’dan kopmadıklarını sandılar, hem Allah’ın istemediği bir şey yaptılar hem de zalimler, zalimliklerine devam edebildirler.

7- Okullar ve camiler kullanıldı

a- Okullarda senelerce din adı altında tamamı uydurmasyon hadisler öğretildi. İslam mayın tarlasına döndürüldü. Senelerce uydurma din öğrenen insan bir çok şeyi bildiğini zannetti, Kur'an'a bakma gereği duymadı. Zaten Kur'an ölülere okunan ve anlaşılmayacak bir kitap olduğu da insanlara aşılanmıştı. Kur'an dolap üstü eşyası veya duvar süsü olarak insanların kafalarında ve evlerinde yerini çoktan almıştı.

b- Camilerde de öğrenim sistemine paralel kendi dinlerini anlattılar insanlara. Kur'an'dan bir ayet okuyup arkasından her şey uydurmasyon hadisleri anlattılar. Kur'an'ı ancak kendilerinden ve hadislerden öğrenebilecekleri inancını empoze ettiler.

8- Allah'ın asla affetmeyeceği tek günah olan şirk günahı, hedef şaşırtılarak önemsizleştirilip, başka şeylere yönlendirildi.

- Allah'ın asla affetmeyeceği şirk günahına insanların girmesi için gerek mealler gerek hadisler gerekse de insanlar kullanıldı. Meallerin anlamları değiştirildi, hadislerde şefaat edileceği, kabir azabının olduğu gibi kavramlar kullanılarak, insanların da bunu topluma dikte etmesi sağlandı. Ayrıca inanların şirke dikkat etmemeleri için küçük günahları ön plana çıkartıp, allayıp pullayıp Allah adına iftira atarak örneğin, Allah kul hakkıyla asla gelme dedi gibi yalanlarla asıl önemli olanı önemsizleştirip başka tarafa yönlendirdiler. Bunları yaparken de sarık, cübbe, sakal, peçe, başörtü gibi uydurmaları da kullanarak ortalığı karıştırdılar. Böylece şeytanın en büyük oyunu olan insanları şirke sokmasını bu şeytanın velileri kolaylaştırdı.


Bu yöntemler şeytanın velileri tarafından, şeytanın da yardımı ile fakat Yüce Allah’ın izni ile uygulanmıştır, bizlere de sınav vesilesi olmuştur. Tüm bunlar bir çırpıda olan şeyler değildir. Yüzyıllarca ilmek ilmek işlenmiştir.

Bu yöntemler uygulanırken dikkat ettikleri en büyük hile, inanca şirk karıştırmaktı. En büyük kozları da nebiyi alet etmeleri idi (nebimizi tenzih ederim). En büyük hamleleri buydu. Çünkü affedilmeyecek tek günah şirk inancıydı. Bunu da şu yöntemlerle yaptılar.

-Meallerin  anlamları değiştirildi

-Kabir azabı uyduruldu

-Şefaat inancı uyduruldu

-Nebi putlaştırıldı

-Mescitler yozlaştırıldı

-Kabe şirk mekanı yapıldı

- Din adamı ihtiyacı olgusu oluşturuldu

- Hadis kitapları uyduruldu

- İnsanlara zanna uymaları telkin edildi

-Sünnet uyduruldu

-Sakalmış cübbeymiş, başörtüymüş, peçeymiş gibi saçma sapan uygulamalar uyduruldu

- Dinin içine İsraiiliyat kaynaklı saçma sapan bilgiler yerleştirildi

 

Yöntemlerini ustalıkla yüzyıllar boyunca ince ince işleyenler sanki Allah yolundaymışız ve yaptıklarımız Kur’an’da yazıyormuş gibi bizi Allah ile aldattılar. Allah’a daha yaklaştıracak diye Allah’ın astından ilahlara tabi olmamızı sağladılar ve anlamamamızı sağladılar.

Sadece Muhammet sonrası olarak düşünmeyin, İncil ve Tevrat’tan da, Hıristiyan ve Yahudilerin veya onlardan öncekilerin de başına gelen de buydu. Olaylar farklı olmasına rağmen yöntem aşağı yukarı aynıydı.

Nasıl şu an kendine Müslüman diyenler şirk içinde yüzüyor, Allah’ın astından ilahlar ediniyor, kişi, kurum veya kitapları (hadis gibi) ilahlar ediniyorlar da fark edemiyorlarsa, bu Hristiyan ve Yahudilerde talmut ve mışna kitapları gibi, İsa ve Üzeyir'in Allah’ın oğlu olduğu düşüncesi gibi yoldan çıkarılmış durumdadırlar.

Bu tespitlerim daha da genişletilebilir. Ana hatlarıyla kısaca bahsetmek istedim. Umarım hepimiz çok dikkatli oluruz, umarım Rabb’im kendi yolundan bizleri ayırmaz, umarım YALNIZ KUR’AN DERİZ/DİYEBİLİRİZ.

 

KUR'AN'IN MESAJINI GİZLEYENLER 

 İBLİS NEREYE ÇÖREKLENMİŞ OLABİLİR

 

EN DOĞRUSUNU YÜCE ALLAH BiLİR.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder